Sultan Ahmet Çeşmesi

Su yerine süs akıyor
Deliklerinden
Eğilmiş ölümsüz ince bilekli
Cariyeler bakıyor

                 Derinlerden geliyor sesleri

Önünde dokuz minare
Aynalar kadar aydınlık yüreği
Kilise öte yanında yara bere
İçinde kendini sessiz bir oluşa bırakıyor

                 Değiştiriyor deri

Tramvayın köşeleri sarıdır
Ortasında oturmuş mesut bir sağır
Bütün gün türkü çağırır
Erir çeşmenin iki göz bebeği

                 Ben o kanlı kızgın
                 Gözyaşlarıyım çeşmenin

Sezai Karakoç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.