En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
IBeyaz kumsalında beyaz denizinKaç akşam gömdüm de yaslı gönlümleBir fecir görmedim, değişmeksizin,Başlasın ve bitsin bir tebessümle! Ömür defterimde duruyor, yer yer,Gözyaşı dökülmüş gibi silikler.Her yılım bitmemiş bir şi’re benzer,Her günüm yarıda kalan bir cümle. IIAlmış aydınlığı günler yüzünden,Geceler saçından, siyah olmayı..Gün beni ayırır diye hüzündenGeceler bilmiyor sabah olmayı! Yüzünü görmeden geçse yıllarımGeceyi saçmış gibi okşarım,Göynü …
Şub 23
Bir ses arıyorumYeni bir şiire başlamak içinBir doğum çığlığı gibi kaçınılmazÇocuğun ilk ağlayışınca güzelBir ses.Çünkü yüreklerimizAcılarla şişe şişe nasırlaştıKızgın demirlere değen ellerimizSu toplayıp kabarır, nasırlaşırAteşe ve demire dayanırYüreklerimiz acıyla dövüle dövüleÇelikleşti.Yalnız orda, ta dipte küçük bir çekirdekGözyaşı gibi titriyor mavisiyle havanın.Kız çocuklarının perçemleriyle oğlanların afacanlığıKaynatıveriyor o damlayı. Bir ses arıyorumYeni bir şarkı içinÇocukların ilk sözcüğü …
Şub 23
SusKaldır at şu yıpranmış sözcükleriEllerimde ellerinle büyüsün düşündüklerinİlk yaratıldığın güne dön SusNe bulduk iki yüzlülüğünde seslerinSus büyüsün bu derinlikBüyüsün öğreneceklerin SusBu gürültü yıkacak evreni günün biriSus tükeniyoruz soluk soluğaBuğu gibi Sennur Sezer
Şub 23
İstek ve aşk onları kavramış saçlarındanSürüklüyordu. Gök mordu;Ayışığı ihtiyar çınar ağaçlarındanYüzlerine düşüyordu. Fısıl fısıl binlerce dudaktı yapraklarıDalcıkların kuytularda;Onların da kopmuş birer yaprak, dudaklarıAkıp gidiyor sularda. Sürükleniyordu aşkın sesine doğru;Aşkın çağrısı tez, keskin.Bir ateş yanıyordu Sibiryalarında buIşıksız serserilerin: – İçimi gıcıklıyor bu ıhlamur kokusuBu ıhlamur kokusu, ah!Ya görünmez güllerin kokuları! .. – Hep pusuHep pusu bana, …
Şub 23
Dün, bir gölge gibi geçti yanımdanOydu, bir bakışta tanıdım onu;Rüyalarıma tayf halinde konan,Peşime bir korku gibi düşen o. Bazı yapraktı, bazı bir rüzgâr.Dolardı aydınlık olup, odama.Bahçemde süzülür giderdi baharSabahının fecri vururken cama. Ayakları kumda bırakmadan izYanıma geldiği hep gecelerdi;Sanki bir lahitten kalkar ve sessizUzak bir maziye dönüp giderdi. Bir avuç ışıktı incecik yüzü,Gözleri geceler gibi …
Şub 23
Ben bir yıldızım yıldızlar ortasında,Sağa bakarım, sola bakarım, eyvah,Yapayalnızım yıldızlar ortasında.Bir bitmez düzelikte akşamla sabah. Alabildiğine bana vermişler, “al! “Dayanılmaz boşluğuyla bu evreni“Bu gerçek, bunu al! Bu düş, bunu da al! “Ne ki varsa, bana yazılmış nedeni. Mutluyum, bu güzel, bu tek yıldızlıkta;Milyonlarca sunu, adak sana, tanrım!Ama kalbim çatlayacak yalnızlıkta,Hiç olmazsa bir ayna ver bana, …
Şub 23
Hava keskin bir kömür kokusuyla dolarKapanırdı daha gün batmadan kapılarBu afyon ruhu gibi baygın mahalledenHayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın sen!Hülyasındaki geniş aydınlığa gülenGözlerin , dişlerin ve akpak gerdanınlaNe güzel komşumuzdun sen fahriye abla Eviniz kutu gibi küçücük bir evdiSarmaşıklarla balkonu örtük bir evdiGüneşin batmasına yakın saatlerdeYıkanırdı gölgesi kuytu bir deredeYaz kış yeşil bir saksı …
Şub 23
Geceleyin benden ayrılır ruhum,Dönünceye kadar açık kalır cam.Uyanık, başımın ucunda bir mum,Beklerim, beklerim böyle her akşam. Bilmesem de nereye gidiyor ruhum,Bütün gece sessiz, eriyip de mum,Sabah olduğunu çok biliyorum;Biliyorum, bu bir sonsuz helecan. Besbelli bir ömür böyle sürecek,O öyle uçarı, ben böyle ürkek;Bir gün ya bilerek, ya bilmeyerek,O dönmeden önce camı kapayacağım. Ahmet Kutsi Tecer
Şub 23
Adını funda oteli koyAklından gelip geçen bir yazınVe akşam güneşlerinde orda burdaBir deniz kıyısında, eski bir yıkıntıdaİnce ince gezinen turuncu adamların. Adını funda oteli koySevdamızın da adınıAyakları dibinde gün batımının.Ve ağzında binlerce güneşin tadıDilinin ucunda yalnızca kendi adın. Çünkü sevdikçe beni sen, kendini tanıdın. Edip Cansever
Şub 23
Niye imalı öyleyseAşk mutlu bir sürgünlükse. Üvey annemdi benim, ben sarışındımOn altı yaşındaydım, sarışındımBulanık çıkmış fotoğraflar gibiydim, görünümsüzYalnızdım, karışıktımBeni tanıyan kimseler yoktuHiç yoktuİçime kapanıktımBüyük ağaçların altındaHavuzun kırık taşları arasındaBilmezdim mutluluk nedirBilemezdimAlıp başımı gitmek isterdimİsterdim ama, kalırdım Sanki kar yağışlarının ardındanUzun süren kar yağışlarının ardındanSevimsiz bir lunaparktaKimsesiz bir atlıkarıncaydım. Bir limonluğumuz vardı, öğle saatlerindeBazen o limonlukta …