Kopuşma

an gelir; taşıyamaz karın yükünü dağ
kurt uluması, kuş pırlaması bahanedir
düşer çığ

dağ mı yenilmiştir, çığ mı… bilinmez

kurt şaşkın, kapılıp gömülür büyüyen topa
kuş, ödü paramparça uçar en yakın vadiye
buzun ve karın felaketine uğramıştır zaman…
dağ yerinde kalır

an gelir; taşıyamaz bal meyvenin yükünü koca dal
güneşin okşaması, rüzgârın esnemesi bahanedir
kopar bağ

salkım mı yenilmiştir, çiy mi… bilinmez

arı şaşkın bakakalır, gümeçten büyük toprağa
bozgunudur ağı yırtık örümceğin, sarkar tuzağı
ısının ve esimin felaketine uğramıştır zaman
güneş yerinde kalır

an gelir; taşıyamaz eskiyen yılların yükünü sığ düşte Sal
olan olmuş çiçeğe, nektar-petek öyküsü bahanedir
kurur zaman

yaşam mı yenilmiştir, çiğ mi… bilinmez

ölüm en acı ıssızlıktır, gezegen simsiyah an: gece artık

ay kafesinde kalır

tozlanır zaman, eskimeyi sürdürür Hayalci

Hilmi Haşal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.