En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
gemilerde, otobüslerde, uçaklardagittim seni bulmak içinseni yani doğru kişiyidoğru kişi kimdoğru kişi bazan en yakınındaolabiliyordu insanınbazan en uzağındabunu bilmiyorduksonunda doğru kişiyi değilhep kendimizi buluyordukaldırmıyorum ben şimdiintizar ettiğim birisi yokdua ediyorum hayatıma girenyanlış kişiler içinbana gelince benhazan yüzlü bir adamı aradım hepbir sonbahar günü beyaz pardesüylekurumuş yaprakların üstündenkapımı çalmasını bekledimgelse ne olacaktıonu da bilmiyordum yaolanaksız bir …
Şub 23
Taşları eriterek önümüze döşüyor, yürüyüp gidiyoruz “_ Son oyalanmasını göstermeyi kim keşfetmiş ilkin? _ Çok köke inen bir soru bu, binayı çökertir, kovun bunu…” Demek ki ben, sesimi asıp can çekiştirmeye yazgılıyım. Çünkü başıyla oynanmış bazımızın, eti yavaş yavaş kelle olmuş Büyüdüğü doğru ağaçların ama doğru değil çocukların Büyümek istedikleri… Susacak ne çok şey var… …
Şub 23
Eskiden beri alışkınım pencerede Suyun ya da ormanın uğultusuna Çabucak uyudum böylece Yatıp kaldım onun uzun saçlarında O acılı geceden çok şey kalmadı aklımda Biraz dizinden, azıcık boynundan Sabun kokusu siyah saçlarında Ve onun için kulaktan duyduklarım Yüzü çabuk unutulur demişlerdi İnce bir şey olduğundan üstünde Yazılmamış boş bir kağıt gibi Yüzü pek gülmez demişlerdi …
Şub 23
şairim ben, varlığın evinde oturuyorum,düzgün ve temiz tutuyorum onu,her gün silip süpürüyorum,havalandırıyorum yeni esintilerle.buna karşılık, Ev Sahibim dekira almıyor benden. erken kalkabiliyorum her sabah;neden mi, çünkü, güneşin doğacağı saateben kendim karar verebiliyorum bu evde.kalkıp önce yıldızları topluyorumgece ortalığa saçılıp dökülen;sonra tarlaları suvarmaya gidiyorum,çayırları biçmeye,kendi küçük göğümde; ikindi üzeri, serin gölgeleriyleperçemlerinizi, yüreklerinizi yalayan.göçmen kuşlarla dolduruyorum nefesimi,ve …
Şub 23
”Turnam yâre selam söyle..” diyor türküde.Güzel de söylüyor hani.Sorun şu ki;Burada turna yok,deniz hiç yok.Serçem gücün varsa uçuver,Serçem yâre salâ’m söyle.. Erdem Arslan
Şub 23
Kimlik belgemi kaybettim.Yeniden yazmalıyım hayat hikâyemi en baştanBirçok makama, bir nüsha Tanrı’yabir de şeytana.Negev’de rüzgârla alazlanmış bir kavşaktaotuz üç yıl önce çekilmiş fotoğrafı hatırlıyorum.Gözlerim peygamberdi o zamanlar, ancak fikri yoktu bedeniminne yaşadığına, nereye ait olduğuna dair. Çok defa, “İşte burası” dersin“Her şey burada yaşandı” ama orası değildir,sadece öyle düşünür ve yanılgı içinde yaşarsın,bir yanılgı ki …
Şub 23
Fitne patladığında yüzünü gördüm,çirkin ve yaşlıydıfazlaca nazlı üstelik.Ha deyince çıkışmıyorbiriktiriyor, bekletiyor, kurguluyorkonuşturuyor. Midemdeki asit, fokurduyorbedenimin böylesine duygusal bir yapısı olduğunu bilmekkorkutuyor beni bariz. Sanki beynimden çıkışmaya çalışandüşüncelerin eseri gibi sivilcelerkafamı dolduruyor.Sıktığım her sivilce irini elime bulaşıyorkaşınıyor beynimbilmem ya düşüncelerdenya da yağlı deri sivilcelerinden. -Derdin ne dostum? diye amerikalı bir zenci kulağımda bağırıyor sanki. Düşünüyorum..Çırpınınca bataklığa …
Şub 23
Onurlu bir yaratılış ve onursuz bir yüz çeviriş. İçine benim de dahil olduğum rezil bir kirlenme çağı. “Kral çıplak!” diye bağıran erdemli, güzel çocukları birer birer yok ettiler. Krallar giyinik, insanlık ise çırılçıplak artık. Öyle ise. Yeryüzünü gündüzleri bir kerhane ve kârhaneye çevirenler, geceleri uykularını bir pezevenk tedirginliği ve yalnızlığı içinde uyuyacaklar. Sevdiği kadının topuğunu …
Şub 23
umutsuzsunmuhtemelen yağmur yağacakanladım nisan!başka yere gidemediğin için burdasınbaşkası olmadığın için kendibir kadının terli koynundafeodal erkek yalnızlığınancak mezara gömersinkorku senfonisi ıslığınlabütün komşular esmerliğine düşmanaşkın yol yordam bilmeziyüreğine dayanırlar Süleymanbütün şiirleri üstlenirsinfiili meçhul birisinbaşkasına yeten yetmemiş sanakışın kesin zatürreeörenci kahvelerinde potansiyel çay bardağı!kaçman yazıklanışınüstelemeyisin susmasabir zaman gözlerinde kallavi bir sitem dokunurkendine uçurumlanır barışıklığınbir zaman yorulursunhayat yorucuhayat bıktırıcı …
Şub 23
Bir su yılı denebilirdi geldi geçtiÜstünde durmuyorum.Terledim, bulanık baktım.Ne varsa kendiliğindendiHemen hemen evden çıkmadım. Sanki avuçlarımda sürekliYıkanmış, tabağa konmuş bir meyvenin ellenmişliği,Ola ki makyajı bir oyuncunun, karışmış gözyaşlarınaYeni kireçlenmiş bir duvarın kireciAvuçlarımda sürekli..Bir su yılı denebilirdi üstünde durmuyorumKalmışsa kalmıştır bir çomak gibiKuruArtık kullanılmayan bir demiryoluKararmış, kırık dökükÜstünde bir yük vagonu. Mavi bir araba kapımın önündeBütün …