Yaşlı Bir Adam

Gürültülü kahvenin içerlek bölümünde
yaşlı bir adam oturuyor tek başına
başını masaya eğmiş, önünde bir gazete.

Ve sefil yaşlılığının küskünlüğü içinde
hayatını nasıl boşa harcadığını düşünüyor
güçlü, yakışıklı, sazı sözü yerindeyken.

Biliyor artık çok yaşlandığını, duyuyor, görüyor.
Oysa daha dün gibi geliyor ona gençlik günleri.
Nasıl da hızla geçmiş zaman, nasıl da hızla geçmiş.

Onu nasıl yanılttığını düşünüyor aklının,
ona nasıl her zaman safça inandığını
“Yarın daha çok vaktin var,” diyen o yalancıya.

Dizginlediği onca istek geliyor aklına,
boşa giden onca sevinç. Kaçırdığı her fırsat
alay ediyor şimdi onun bu kafasız hesaplılığıyla.

… Ama bunca düşünce, bunca hatırlama
başını döndürüyor yaşlı adamın. Uyuyakalıyor
dayayıp başını kahvenin masasına…

Yannis Ritsos
Çeviri: Cevat Çapan