Andrei Tarkovski’nin 1981 tarihli günlüklerinden seçilmiş bölümler

Kaç aydır yaşamıyorum; sadece bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum…
Tanrım, yardım et!


10 Temmuz, Moskova

Başka bir mucize. Her şeye rağmen bazen başıma garip ve harika şeyler geliyor.

Bugün annemin mezarını ziyaret etmek için mezarlığa gittim. Alçak bir çitle çevrili, ufak bir tümsek, basit bir tahta haçlı mezar. Üzerinde yabani çilekler bitmiş. Tanrı’ya dua ettim, ağladım; anneme biraz şikâyette bulunup benim için dua etmesini, aracılık etmesini istedim.

Çünkü hayat gerçekten tümüyle dayanılmaz oldu. Eğer Andruşka olmasaydı, ölüm benim için en makul yol olurdu.

Annemin mezarını terk etmeden önce üzerinden bir çilek yaprağı kopardım. Yolda gelirken pörsüdü; o yüzden eve gelince onu ılık suyun içine koydum. Bir süre sonra yaprak yeniden canlandı. Ruhumun da sakinleştiğini hissettim.

Ve aniden telefon çaldı. Roma’dan Norman arıyordu. İtalyanların ayın 20’sinde geleceklerini söylemek için aramış. Tabii bu annemin sayesinde olmuştu. Bundan en ufak bir kuşkum yok. Benim sevgili, iyi annem… benim canım… teşekkür ederim. Kendimi sana karşı ne kadar da suçlu hissediyorum.


15 Temmuz, Moskova

“Her zaman, doğduğum ilk günkü kadar akıllı olmadığım için kederlenmişimdir.”

— Thoreau, Walden

Hepimizin duyguları ve algıları şüphesiz birbirinin aynı değil. Hatta çok farklı olduklarını söyleyebiliriz. Dünya, özgün bir zihin için içine girilebilir ve anlaşılabilir olduğu kadar, aynı nedenle kapalı bir kutudur da. Görebildiğimizden çok daha fazla deliği ve mutlağı vardır. Fakat biz onları göremeyiz; çünkü tanımayız.

Belki ben bir anlamda agnostiğim. İnsanlığın, var olan yöntemlerin yeterli olduklarını savunarak dünya hakkında ileri sürdüğü her yeni bilgiyi kabul etmeyi reddediyorum. E = mc² formülü kesinlikle doğru olamaz; çünkü pozitif bilgi diye bir şey yoktur.

Bizim bilgimiz ter ya da duman gibidir. O, organizmanın varoluşundan ayrılamaz bir işlevidir ve hakikatle hiçbir ilgisi yoktur.

Bilincin tek işlevi sürekli kurmacalar üretmektir. Gerçek bilgi ise ancak kalpte ve ruhta gerçekleşen, yerine getirilen bilgidir.


Ve her şey daha iyiye gidiyormuş gibi görünüyordu; ama bunu zaman gösterecek.


13 Ağustos 1981

Her şeye rağmen dengeli, bağımsız ve yalnız bir yaşam biçimi insana en önemli şey olan huzuru veriyor. Huzur bulmalıyım.

Meditasyona ciddi bir şekilde başlamalıyım; Budizme de (işte yine İtalya aklıma geldi).

İtalya’da ya da İsviçre’de bir yerde yaşayıp da sırf bir fikir edinmek için Seylan’a gitmek ne muhteşem olurdu.

Evet, şu an hiçbir şey hatırlamıyorum. Daha önce Gurdjieff’in teorisiyle ilgili herhangi bir şey yazdım mı acaba? O sıralar beni tam olarak ikna edememişti. Çünkü ben, bir agnostik olarak, kendimi evrenin oluşumunun “evrensel” kavramı ve insanın bunun içindeki rolüyle yüz yüze getirilmiş hissediyordum. Her şeyin bilinebilirliğine inanmıyorum. Kaderi kabul edebilirim ama bilgiyi değil.


14 Ağustos, Myasnoye

Neden edebiyatta, tiyatroda ya da sinemada daha çok insanın galibiyetiyle sonuçlanan konular seçilir?

Bu tür bir gelişme, okuyucu ya da izleyici nezdinde daha çok puan toplanmasına yarayabilir kuşkusuz; ama kahramanın yenilgiye uğraması da aynı şekilde puan getirebilir. Başarısızlık öyküleri sanatta yeni bir başlangıca yol açabilir.

Hakikat kendi içinde var olmaz; tayin edici olan, hakikate ulaşmayı sağlayan yöntemdir, ona giden yoldur.

Yol.


18 Ağustos, Moskova

Evdeyim. Yorgunum. Kendi yatağımdan başka bir yerde doğru dürüst uyuyamıyorum. Bir de yalnız olmadan.


19 Ağustos, Moskova

Kaç aydır yaşamıyorum; sadece bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum…

Tanrım, yardım et!


20 Ağustos, Moskova

Olabilecek tek kriter, gelecekteki izleyiciyle kurulacak diyalogun inanca ve samimiyete yer vermesidir. Başka bir şey yok; olamaz da.


22 Ağustos, Moskova

Larissa için çok endişeleniyorum. Beş kuruşumuz yok. Andruşka için de çok endişeleniyorum. Çok yakında okula başlayacak. Onun için hazırlanması gereken şeyler var: odası, pantolonu…

Lara’nın bunları halledeceğinden eminim. Yeter ki iyi olsun. Çok yorgun, zavallıcık.

Solonitsin’in sağlık durumunun iyi gitmediğine dair bazı söylentiler duydum. Doktorun dediğine göre ameliyattan sonra bir yıl içinde her şey olabilir.

Kendimi ne kadar bitkin ve perişan hissediyorum…


23 Ağustos, Moskova

Niye kendimi bu kadar kötü hissediyorum? Bu kadar bitkin?

En azından rüya görür ve bazı rüyalarımda umutlanırdım. Fakat şimdi rüya bile görmüyorum.

Korkunç, yaşam çok korkunç!

Ah, Lara… Eğer yaşamım onun için olmasaydı…


Andrey Tarkovski
Zaman Zaman İçinde
Günlükler (1970-1986)
Agora Kitaplığı
Çeviren: Seda Kervanoğlu

20260614_0059338578207726290255502-1024x482 Andrei Tarkovski'nin 1981 tarihli günlüklerinden seçilmiş bölümler

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.