Kurban

(Gelecek geçmişe kısa bir yolculuk)

Doğuştanmış kadersizliğim
çocukluğumun
sıradan bir şubat ayının
soğuk çarşamba akşamında
annemin ağlamaklı çığlıklarına
kurban gittiğinde anlamalıydım

Daha küçüktüm..
anlamını bile bilmediğim ismimin
bir nüfus memurunun
iyi duymayan kulaklarına
kurban gidişine aldırmadım

Gurbet habersizce çıktı karşıma
babamın sert bakışlarıyla
ergenliğimin hayallerini
şehirler arası otobüslerin
camlarının buğusuna kurban ettim

gençliğimin altında ezildiğimde
alnımdaki çizgiler daha inceydi
büyüdüğümü zannedip
sevdiğime emanet ettiğim yüreğim
bir yalana kurban gittiğinde fark ettim

yine sıradan bir şubat ayının
soğuk Çarşamba akşamındayım
uzun zamandan beri biriktirip
hiçbir şeye değdiremediğim
suskun göz yaşlarımla
yetmiş beşime basışımın
yalnızlığıma kurban gidişini kutlamaktayım

Lou Salome