Mahkum ve Kadın

öpmedim hiç bir kadını
onbeş yıl
kendi halimce onlardan habersiz
aşık olduğum
kimi kadınların adlarını bile unuttum
bir kaçının adıysa
çıplak ve serin bir rüzgar gibi hala
durmadan eser düşlerimde
onlarla ilgili
masallar uydurdum
         umutlar büyüttüm
alıp koynuma uyudum hüzünlü seslerini

kadınlar nasıl kokar
         çiçeklerden farkları
avuçlarının arasına aldığımda
gögüsleri
bir güvercinin kalbi gibi mi çırpınır

bir kadının erkeklerle ilgili duygularını
bilmek isterdim
gerçekte
TV
magazin programları
         boyalı gazete eklerinde
anlatıldığı gibi mi

düşünüyorum da
anlamaktan
öyle uzağım ki
ama biliyorum
bir erkek kırk gün hatta elli gün
“gık” demeden aç kalabilir
onbeş, yirmi yıl mapus yatabilir
davasından dönmeden
ama tek bir gün bile
bir kadını düşte de olsa
dizinde yatırmadan
bağı-bostanı sulamaktan dönen
yaşlı bir köylü gibi
gece
kafasını yastığına korken
mutluluk gemisini demirleye bilir mi

öyle gecelerde uykularım
avcıların köpek sürüleriyle
karaçalılara sürdüğü
bir ceylan yavrusu gibi
çaresiz ve yaralı kalır.

Ali Biçer

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.