En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Güzeldin buğulu denizler gibi büyük gözlerinle içtendin sen ey çocuk içinde umudun bütün kapıları açık dolunayı beklerdin suçsuzdun çağın kadar beceriksiz umudu hançer gibi göğsünde taşırdın büyük gözlerin ve büyük düşlerin bir trenin son vagonuna yetişen yolcular gibi terk etmeden önce seni güzeldin… şimdi ah… yorgunuz geceden başka hiçbir şeyimiz kalmadı bekleyen her sarıldığımızda incinmeyi …
Şub 23
karanlık basmadan ovalarıma kainatın duru illetsiz aydınlıkları katılaşırken çocuk ruhlarında karanlık basmadan kararmadan taşıtlar et kemik taşıtı tam da mayalanmış yüreğimin hamuru ve ne yakıp kavuran yaklaştırmayan kalıplara hiçbir daraban olmadan ziynetli topraklara da yanardağ akıntısı yer cazibesine mermut akan lav katiyeti heybetiyle akıp dağ’la terbiyeli bir insan eli olan elinle şekillenmeye hazırken NEREDE BULABİLSEM …
Şub 23
Hayat ve ben iki boksör gibiyiz, Hani dayak yiyen Taraf hep sarılır ya, Ben de öyle sarıldım hayata Fırat Bahşi
Şub 23
umutsuzsunmuhtemelen yağmur yağacakanladım nisan!başka yere gidemediğin için burdasınbaşkası olmadığın için kendibir kadının terli koynundafeodal erkek yalnızlığınancak mezara gömersinkorku senfonisi ıslığınlabütün komşular esmerliğine düşmanaşkın yol yordam bilmeziyüreğine dayanırlar Süleymanbütün şiirleri üstlenirsinfiili meçhul birisinbaşkasına yeten yetmemiş sanakışın kesin zatürreeörenci kahvelerinde potansiyel çay bardağı!kaçman yazıklanışınüstelemeyisin susmasabir zaman gözlerinde kallavi bir sitem dokunurkendine uçurumlanır barışıklığınbir zaman yorulursunhayat yorucuhayat bıktırıcı …
Şub 23
”Turnam yâre selam söyle..” diyor türküde.Güzel de söylüyor hani.Sorun şu ki;Burada turna yok,deniz hiç yok.Serçem gücün varsa uçuver,Serçem yâre salâ’m söyle.. Erdem Arslan
Şub 23
Kimlik belgemi kaybettim.Yeniden yazmalıyım hayat hikâyemi en baştanBirçok makama, bir nüsha Tanrı’yabir de şeytana.Negev’de rüzgârla alazlanmış bir kavşaktaotuz üç yıl önce çekilmiş fotoğrafı hatırlıyorum.Gözlerim peygamberdi o zamanlar, ancak fikri yoktu bedeniminne yaşadığına, nereye ait olduğuna dair. Çok defa, “İşte burası” dersin“Her şey burada yaşandı” ama orası değildir,sadece öyle düşünür ve yanılgı içinde yaşarsın,bir yanılgı ki …
Şub 23
Fitne patladığında yüzünü gördüm,çirkin ve yaşlıydıfazlaca nazlı üstelik.Ha deyince çıkışmıyorbiriktiriyor, bekletiyor, kurguluyorkonuşturuyor. Midemdeki asit, fokurduyorbedenimin böylesine duygusal bir yapısı olduğunu bilmekkorkutuyor beni bariz. Sanki beynimden çıkışmaya çalışandüşüncelerin eseri gibi sivilcelerkafamı dolduruyor.Sıktığım her sivilce irini elime bulaşıyorkaşınıyor beynimbilmem ya düşüncelerdenya da yağlı deri sivilcelerinden. -Derdin ne dostum? diye amerikalı bir zenci kulağımda bağırıyor sanki. Düşünüyorum..Çırpınınca bataklığa …
Şub 23
Bir su yılı denebilirdi geldi geçtiÜstünde durmuyorum.Terledim, bulanık baktım.Ne varsa kendiliğindendiHemen hemen evden çıkmadım. Sanki avuçlarımda sürekliYıkanmış, tabağa konmuş bir meyvenin ellenmişliği,Ola ki makyajı bir oyuncunun, karışmış gözyaşlarınaYeni kireçlenmiş bir duvarın kireciAvuçlarımda sürekli..Bir su yılı denebilirdi üstünde durmuyorumKalmışsa kalmıştır bir çomak gibiKuruArtık kullanılmayan bir demiryoluKararmış, kırık dökükÜstünde bir yük vagonu. Mavi bir araba kapımın önündeBütün …
Şub 23
diyebilirim ki kırk yıl sürdü içimkırk yıl sürdü içimi titreten zamanbu muammabaşımı en feci yastığa koyupyüzündeki tek tanrılı dinleri denedimyüzündeki en unutkan yerleri diyebilirim ki bilinmeyen dualar buldumbaşka bitkilerıhlamursusmak ve yutkunmak geldiğimde tek tanrılı dinlerde yer yoktusuratımı astımkırk vakt’e bakıp sana inandım her duası feciyle biten bir ibadet çeşidi buldumkırk yıl günde beş öğün yutkunmaksefadan …
Şub 23
Onurlu bir yaratılış ve onursuz bir yüz çeviriş. İçine benim de dahil olduğum rezil bir kirlenme çağı. “Kral çıplak!” diye bağıran erdemli, güzel çocukları birer birer yok ettiler. Krallar giyinik, insanlık ise çırılçıplak artık. Öyle ise. Yeryüzünü gündüzleri bir kerhane ve kârhaneye çevirenler, geceleri uykularını bir pezevenk tedirginliği ve yalnızlığı içinde uyuyacaklar. Sevdiği kadının topuğunu …