En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
“Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka…”(Cemal Süreya) Eylül Furuğ Ferruhzad’a Saatlerce masanın üstündeki telefona baktı. Elleri koynunda… düşündü… düşündü… ve nihayet düş/ürdü… koynundan… ellerini… Bir de sıkı sıkıya tuttuğu yeşillerini. “Olması gereken”, dedi… ”Çünkü güz geldi.” Tüm sabahlara gölge düş-tü… ”Eylül düştü… Düş-tüüüüüüü!” diye bağırdı Güneş ardından. Eylül de anladı… Hiçbir şey artık aynı …
Şub 23
İki iyi , bir ilişki etmez…İki iyi; bir iyi, bir kötüden kötüdür…İki iyi birbirini terk etmeyecek kadar iyidir…İki iyi yufka yüreklidir ; hor görmek gerektiği yerde bile görmezdengeliriki iyi…Oysa ilişki ;büyük tartışmak ister , kalp örselemek ister…Kabuller yıkıcıustalarıdırilişkinin… Nerede damarı bilir, basmazlar üzerine…Büyükişkencecilergibi tıpkı ,sonuna kadar yaşatırlar kurbanlarını…İki iyiden iyidir , az dahagaddarolanı… Sorunsuzluğun sorumsuzluğunu …
Şub 23
“Bütün yaşantıların ortasında sözcüklerin, düşüncelerin ağırlığını taşıyacağını düşünmek son derece zorlaşmış bulunuyor. Savaş, sözcükleri tüketip bitirdi; sözcükler iyice zayıfladı, sözcüklerin ileri tutar bir tarafı kalmadı. (Henry James)” (s.25) “Fotoğrafların bugün hayal gücünü aşan bir ağırlığı vardır; tıpkı dün basılı sözcüklerin, daha önce de konuşma dilinin olduğu gibi. Çünkü baştan sona gerçek görünüyorlar. (Walter Lippmann)” (s.25) …
Şub 23
mahçup bir töre’nin emanetidir çekingenliğimbakamam gözlerine konuşurken.aldırmabu toprakların harcıdır yüreğime katılan kadim hüzünne yapsan nafile, ağlarken bile yalnız ağlarımşaşırmayeter ki; konuş, yeter ki; susma, esirgemeen onulmaz yaralarıma deva ihsan eden sözlerini yoksa aşikâr bir cinneti büyütürüm gözlerimdekızıl kıyamete çeviririm gittiğin yollarımekân olmaz sana bedduamı yüklenen dağlarhadi konuş ne olurkatliamları anlat, işkencelerde bir gül gibi solan …
Şub 23
bir de benim için aç avuçlarını Şiraze.de ki; “bir kulun var sana muhtacbir kulun ki yok kanatlarında imtizachem susamış hem aç.” sen başıma tacsen yüreğime ilâc Şiraze. bir de benim için duaya dur Şiraze.O’nu benim için bana iste.“dahası yok” de“kâbili yok” de“tâkati yok” de“öğrenemedi yolda nasıl yürünürnasıl ve nerede durulurkimin koluna girilir de gidilir”“öğrenemedi” de. “bir taşa …
Şub 23
bir masal söylesana dairbana dairbak nasıl nefes alıyorumseyretonca vurgun üstüneve hep istediğimnisan kadar ıslakmayıs kadar kor olsunve kanasınbiryerleri masalın ah masal dediğim ne masum bir bahanedir bir bilsenorada kaltam masalın kıyısındabir varmış, bir yokmuşun cenderesindebilemezsin kesin ölürüm ben yanıma gelsen masalı güzel yapan sonuna gizlediğin kurşunsus ..! artık yeter. kanadı kanıyor bir kuşun… kırmızı
Şub 23
kâkülünü gözlerininüzerine indiren çocukşubat, ne çok yaralamışbakışlarınıüstelik böğürtlen çiziği dizlerinyeni hikayelere varmadan iğde çiçeğine derilimevsimler vereceğimsana.okşanmamış saçlarınaakikahadi gülümse durma… saçlarını bir yandanbir yana deviren çocukiçeri girbirazdan yağmurları başlarbu şehrin…üşürsün. bilmem sen de yıldızlarısayar mısınsenin de mazin var mısende durup durupağlar mısın kırmızı
Şub 23
“Ben bendim. Zaman, yaşanmış zamandı. Bir kaç yaşanmamış gün de eklenmişti bu zamana. Kemerle bağlanmıştım. Acılarım vardı…” (s.12) “Beni öldürdüm, her insanı öldürmek kanısı ile öldürdüm.” (s.16) “Mevsimler değişiyor. Bunlar Vivaldi’nin dört mevsimleri gibi değil, dinlendirici olamıyorlar hiç.” (s.20) “Haykırmak istediğim çok şey var. Büyük kayıplar yıkacak değil bizi. Açıkça birbirimizle konuşamıyorsak ben ağlamak, bağırarak …
Şub 23
– Ölen kızı için – Yarın erkenden kırlar ağardığı zamanGideceğim…biliyorum beni bekliyorsun bak.Geçip gideceğim dağlardan ormanlardan,Daha fazla kalmayacağım senden uzak. Gözlerim düşüncelerime saplı yürüyeceğim,Duymadan hiçbir haber, hiçbirşey görmeden.Yalnız, kimsesiz birbirine kenetli ellerim,Gideceğim, farkı yok gündüzümün geceden. Ne uzaklarda Harfleur’u saran perdelereBakacağım, ne de inen altın renkli akşama.Kavuşunca bir bağ yeşil çoban püskülü veBir çiçekli funda …
Şub 23
“Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.” (s.1) “Yalnızlık içsel bir şeydir, taşkınlık da onun dışavurumlarından biridir.” (s.30) “Yalnızlığa öyle alışmıştım ki bir başkasının ilgisini ancak bir tehdit olarak algılayabiliyordum. Yabani bir hayvanın insan …