En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Ara 28
Kelimeler kırık… Babanın göz kapakları gibiSözcükler zayıf… Babanın kanatları gibiO halde nasıl söylesin şarkıcı şarkısını?Hokkanın tamamı gözyaşlarıyla doluykenNe yazabilirim ki oğlum?Ölümün tüm dilleri mezara koymuşken Hangi gökyüzüne uzatıyoruz ellerimizi?Londra sokaklarında bize ağlayacak kimse yokken…Her taraftan ölüm saldırırken bizeKeserken bizi; iki söğüt gibiSana bakıyorum ve hatırlıyorum Ali’yi,Bana bakıyorsun ve hatırlıyorsun Hüseyin’i Sırtımda taşıyorum seni ey oğlumİki …
Ara 28
Hayatın en zorlu hapishanesi insanın içine hapsolduğu yarım kalmış düşüncedir. Bu düşünceyi bırakmaya da gerçekleştirmeye de gücü yetmez. İşte bu şeyin kötü hissi uzadıkça uzar. Öyle ki, sanki bu his daha başlangıçtadır ve bir sona doğru ilerlemiyordur. Acı çektikçe acı çeker ve bu sırada hayat ona öyle hissettirir ki, başından geçen bütün ızdıraplar sadece ızdırapların …
Ara 28
Ara 28
ben ve ellerim uzaklarda sendenkelimeler gözyaşlarında asılı bilirim yollanımı gözetleyedururda otururken köşesinde yalnızlığın iğreti yüreğin ezik ezik olmasın anne. sensiz sanadır içimde akşamlar suskunluğun süren sorgusunda az biraz morcadır ellerim anne. ak bir yazmadır gece /örter başını düşmüştür yollara yana yakıla yürekleri itrek karanlıklara sarkıtılır parmaklar seherlere düşen ayrılıktır kuşluklar kıyılardan avuçlanır annebenimse gözlerim akan …
Ara 27
Muzenî anlatıyor: Ölüm döşeğindeyken Şâfiî’nin yanına gittim ve; “Nasıl oldun?” diye halini sordum. Şöyle dedi: “Dünyadan gider, kardeşlerden ayrılır, ölüm şarabını içer, Aziz ve Celil Allah’a varır oldum. Bilmiyorum ruhum cennete gidecek de onu kutlayacak mıyım, yoksa cehenneme gidecek de acısını mı paylaşacağım. Sonra ağlayarak şu beyitleri okudu: Musibetler karşısındaAllah’tan kork ve ümit et O’ndan …
Ara 27
Nerede buz varsa, iki kişilik serinlik de vardır.İki kişilik. Onun için getirttim seni. Çevrende ateşten bir solukla –Güllerden gelmiştin. Sordum: Neydi oradaki ismin? O isimdi bana söylediğin:Kil parıltısı vardı üstünde – Sen, güllerden geldin. Nerede buz varsa, iki kişilik serinlik de vardır: Çifte ismi ben verdim sana.Gözlerini o isim altında açtın- Bir ışık vardı buzdaki …
Ara 27
Burada-kiraz çiçeğinin oradakinden daha koyuolmak istediği yerde.Burada – o çiçeklere öyle olabilmeleri için yardım eden el.Burada – binip kum ırmaklarıından yukarıseyrettiğim gemidemir atmışyatıyor, senin serptiğin uykularda. Burada-anlamı, tanıdığım bir adam:şakaklarında, bir zamanlar söndürdüğükorların renginde kır serpintileriKadehini fırlatmıştı alnımayara izini öpmek için dönmüştü.ve sonra,bir yıl geçince aradan,Dile getirmişti ilencini ve kutsamasını,bir daha hiç konuşmadı. Burada-yani akşamlarından …
Ara 26
En parlak yanan, saçlarıydı akşam sevgilimin:ona yolluyorum en hafif tahtadan yapılma tabutu.Tıpkı düşlerimizin Roma’daki yatağı gibi, dalgalarla sarılı;beyaz bir peruk takmış benimki gibi ve sesi kısık çıkmakta:yüreğin kapılarını açtığımda benim gibi konuşuyor.Bildiği Fransızca bir aşk şarkısı var geç ülkelereyolculuğum sırasında ve sabaha mektuplar yazarken söylediğim. Duyguların kakmasını taşıyan güzel bir sandal bu tabut.Daha gençken senin …
Ara 20
İnsanlar bir gülü bir senetleDeğiştirmeye alıştılarİnsanlar başka insanların hayatınıBir hezaren sandalye midir hayatDizip kaldırmaya alıştılarİnsanlar yüreği ve onuru, alıştılarYelin üflediği yaprak mıdır onurYürek arsız otlar gibi ayak altındaTanımıyor kimde kimseyiVe kendini tanımak istemiyorİnsan tanımazsa kendini insanNasıl varolabilir Bu yüzden dünya hey koca dünyaDönüyor bir ölüler ülkesineSusanlar şimdilikOyunun dışına düşenlerYalnız onlar doğrulup kalkacaklarGün kıyamete erdiğinde Gülten …
Ara 20
Hüznümle vedalaşmayıbana öğretmedileryüzümde eğri takılmış gülümsemeGörünmez kaldı kendi diktiğimBana giydirdikleri gömleği gösterdim. Gülten Akın Gün kendini değiştiriyor. Ama insan kendini değiştiremiyor. Yılların getirip yüklediği ağırlıklar var, bedende, yürekte. Susmuyor, geri çekilmiyor, dinlenmiyor bir an. Bitkin uyanıyor. Düşler bile aynı, hep aynı. Dar ve kısır yaşamdan olmalı; yaşlılık işte…… Pazartesi ve Cuma günleri ikinci hayatımı yaşıyorum …