Bekledik, gelmediler. Açtık pencereleri, kulak kesildik seslere gündüz ve gece, taradık tek tek istasyona inen yorgun yüzleri, ufuktaki lekelere ayarladık dürbünü: Bekledik, kırık, gelmeyeceklerini anladıktan sonra bile. Görkemli geçmedi günler burada: Sıradan, sade, dingin anlar kovaladı sıradan, sade, kekre anları: Yoktu büyük fırtınalar öyle, büyük büyüler kurulup çözülmedi bu yaz: Her zamanki nedensiz hüzünler, çocukların …
Tag: Enis Batur
Şub 23
Şiire Eşlik Eden Fotoğraf
Bu dizeleri burada ilk kez okuyan bir okur, şiirde sözü geçen fotoğrafları görmediği halde, onları zihninde kurmayı kolaylıkla başarır sanıyorum. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, fotoğraflar şiire bir fazlalık yaratacaklardır. Kesin bir ölçüm yapabilir miyiz? Fotoğrafları hiç görmemiş olanların düşünceleri, onları görmüş olanlarınkinden ayrılabilir. Şüphesiz buluşanlar, düşünceleri çakışanlar çıkacaktır aralarından, gelgelelim ayrı düşünenler olacağını kestirmek de güç …
Şub 23
Buz Geceleri
1 Gittim, yenildim, döndüm. Ordum kırıldı,sabah erkendi ova uçsuz bucaksız, gece çöktüve daraldı görüş alanım: Kan koktu toprak, hava,gürül gürül akan su. Çatlamış atların ağırdansı, iniltileri donmuş yaralılar, yollarayığarak unutulan ölüler, utkuyla bozgununarası bir karış: Oradan darmadağın, geçtim.Şimdi yeni bir sabah. Pıhtı ve barut geride kalsın.Gökyüzünden umduğum arı bir yağmurBeni eldeğmemiş bir vakte hazırlasın. Birtay …
Şub 23
Kırkikindiler
“Bu sarı, tok tütünü senin için ayırdım: senin için soydum domatesin kabuğunu, senin için dildim, tuzladım.” “Senin için perdaha çektim içimdeki hayvanı; gövdemi yaya, burguya aldım senin için. Bu koku, bu kor, bu gemsiz istek senin açlığın için.” “Toprak suya doydu bu yıl, ben sana daha doyamadım,” diye sürdürüyor kadın, içinden. “Yüzündeki gururlu umutsuzlukla içimdeki …
Şub 23
Doğu-Batı Divanı’ndan Seçmeler
Ne çok taşındık! Nasıl dolaştırdıkbunca umudu, terkedilişi, kaybetmeve kaybolma duygusunu? (s.15) Gerçekten de bir yanlışı bir başka yanlışladüzeltircesine, telâşla savrulmuştuk oradanoraya: Kimi getirsek gözümüzün önüne kırıkdökük eşyaları çağrıştıracaktı. Yitirilen bunca saf hedef, geridönüşsüz kararların yıprattığı uykular, sabah uyanınca yüzümüzde patlayan yalnızlık damarı ya da yanımızda yatan yabancınınbir akıntıda hızla uzaklaşan gövdesi: İçimizde toplananlar çapraz sağlamada bulduğumuz şaşkınbir eksiği kapatmaya …
Şub 23
THE WAY THEY LIVE NOW (Uyarlama Denemesi)
İlk gidenle dağılmaya başlamıştı aslında tarikat,diyor Fatma, da diyor Alyoşa, ilk gideninneden gitmeye karar vermiş olduğunu anlamakgerekirdi, öyle ya birşeylerin dağılmaya hazır olduğunudüşünmese, sözünü kesiyor Ekrem her zamanki gibi,Yavuz’du ilk giden, unutmamak gerek, zaten kalmayaniyeti olmayan biri, ne o bize ısınabilmişti ne de bizonu benimseyebilmiştik, evet ama diye atılıyor Nilgün,ilk o gitmiş olsa bile, hatırlarsan …
Şub 23
Bahara Doğru
Kış bitmiş sayılmaz henüz,yanına çömelmişbahar hakkında konuşuyorumbodur limon ağacıyla,soğuktan uçları biraz yanmışyapraklarının,gene de canlı ve dilbaz,ne biliyorsa anlatıyorhızla yutarak kelimeleri,soruyorum, daha ince kimsesözetmemiş ona Monet’ninufarak tablosundan,gidip içerden getiriyorumkartpostalını resmin,bakıyor uzun uzun, susuyor,kimbilir ne düşünüyor. Enis Batur
Şub 23
Muhacir Kuş
I Büyük, yalnız, yaralı bir kuştuHamdi beyin gördüğü: Odasındaotelin iç organlarını dinliyorduher gece: Kimbilir kaç kış çökmüştüyazların arkasına, uyku onu çoktanterketmişti. Hatırlamıyordu şimdigüneşi ve sise doladığı kadınları,istasyonlar bile kendi zamanınıkemiren aç bir tünel faresinindişlerinde öğütülmüştü.Doğduğu evden bir pencere karosu,M ontparnasse’den bir ara sokak,Beylerbeyi’nde bir sakız çamınınavcuyla sıcaklığını yokladığı sertkabuğu ve nerede ne zamandıbilemediği sinsi bir …
Şub 23
SİGMA, requiem
Sahne kararıyor ve ağır ağır batıyorummecnûnu olduğum suyun içinde, görüyorumhızla yanımdan geçen yüzleri: Odisseus,Iason, Sinbad, Kaptan Ahab Pirî Reis vediğerleri, kaç kişiye nasip olur böylesi birkarşılama töreni-… Son gece bir düş gördüm: Boylu boyuncaUzanmışım Dantes’in küpeştesine, kıyıdanel sallıyor herkes ve yelkeni dolduruyoruzaktaki dağlardan inen rüzgâr, dümensahipsiz, sular kabarmış, öfkeli köpüklerinortasında kararlı bir hayalet tekne gibiaçılıyor …
Şub 23
Vasiyet
Her yıl vasiyetimi yazardım bir kağıda,insan birdenbire ölebilir ve bıraktığı izlersayısız kararsızlık doğurabilir korkusuylakalanlar için – soru işaretleriyle tıkabasadolu kalanları gördüydüm: Rahmetli bendensonra tufan diye mi düşünmüştü, yoksaaklına mı getirmek istememişti öleceğini,anlamadım hiçbir zaman nasıl yaşanabilirölüm düşüncesinden bunca firari: Birdengidenlerle ağır ağır gidenler doldururkengünlerimizi, neydi ki vasiyet bellediğim:Kâğıt üzre kâğıt üzerindeki vaziyetti.Vasiyet gidenle ilgili benim …