Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Şiir

Kadın kendini gösterdi usulcanaÇekingenlikle koşulu beyaz usulcanaGittiler gözleri aşka yaşamaya yangınGidip gelenler oldu gitti geldiler. Kadın saçlarını getirmedi uzakta tuttuUmutsuzlukla dolu soyunmak uzaktaDüştüler karanlıkta aralık aralıkDüşüp ölenler oldu düştü öldüler. Kadın gözlerini koydu ortayaBir mavi bir gökyüzü aldı çevreleriniSevdiler sonsuz bir maviyle alınganSevip yaşayanlar oldu sevdi yaşadılar. Cemal Süreya

Fotoğraf

Bir fotoğraf kalacaksa bizden, biri ona baktığındabizi birbirimize aşılayan ikiz duyarlığımızı görsün Sözün örtüsünü açıp eylemi çıkarmak için ışığaher adımda sınavdan geçiren alınyazımızı görsün Yıkımın çarkı kırılsın da acıdan arınsın diye dünyaonca çileye sabırla direnip kafa tutmamızı görsün Boğulan bir çığlık mı var zindan duvarları ardındakimse duymasa bile bizim duyacağımızı görsün Sessizliğe bürünse ortalık, herkes …

Devamını oku

Sorma

Ne günler ne aylar geçirdimAma nasıl, boşu boşuna,Neyse… O bir şey değil deBaharda çiçekleri seyretmeyeÖyle az vakit ayırdım ki, sorma… Fujiwara no Okikaze

Akşamın tek gürültüsü

Akşamın tek gürültüsüBeyaz kamelyalarınDökülüşü… Takakuwa Ranko

Savaşa Karşı

Kimdi korkunç kılıcı icad eden?Ne vahşi, ne katı yürekli adammış.Kan dökülüyor o gün bugün sel gibi,Savaşlarla sarsılıyor insanlık. Artık ölümün yolu kısa ve korkunç.Belki suç, kılıcı icad edende değil.Vahşi hayvanları öldürelim diyeBize armağan ettiği aracı belkiBizler kardeş kıyımı için kullandık.Başımıza gelenler, hep altın yüzünden;Tahta çanaklarla çorba içtiğimizdeSavaş nedir bilmezdik. O zamanlar,Kaleler, kuleler, surlar yapılmamıştı;Sürüsünün yanında …

Devamını oku

Yollar

Bir lâmba hüznüyle Kısıldı altın ufuklarda akşamın güneşi; Söndü göllerde aks-i girye-veşi Gecenin avdet-i sökünüyle… Yollar Ki gider kimsesiz, tehî, ebedî, Yollar Hep birer hatt-ı pür-sükût oldu Akşamın sîne-î gubârında. Onlar Hangi bir belde-i hayâle gider, Böyle sessiz ve kimsesiz, şimdi? Meftûr Ve muhteriz yine bir nefha-yi hayâl esiyor; Bu nefha dalları bî-tâb ü bî-mecâl …

Devamını oku

Saat Kaç?

Şimdi vakit çok geç olmalı.Keder yürekte geçirdi geceyi…Gene de huzur vermiyor acı pişmanlık-Saat kaç, saat kaç? Penceremde duruyorum, değişmiyor gece,Bütün bir sonbaharı başıma yıktı.Şimdi ancak üç olabilir, belki de-Saat kaç, saat kaç? Saat üç çeyrek olmalı,Dışarı bakınca hava karanlık.Garın gongu çalıyor onüçüncü kez-Saat kaç, saat kaç? Düşüncelere karışmış karanlık koridor,Gecenin arabacısı seçemiyor yolu.Gene acı acı …

Devamını oku

“Ey iman edenler!”

“Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab’a ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur.” (Nisa, 4/136)

Mezarlığa gidin!

Mezarlığa gidin! Şaşırdığınıza eminiz ama zaman zaman tekrarlanan mezar ziyaretleri bu yılın mühim bir sağlık ayrıntısı olabilir. Nedeni şu: Geçmişi hatırlamak, sürekli geleceğe yaslanmak yerine günü yaşamak, eskilerin ve eldekileri kıymetini bilmek, şükretmek ve size bu alemi, bu güzellikleri bırakanlara teşekkür etmek için mezarlıklardan daha iyi bir yer olabilir mi? Bu dünyanın geçiciliği, takıntılarınızın lüzumsuzluğu …

Devamını oku

Şarkılar

Güller, servi dalları, sırma tellerle,Bir tabut gibi,Süsleyerek bu kitabı sevimli, hoş,Koysam içine şiirlerimi. Aşkı da koyabilsem! YeşerirAşkın mezarında huzur çiçeği,Büyür, açar koparılır-Benim için açması, ben ölünce! İşte şiirler, Etna’nın lavlarıGibi taşkın nağrımdanKıvılcımlar saçarak fışkırdıEtrafa bir zaman. Şimdi hepsi sessiz, ölü adeta,Donmuş, katı, buğulu,Fakat canlanırlar eski ateşte,Esse üstlerinden aşkın soluğu. Dile gelir kalpteki duygular,Aşk soluğu çiy …

Devamını oku