En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- AZİZ NESİN’İN ANILARI BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
Şub 23
Ben bende değil, sende de hem sen, hem ben,Ben hem benimim, hem de senin, sen de benim,Bir öyle garip hale bugün geldim kiSen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim. Hz. Mevlana
Şub 23
Anne öldü mü çocukBahçenin en yalnız köşesindeElinde siyah bir çubukAğzında küçük bir leke Çocuk öldü mü güneşSimsiyah görünür gözüneElinde bir ip nereyeBilmez bağlayacağını anne Kaçar herkestenDurmaz bir yerdeAnne ölünce çocukÇocuk ölünce anne Sezai Karakoç
Şub 23
1.Bütün gece bir koza ördünYorgun yüreğimin soluğuyla getirdin güneşiUykusuzluk gitti geldi, gitti geldiİlk defa ona yenildikVe dünyada ilk defa sabah olduÇünkü kolum değildi belindekiSöyleyemediğim seçemediğim sözcüklerdi Sabah serdi örtüsünü üstümüzeYalnız bulutlar gördü biziBir de sessizlik. Sevindi büyüdüKapıdan çıkarken bir şey değdi elime“Kapıyı çektin mi?”Senin sorduğun soruydu belkiBelki yoktu da bana öyle geldiKül renkli, baş döndüren …
Şub 23
Nasıl unuturum, özenle katlanmış bir mendiliüstünü başını yırtmışçocuk gülüşüme düğümlenen hatırlamak bir kuşunutmak gökyüzü… Nasıl unuturum, sığ ırmakların gürültüsünüduyuyorum bana doğru eğildiğinisanki daima yalnızmışım gibi… hatırlamak bir kuşunutmak gökyüzü… Nasıl unuturum, kim tutu ellerimiistediğin kadar dokun banagözler, daha çok anlar ellerden hatırlamak bir kuşunutmak gökyüzü… Nasıl unuturum, yüzüme kimin dokunduğunugüneşi, suyu ve ateşi gördüğümükendimi hiç …
Şub 23
Pek az birşey ekleyebildim dünyadaki milyonlarca mısraya.Ve fazlası yoktu onların cırcırböceğinin dediklerinden.Biliyorum, bağışlayın, işte yolun sonuna geldim. Ay tozunun üstündeki ilk ayak izleri bile olamadılarParlasalar bile şavkları kendilerinin değilSevdiğim bu dilindi. Genç aşıkları öpüştürecek suskun dudakları titreten o güçKızıl yaldızlı kırlardan gelip geçerkenEkvatordakilerden daha ağır bir gün batımında. Şiir baştan beri bizimleSevgi gibi, açlık gibi, …
Şub 23
Dün akşam gün batmadanYaşlı ölülerin arasınaBir küçük misafir geldi.Çocuk bahçesinde kovası kalmışKumların üstünde küçük küreği.Besbelli çok yorgun hemen uyudu.Doğruldu yerinden yaşlı bir ölüÖrttü üstünü:Madem ki annesi burada yok,Bu küçük kız bize emanet,İlerde yatan bir başka ölüYavaşça seslendi:Başındaki kurdelayı çözüp katlayınÜtüsü bozulmasın. Baki Süha Ediboğlu
Şub 23
Öyle seviyor ki susmayı,sözcükleri öyle seviyor ki,lambasız kalabilir geceleri,kışı uykusuz geçirebilir. Esrikliğindeğişen yoğunluğu onun için her mevsim,rüzgârlaryoğunluğun dalga dalga esrikliği. Derken gemiler yanaşıyor-çok yorgun bir fırtınadanbağrının rıhtımına-sürgünden dönenlerle yenidenyaşamak doludizgin. Cevat Çapan
Şub 23
Şemsiye yapımcılarııslanmaktantek kişiyi koruyacak genişliktekesince kumaşlarıyağmur değilyalnızlıktır yağan Daha da hüzünlendirir her gecekentin sokaklarınıbekçinin nefesiyledüdüğün içinde dönennohut taneciğininyalnızlığı Ne çok sevinirim bilsenizbir yılanmezarıma girer degöğüs kafesimin kemikleri içindekış uykusunayatarsa Sunay AKIN
Şub 23
IBu güller benim için mi açıldılar,Bu güller sizden bana açıldılardelindi ufkumun karanlığı, günümgecemi eritti baştan uca, üstündebir fırtınaydı bana kanat geren,tenimdeki bulutlar esmer, içimdekikem taş paramparça : Bu gülündurmadan, elim yüzünüze görülmemişbir cennet çizsin : beni kendinizeÂdem seçin. IIPencereniz sıkısıkıya kapalı, kapınızdaDilini kimsenin sökemeyeceği bir sürgü,Kokunuz damarıma dayanmış kama, süngüBakışınız bana erişecek olsa, dilinizdenkan …