Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Kızkırgın

Nice yıl birlikte yaşadıkve bu nice ayrılık kihiç karşılaşmadık, bir anne bir kız senin yüreğin, bilmiyorum bana örtükbenimkinde birike birike sıkışmışbunalmış bir hasret yüzünün ipeğine dokunmuş gibieski ellerim ansıya ansıyabir bulutla bir gökyüzü arasında kaldım bana yetsin uzaklığın ordahiç yitmiyor mademmadem hiç karşılaşmadık aynı şehirdeyken kim öğrendi bugüne dekhasreti dönüştüren kimyayıben kendi kendime kendi kendimehasretinle …

Devamını oku

jisei, rastlantıyla, ölmeden önce yazılmış son haiku değil; ölmekte olma bilinciyle ölüm karşısında yazılmış, ölme-haikusudur

Haiku, ölüm karşısında içinde şakacıdır: Onun neşesi, bütün ağırlığıyla ölümle birlikte duyulan yaşamın neşesidir. Çiyoni’nin “benim küçük yusufçuk avcım” diyerek ölmüş oğluyla ilgili yaptığı şakadır bu. Bu anlamda, Başo’nun, ölüm-döşeği haikusunu şöyle de anlayabiliriz: Her haikun, onu yazdıktan hemen sonra ölecek durumdaysan -ölmeyi düşünüyor, ya da öleceğini biliyorsan-jiseindir. Yani, her haiku, zaten, şakacılığında, ölüm taşır. Şimdi anlıyorum: …

Devamını oku

NE İDİ?…

Aşk benim için ne idi? Çok kere, gözyaşından bir ırmak. Üzerinde hafif bir sandal yürüyordu; içinde sandalcı benim ruhum ve onu iten rüzgâr ahlarımdı. Aşk benim için ne idi? Istırapların ormanı. Sık merkezinde kurtların bağrışı ve yarasaların çığrışı duyuluyordu. Aşk benim için ne idi? Kelebekleri kovalıyan, bir hendeğe yuvarlanıncıya kadar soluk soluğa koşan akılsız, budala …

Devamını oku

BİRKAÇ KISA GÜN…

Birkaç kısa gün.. Ve ben ne kadar çok yaşadım! Aynaya bakmağa pek cesaretim yok; saçlarımın ağarmış olmasından korkuyorum…. Ve bu kalb, ah, bu o kadar ihtiyar ki. Geceleri, gözümü yummadan geçiriyorum. Uykuyu artık aramıyorum bile. Nasıl olsa bulamam. İçimde ümit uyuyalı gözüme uyku girmiyor. Artık ıstıraplar bile hep yoruldular, bana işkence etmekten yoruldular; halbuki göğsümüzün …

Devamını oku

EĞER ALLAH

Eğer Allah bana: Çocuğum, nasıl istersen öyle öl, sana izin veriyorum deseydi ondan şunu dilerdim: Sonbahar, fakat güzel, munis, açık bir sonbahar olsun; sararmış ağaç yaprakları üstünde güneşin ziyası pırıldasın. İlkbahardn kalan bir kuş, sarı yapraklar arasında son şarkısını söylesin. Ve ölüm, sonbahardaki tabiat üzerine nasıl yavaş yavaş, hissedilmeden inerse, bana da öyle gelsin. Ancak …

Devamını oku

Şiirlerimin faydası olacak mı? Ölüm beni koynuna aldığı zaman, mezarımın üstümde, ay gibi parlıyacaklar mı?..

Gece mi oldu, yoksa gözümün nurunu mu kaybettim ?… * Şüphe tuhaf bir çocuktur! Dünyaya geldiği anda karnı açtır; hemen yemek ister. Karnını doyurunca da canavar olur… * Ey ebedi muammalı duygu, ey aşk! Ey, suyunun üstünde, bir kere süprüntü, başka defa çiçek lâkin, her ikisini de aynı yerden insanların kalbinden – getiren ulu nehir! …

Devamını oku

Şekvaiyye Kasidesi

Eridi ve döküldü bütün dişlerim,Diş değildi onlar ışıldayan lambaydıGümüş beyazıydı, inciydi, mercandıSeher yıldızıydı, yağmur damlasıydı. ** Bu sarayda nice günler sarhoş ve mutlu yaşadım,Öyle ki makamım emirden de krallardan da üstündüŞimdi de aynıyım, ev de aynı, şehir de aynı,Bana “Neden mutluluk yasa dönüştü” demezsin? ** Şiirini bütün evrenin yazdığı devran geçti,Onun Horasan şairi olduğu zaman …

Devamını oku

Şiirin İyileştirici Yanı ve Şairin İlerleyen Kanseri

Böyle şiir olmaz, diyeceksin; biliyorum.Ama böyle dünya olur mu? Metin Eloğlu Şiir, insanla beraber sürüklenendir. İnsanlık tarihi boyunca yaşanan savaşlar, yağmalar, soykırımlar, fetihler ve aşklarla beraber şiir varlığını sürdürmüş; insanın yaşadıklarına anlam verebilmek için yazgısından sonra başvurduğu, çıkış aradığı bir ‘öte alem’ haline dönüşmüştür. Sadece et ve kemikten değil, yüce bir makamdan üflenmiş ruhla var …

Devamını oku

Sözcüklere gerek kalmadan beni anlayacaklarını sandım

Lahey, Pazar civarı, 7 Mayıs 1882Theo van Gogh’a Bu mektubun içeriği hakkında Mauve’a söylemek isteyeceğin şeyleri sana bırakıyorum ama daha ötesine geçmesine gerek yok. Sevgili Theo, Bugün Mauve’la karşılaştık, aramızda çok kötü bir konuşma geçti, bundan sonra onunla hiçbir zaman barışamayız artık. Mauve o kadar ileri gitti ki artık dediklerini geri alamaz, zaten almak istemez. …

Devamını oku

Otuz yaş, yaşamında bir istikrar döneminin tam başladığı yaştır

Kimi kez 30 yaşımda olduğuma inanamıyorum, çok daha yaşlı hissediyorum kendimi. Özellikle ne zaman oluyor bu, biliyor musun? Beni tanıyanların çoğunun bana “rate” gözüyle baktıklarını düşündüğümde ve bazı şeyler düzelmezse belki de haklı çıkacaklarına inandığımda… Dediklerinin doğru çıkabileceğini düşündüğümde öylesine güçlü bir duygu oluyor ki bu, içim kararıyor, sanki şimdiden gerçekleşmişçesine bir umutsuzluğa kapılıyorum. Daha …

Devamını oku