Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Yeniden

Anladım bir yeryüzü sürgünü olduğumu yeniden Neresinden tutacağımı bilemediğim bu hayat hoyrat insanların tornasında eğilen, bükülen Acıyla, elemle herkesin birbirini ve beni yemesini seyreden, yeniden ve yeniden… Anladım iflah olmaz biri olduğumu, yeniden Beynime çevrilmiş silah, göğsüme dayanmış hançer, kalbime sokulmuş dinamit; binbir söz, binbir yüz Anladım, ağaçta kızaran elma, tarlada büyüyen buğday, saksıda yeşil …

Devamını oku

Bir şiiri şiir yapan

Bir şiiri şiir yapan içerdiği sözcükler kadar dışarıda bıraktığı sözcüklerdir. Salah Birsel

Sarmaşık

yorgun atlar gibi geliyoryaralı orman ağulu dağkar yüklenmiş dallar gibi geliyor beni diyor, taşların arasındabir su sesi gibi sakla rüzgâr yemiş otlar gibi geliyoraçık kitap sararmış ekinateşe verilmiş tarlalar gibi geliyor en güzel akşamı kuruyoren güzel ay’aen dar odayıen geniş sokağaen uzun nehrien derin uçuruma uzun sürmüş savaşlar gibi geliyorkırık kemik, kesik kol, kınınasığmayan hayat …

Devamını oku

Koruganlar

nerde şiirler? nerde o dili yorgun koruganlar? ben şimdi karartılmış bir bulutunrastgele yoldan çevirdiği bir şairim:dilimde ay ağardı ve acılar çıktıdiye üzerimdenkimbilir nerde aranan. ben şimdi ve daima kalbinehüzünler ihbar edilen bir şairim:söyle nerde, haydi söyle o kanayan sözlerlesedefli güzeller?kimbilir nerde saklanan ben şimdi bir gülükendi güvenliği içinbir sevda şiirine dönüştürmeyeyargılı bir şairim, yaptığım bu …

Devamını oku

harfler ve Hölderlin

sen Söz’ün kutsalmı olsun istedin; Siyahdâimâ büyük harfleyazılır şiirinde;şiir, âh,evet,odur kendini hepAllah’a taşır; ve deringölgeleri durur,durugöllerde,dur, sen Hölderlin,şair ve deli! ikisi bir!şairsin,hüznünden bellioluyor bu: delilik bir çiçektirve adı: sadık hizmetkârınızScardanelli Hilmi Yavuz

Körün Parmak Uçları

sandaldır ilgi, yanıltırsürüklenir koroda dilsizyarasalar imrenir körlüğüneiz bırakmaz okurken parmak uçları karşıdan arşıya geçmek ne güzelbir çocuk usulca elini tutargösterir gözüyle kavisler çizipbuzlu dallarından yemişler sarkantren penceresiyle yarışan ağaçları saydam sobada yanan üzüm salkımlarınınkışlarla yüzleşen yeşil ferindenfırlar sarmaşıklar buzları yarıpkarnavalda kaybolur gümüş saatlereskimo evleri erir aniden adres defterlerinden uğultular yükselirisimleri çizilmiş ölülerin matemifotoğrafın flaşı ruhunu …

Devamını oku

Fresk

Itual yaşlanır, müze sır verir, düşerdi çiviellerimi ezdim boyalarla, su kattımkireç söndü, duvar yandı, sen geldinkimse çalmasın diyetavana yaptım resmini ıslak sıva üstünde sevişti renklervals uzadı, fırça şaştı, ben şaştımkurumadan göl bitseydi kayıkdaha yıllarca uzatacaktım sevindi mabedin soğuk kubbesiheyecandan terledi, nemlendi sıvaummadığı bir anda alınca kollarınaMikelanj’ın diliyle fresk denen tazeyi güldü tavan ressama elinden aldım …

Devamını oku

Kuşlar Sanatı

sokağın ortasında uyandımuzak güneyden kuşlar geliyordurüzgarda sesler çıkararak gün boyu, sıra sıratüylerden bir donanmayüreği çarpanbir gök gemisigeçip gittiminicik sonsuzluğundanpencerenin, arayıp sorduğumçalıştığım, gözleyip beklediğim çok ölümden doğdumçok keder ısırdı benibir mutluluğuöbürüyle değiştimama derinlerde, içimdeo yitik göldeki gibibir kuşun hayali yaşarunutulmaz bir meleğingün ışığını dönüştürengözalıcı varlığıylagülden devinimiyle küçük bir sarı tanrıgeçti kavaklar arasındangeçti rüzgar gibi hızlıyüksekte bir …

Devamını oku

Şiirin Sıcak İkliminde

Niçin duralım kalbimMademki durmuyor savaşHayat bir ırmaktır akıyor işteYollar bile taşımıyor yüküKorka korka uçuyor kuşlarVınlayan mermiler arasında… Yine namlularla çevrildin kalbimNe önleyebildin ne karşı durdunÇevirdin şiiri aşk yönlerineGel kucakla kalbim kuşat gülleriBir bahardır yine yağmur yağıyorÖpüyorlar damlalar yüzlerini gözleriniBir ibadet gibi beklerim buradaYine hiç bakmadan geçer sevgili… Osman Sarı

Neyi Kaybettiğini Hatırla

Oturma odamdaki koltuktan, otururken de görebildiğim iki ağaç var: Biri orta yaşlı bir yenidünya ağacı. Mevsimi gelince meyvesini esirgemeyen, yağlı yaprakları soğuğa, kışa epey kafa tutan bir ağaç. Hemen yanında bulunan diğeri ise, güngörmüş bir cennet meyvesi ağacı. Üç-dört hafta olmuştur; sanki okul kırmış gibi şakrak bir serçe topluluğu, kalan üç-beş meyveyi şamatayla üleştiler.Bu iki …

Devamını oku