En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Sevgilim,yetimim benim, aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken kapılar kapalı, dünya buzlu camuyuşmuş gözlerimin önündehayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan ikimizin yerine dinliyorumsevdiğin şarkılarısiyah tişörtünü giyiyorum yatarkengömleklerini, kazaklarını, kokunusenin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurkengün boyu elimde kahve fincanı kapıyı açmıyorumtelefonlara çıkmıyorumbaşını bekliyorum geleceği olmayan hatıraların Sevgilim,yetimim benim,nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayataöldüğünden haberi yok fotoğraflarının Murathan Mungan
Şub 23
N’apacaksın Tanrı, öldüğüm zaman?Ben ki testinim senin, ya kırılırsam?İçkinim, kaçarsa tadım, ya bozulursam?Dokusu kumaşının, giysinim seninKalmaz bir anlamı gidecek olsam. Evsiz barksız demeksin yokluğumda senYoksun kalacaksın içli ve sıcak selamlardanDüşecek yorgun ayağındanKadife terliklerin, ki onlar Ben’imAban da sırtından yitip gidecek. Bakışın ki, dinlenir yanaklarımdaSımsıcak pamuksu yastığındaGelecek ve beni aranacak boşunaVe çaresiz uzanacak günbatımındaYabancı taşların yatağınaN’apacaksın, …
Şub 23
1-Suya yakın olması: Su yaşamdır. Uygun bitki türleri ve yetiştirme teknikleriyle birlikte farklı su hasadı yöntemleri de işin içine katıldığında su bakımından fakir yörelerde dahi tarım yapmak mümkündür ancak tarım arazisi aynı zamanda yaşam arazisi olarak planlanacaksa arazide veya yakınında herhangi bir su kaynağına ihtiyaç vardır. Su problemi olmayan yerlerde iklim de müsait ise bereket …
Şub 23
şimdi yazların o eski doruğundanbir gül açacaktır ıslak denizlerden bu yanabenim ellerimi berberler kesiyorsaçlarımdan önceben hep kavgaya hazırlanan o eski çocuğumşiirimi eskitmedençağlardan gelen bir korkuyu duyarakeşkıya ateşlerini seviyorumbir yalnızlık uykusuz gecelerdeeski şaraplardan bana gelendağlardan ovalara inen bir ırmak gibihangi güneş bu kendini öldürenne kadar çok yeniledim kendimikaç kez yorgundum kentler kadarbir sevgi diyorum bir sevgigözlerin …
Şub 23
1. En son, en kalın odunu yakarsın. 2. Deniz’in taşıdıklarını da kesip kesip yakmıştın,o birzamanların şimdi uzakta kalmış ocağında —ne kalır ki, geriye?… 3. Ateşinin dumanını da biriktirirsin—— 4. Herşeyden önce unutmaman gereken,ateşinin hiçbirzaman tek bir düzeyde yanmadığıdır :ateşin, ya harlanma içinde ya da sönme içindedir —ya yükseliş, ya iniş… 5. Ateş, yanmakta olan odunlarla …
Şub 23
Maxime Du Camp’a I Kendini resimlere, haritalara vermişÇocuğa evren doyma bilmezliği kadardır.Lamba ışıklarında, ah! Yeryüzü ne geniş!Anılarında gözünde yeryüzü nasıl dardır! Açılırız bir sabah, beynimiz alev dolu,Kabarıp hınçlar, acı isteklerle ruhumuz,Yola düşeriz, uyup çalkantılara, sonluDenizlerde sallanır duru sonsuzluğumuz: Kimi, rezil bir …
Şub 23
27. Bir tedirginlik, huzursuzluk doğacak içinde, onun ile yanyana, yüzyüze olunca — o denli yabancı düşmüş olacaksın ki yaşamının kendi, sahici anlamına, aykırılık duyacaksın ondan — ancak o zaman anlayacaksın, nasıl tam da senin kendi anlamın —ta kendin— olduğunu onun : o yıllar boyunca kendine ne denli aykırılaştığını—— ama, o da hemen duyacak, duyumsayacak …
Şub 23
Yeniden güçlü -yapabilir- olmak:- Bunun için nasıl da tersine çevirmen gerek yaşamyönelimlerini – sen tamamiyle boşvermeye kararvermişken geldi o: bütün yönelimini değiştirmek için –nasıl da zor bu; ama, nasıl da güzel, yeniden canlanmak –yaşamının toz tutmuş hayallerini silkeleyip bahar güneşineçıkarmak – – kendine yeniden bir yeni yıldız seçip,gökyüzü haritanı yeniden çıkarmağa girişmek… Çıkmak ve …
Şub 23
8. Gelecekti ama o sana işte:- Senin zorunlu anlamın – zor anlaman; ama , işte, öyle! Geldi de – kuşkun olamaz artık. Şimdi onu barındırmayı, ona barınak, sığınak olmayıöğrenmelisin – bütün ‘bildiklerini sandıkların’ı bir yanabırakıp, bir kenara atıp, onlardan kurtulup— 9. Bütün benliğinle yöneldiğindi çünkü o : kendini tamolarak içine koymak istediğin tamlık …
Şub 23
Sabah oldu.AğaçHer günkü yerineoturdu,bekliyor.Ne güzel biliyorBeklemesini ağaçNe kadar telaşsızNe kadar emin. Rüzgâr giriyor kolunaSerçe konuyor dalınaDoymadan alına morunaBalta saplanıyor beline…Baltanın sapı da ağaç…Gülüyor mu?.. Ağlıyor belki…Neyleyip etmeliAğaçça diliniSökmeli!.. Bedri Rahmi Eyüboğlu