Baharda
Bu duygu da ne böyle?
Görünmeyen bir enerji akışı, topraktan ayak tabanlarıma yükselip karnıma, göğsüme, oradan da boğazıma ulaşıyor; sese dönüşemeyen bir çığlık olup içimde kabarıyor.
Bu duygu da ne böyle?
Dalların ucunda şişen tomurcuklar kalbime dokunuyor.
Bir sevinç bu; ama aynı zamanda bir hüzün.
Bir huzursuzluk bu; ama içinde bir dinginlik de var.
Bir özlem bu; ve derinlerinde gizli bir öfke taşıyor.
Kalbimin barajında tutulmuş, durulup girdaplanmış, çatışıp durmuş, şimdi ise taşmak üzere.
Bu duygu da ne böyle?
O göğün mavisine ellerimi daldırmak istiyorum.
Henüz tanımadığım bütün insanlarla tanışmak, konuşmak istiyorum.
Keşke yarınla öbür gün aynı anda gelse.
İçim sabırsızlıkla dolu.
Ufkun ötesine kadar yürümek istiyorum; ama aynı zamanda şu çimenlerin üstünde kıpırdamadan kalmak da.
Birini avazım çıktığı kadar çağırmak istiyorum; ama aynı zamanda tek başıma sessizce susmak da.
Bu duygu da ne böyle?
Not:
İlkbahar, ayrılıklarla karşılaşmaları art arda getirir. İnsan ilişkilerinin çeşitliliği içinde kalp sürekli sallanır durur. Doğanın kendi yasası da buna hız kazandırır. Bir zamanlar benim kalbim de bu şiirdeki gibiydi.
Hüzün
O mavi göğün dalga seslerinin duyulduğu yerlerde
çok önemli bir şeyi düşürüp bırakmışım galiba.
Şeffaf geçmişin istasyonunda,
kayıp eşya görevlisinin önünde durunca
hüznüm daha da arttı.
Not:
Her okuyuşta insanı yeniden hüzünlendiren, ama yine de dönüp dönüp okunmak istenen bir şiirdir bu. Acaba kaybedilen şey neydi? İnsan, geçmiş denilen zamanı üst üste biriktirirken sürekli bir şeyler kaybeder.
Hüzün Yenidir
Yüzlerimizden gözlerinizi kaçırmayın.
Gözlerimiz size bakmıyor olsa bile,
hatta sizin hoşlanmadığınız bir başkasına yönelmiş olsa bile.
Hüznümüzü küçümsemeyin.
Çünkü biz, sizin gibi yorulmuş değiliz.
Hüzün yenidir.
Sevinç de öfke de öyle.
Kalplerimizin sizinkiyle aynı olduğunu sanmayın.
Not:
Bu şiir, öfke ve hüzün taşısalar da toplumdaki çelişkilerle ve adaletsizliklerle yüzleşmeye çalışan çocukların ve gençlerin duygularını anlatır.
Tekrar
Tekrarlayabiliriz.
Hataları tekrarlayabiliriz.
Tekrarlayabiliriz.
Pişmanlıkları tekrarlayabiliriz.
Ama tekrarlayamayız
bir insanın hayatını.
Yine de tekrar etmek zorundayız:
İnsan hayatı değerlidir, demeyi tekrar etmek zorundayız.
Hayatın tekrarlanamayacağını tekrar etmek zorundayız.
Biz tekrarlayabiliriz
başkalarının ölümünü.
Ama tekrarlayamayız
kendi ölümümüzü.
Not:
Bu, insan varoluşunun temel meselelerinden birini dile getiren şiirlerden biridir. Ne olursa olsun insan kendi yaşamını olabildiğince anlamlı yaşamalı, başkalarının yaşamına da saygı göstermelidir. Savaşlar ve suçlar yoluyla başkalarının hayatını çiğnemek ise asla kabul edilemez.
Yaşamak
Yaşamak demek,
şimdi yaşamak demek.
Bu,
susamak demektir.
Ağaçların arasından süzülen ışığın göz kamaştırması demektir.
Bir melodiyi ansızın hatırlamak demektir.
Hapşırmak demektir.
Seninle el ele tutuşmak demektir.
Yaşamak demek,
şimdi yaşamak demek.
Bu,
mini etek demektir.
Planetaryum demektir.
Johann Strauss demektir.
Picasso demektir.
Alpler demektir.
Bütün güzel şeylerle karşılaşmak demektir.
Ve
gizlenmiş kötülüğü dikkatle reddetmek demektir.
Yaşamak demek,
şimdi yaşamak demek.
Ağlayabilmek demektir.
Gülebilmek demektir.
Öfkelenebilmek demektir.
Özgür olmak demektir.
Yaşamak demek,
şimdi yaşamak demek.
Şu anda uzakta bir köpeğin havlaması demektir.
Şu anda Dünya’nın dönmesi demektir.
Şu anda bir yerde bir bebeğin ilk çığlığını atması demektir.
Şu anda bir yerde bir askerin yaralanması demektir.
Şu anda bir salıncağın sallanması demektir.
Şimdi’nin, şimdi olup geçmesi demektir.
Yaşamak demek,
şimdi yaşamak demek.
Kuşların kanat çırpması demektir.
Denizin gürlemesi demektir.
Bir salyangozun sürünmesi demektir.
İnsanın sevmesi demektir.
Senin elinin sıcaklığı…
İşte hayat demektir.
Not:
Bu şiir, Tanikawa’nın en tanınmış eserlerinden biridir. Yaşamak, her anın eşsiz ve bir daha geri gelmeyecek kadar değerli olduğunu fark etmektir. Kuşaktan kuşağa okunmayı hak eden şiirlerden biridir.
Kavga Edeceksen Gel
Kavga edeceksen gel!
Çırılçıplak gel!
Çıplak gelmeye korkuyorsan
başına bir kızartma tenceresi geçir de gel!
Eğer şu erkeklik gururun engel oluyorsa
onu da tutup gel!
Kavga edeceksen gel!
Tek başına gel!
Tek başına gelmeye korkuyorsan
üç karını da yanında getir!
Susarsan
biraz içki iç de gel!
Kavga edeceksen gel!
Koşarak gel!
Koşmaya korkuyorsan
eski püskü bir roket bul,
onunla gel!
Bugün gelemiyorsan
dünden önce gel!
Not:
İnsana çocukluk günlerini hatırlatan neşeli bir şiirdir. Her çocuk bir zamanlar hayallerle dolu ve ışıl ışıldı. Bir o kadar da sivri, bir o kadar da cesur. Bu şiirde Tanikawa’nın çocuklara duyduğu sınırsız sevgi hissedilir.
Shuntarō Tanikawa











