En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Yaşıyorum, ölüyorum: yanıp suya batıyorum.Sonsuzca sıcaklıyorum soğuğa uğradığımda:Yaşam hem fazla yumuşak hem fazla sert bana.Neşeyle karmakarış, büyük büyük sorunlarım: Aniden güler ve ağlamaya başlarım,Binlerce dert uğraştırır beni zevkle:İyiliğim çıkıp gider hiç dönmemecesine:Birdenbire kupkuru olur toylaşırım. İşte böyle hep Aşk çekip çevirir beni:Ne zaman dertlerim daha da arttı sansam,Düşünmeden, dertsiz buluveririm kendimi. Sonra, inanırken neşem kesindir …
Şub 23
Küçük gül, inan bana,sen Lucinden’in göğsünü süslemelisin.Ben kendi ellerimle seniyerleştireceğim göğsüne onun. Diyeceğim ki ona: ”Güzel kız, öp benibak, bu gülü doğa sana adamış.Bak, gül nasıl da seviniyorkoynundaki yeri için.” Ola ki genç bir yabancı,seni göğsünden koparır onun:O zaman gül, intikamımı almalı,şiddetle batırmalısın dikenlerini. Yarimin göğsünde benim içinincecik arzular kıpırdarsa ama –Ah, o sevdiğim göğüs!tatlı …
Şub 23
hazırlıyorum valizimive yerleştiriyorum içine:güneşli günlerive zamanın kokusunusıcak kumurüzgarı, deniziçokça yemeken kırmızısını şarabınsarılan bakışlarıbazı kelimelerivedanın gözyaşlarıbir tebessüm bırakan Ruth W. LingenfelserÇeviri: Turgay Uçeren
Şub 23
Bakışlarımda değişti artık eşyaların rengiAnlıyorum ki, gençliğim geçmiş, geçmiş ömrümün yarısı Gözlerimi çevirsem, hayatımın göklerineOradadır, genç hilalin yerine dolunayın ışığı Hangi dert ile kalem oynatsam kağıt üzerindeUçmaz evvelki deli, saf, genç sevgi kıvılcımı Ey mukaddes, kederli sazım, neden pek az çaldın?Sen kırılıyorsun, ben sönüyorum, ayrılıyoruz sonunda! Uçtu dünya kafesinden sıkılıp gönül kuşuMesut yaratsa da, yabancı …
Şub 23
Sıra hep son kadehe geliyorduDudakların başkalarının masasında lâleBen boynumdaki ipe bir düğüm daha atıyordumPeşinden başka gidecek yer yoktuSeni artık hiç sevmediğim halde Senin o eskisi olmamana imkân yoktuAma inadından yapıyordun bunu Cemileİnattandı hep o içip içip gitmelerBense boşalttığın kadehleri satın alıyordumEnayilik ettiğimi bile bile Hele o çıkışın yok mu kapıdanO Allahın belâsı herifleBaşkasının olmayı bir …
Şub 23
Şimdi sen çırılçıplak elma yiyorsunElma da elma ha allahlıkBir yarısı kırmızı bir yarısı yine kırmızıKuşlar uçuyor üstündeGökyüzü var üstündeHatırlanacak olursa tam üç gün önce soyunmuştunBir duvarın üstündeBir yandan elma yiyorsun kırmızıBir yandan sevgilerini sebil ediyorsun sıcakİstanbul’da bir duvarBen de çıplağım ama elma yemiyorumBenim öyle elmalara karnım tokBen böyle elmaları çok gördüm ohoooKuşlar uçuyor üstümde bunlar …
Şub 23
Atlarla. Uzun bacaklı evrensel atlarBunlarla gelişiyor sevdamız anlatılmazÇocuklarla, kuşlarla, ağaçlarla.Büyüyen, uçan, dal budak salan.Yalnız aşkta raslanan o seçkin nokta. Sen kadınsın ya büsbütün soyunuyorsunSana vergi, atılacak her şeyi kolayca çıkarıp atmakÖptüğün gibi dünyanın bütün adamlarını bu arada beniUzanıp öpüyorsun ya atları çırılçıplakNe oluyorsa işte o zaman oluyor. Sen ağzını ilave edince atlaraBirdenbire …
Şub 23
Kadın kendini gösterdi usulcanaÇekingenlikle koşulu beyaz usulcanaGittiler gözleri aşka yaşamaya yangınGidip gelenler oldu gitti geldiler. Kadın saçlarını getirmedi uzakta tuttuUmutsuzlukla dolu soyunmak uzaktaDüştüler karanlıkta aralık aralıkDüşüp ölenler oldu düştü öldüler. Kadın gözlerini koydu ortayaBir mavi bir gökyüzü aldı çevreleriniSevdiler sonsuz bir maviyle alınganSevip yaşayanlar oldu sevdi yaşadılar. Cemal Süreya
Şub 23
Bir fotoğraf kalacaksa bizden, biri ona baktığındabizi birbirimize aşılayan ikiz duyarlığımızı görsün Sözün örtüsünü açıp eylemi çıkarmak için ışığaher adımda sınavdan geçiren alınyazımızı görsün Yıkımın çarkı kırılsın da acıdan arınsın diye dünyaonca çileye sabırla direnip kafa tutmamızı görsün Boğulan bir çığlık mı var zindan duvarları ardındakimse duymasa bile bizim duyacağımızı görsün Sessizliğe bürünse ortalık, herkes …
Şub 23
Ne günler ne aylar geçirdimAma nasıl, boşu boşuna,Neyse… O bir şey değil deBaharda çiçekleri seyretmeyeÖyle az vakit ayırdım ki, sorma… Fujiwara no Okikaze