Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

MENDİLİMDE KAN SESLERİ’NİN AHMET AĞBİ’Sİ

Siyasi düşüncelerim hiç kaybolmadı. Bir örgüte bağlı çalışmadım. Pek çok sosyalist tanıdım.Yalnız entelektüel çevre çabuk bozuluyor bunu gördüm. Emekçi az bilir ama sağlam inanır. Okumuş çevre bozuldu çünkü menfaatlerini tepemediler. İşçi sınıfının hiçbir şeysi yoktur, zincirinden başka. Siz daha gençsiniz, ben gelmişim 78 yaşına, ben görmiycem ama güzel günler gelecek, onu göreceksiniz. İnsanlığın başka türlü yaşamasına imkan yok çünkü. Artık o dönüşme zamanı gelmiştir

Bazen kulak gözden önce âşık olur 

Beşşar âmâ bir şairdir. Bir gün mecliste kulağına bir cariyenin sesi gelir. Cariye Cerir’in “Huri gibi parıldayan gözler bizi öldürdüler sonra da diriltmeden gittiler” diye başlayan şiirini inşat etmektedir. Beşşar bunun üzerine mezkur mısranın yer aldığı şiirini yazar ve bir akrabasıyla gönderir. Böylece Arap edebiyatının en güzel aşk şiirlerinden biri ortaya çıkar.

Düzeltemiyorum hayatımı. Neresinden çeksem, öteki yanı bozuluyor.

Pulların da sesi vardır. O kadar güzeldir ki pullar, zarfların üstünde tutsak, sürgünde gibi alışılmış acılarımı solur. Pullar… Düzeltemiyorum hayatımı. Neresinden çeksem, öteki yanı bozuluyor.

Gel İstanbul’a. Konuşmadan dolaşalım. Tepelere çıkalım tepelere, uçmayı duymak için. İnimdeyim, dükkanın üstünde. Şiir, belki biraz şiir.

Edip Cansever

Uçurum

Zamanla değil, bir yerde
Benim olmayan bir şeyle yaşlanıyorum
Geçiyorum ilk şeklimi tüketerekten
Ağır ağır yanan bir tuğla harmanını
Billurdan sarkaçlarıyla.

Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka I

Ansızın bir ürperişle: bitti mi, her şey bitti mi
Yoo, hayır! öyleyse kimdir tüketen isteklerimi
Bir rüzgâr, duyulup binlercesi birden bir rüzgâr
Bırakıp beni bir kenara, bir uzağı, ya da bir boşluğu bırakır gibi
Ve ben ki hazırımdır bir süre unutulmaya
Ama hep sorulur gibidir benden: ben şimdi ne yapsam acaba.
Ben şimdi ne yapsam, ben şimdi ne yapsam kaç kere yalnız

Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka II

Ben mutsuz kişiyim, size yüzümü getirdim bu anlamda
Nasıl seğirttim işte, kızmayın işte, dün o hekim dedi ki
Dönünce birden yüzüme, yüzümün bu en yitik çağına
Dedi ki: siz niye yoksunuz acaba
Bilmem ki — doğrusu bilmiyorum — niye yokmuşum ben

Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka III

Bir bir gezindim de ben bütün mezarlıkları
Zakkumları gördüm ve erguvanları
Ölüler gördüm ölüler, bir avuç kemikle o sonsuz

Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka IV

Ne gelir elimizden insan olmaktan başka.
Ne çıkar siz bizi anlamasanız da
Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar
Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da.

İnsanların kalbinde onlara hiçbir sıkıntı yaratmayacak şekilde bir yer edinmeyi isterim.

İnsanlar bize vereceklerini hayal ettiğimiz şeyi bize borçludurlar. Onları bu borçtan muaf tutmalıyız. Onların bu borcunu silmeliyiz. Hayal ettiğimiz yaratıklardan başka olduklarını kabul etmek, Tanrı’nın vazgeçmesini taklit etmektir. Ben de, olduğumu hayal ettiğim şeyden farklıyım. Bunu bilmek, bağışlamadır

Bir ilişki ne zaman gelecek vaad etmez?

Evliliklerin ömrünü belirleyen şeylerden biri; çiftlerin, birbirlerinin yakınlık/bağlantı kurma taleplerini ya da ihtiyaçlarını öncelemeleridir.

Yani partneriniz sizinle hadi bir şeyler izleyelim dediğinde, hayır demek ya da eşiniz üzgün olduğunu söylediğinde onu geçiştirmek, mesela telefona bakmak.

Bunlar bağlantıyı yavaşça yok eder. Bağlanamadığınız kişiyle yavaş yavaş uzaklaşırsınız. Aslında eş olmaktan uzaklaşarak gittikçe sokaktan geçen yabancı birine dönüşürsünüz. Günün sonunda ciddi bir kriz olmadan ilişkiniz biter.