***
Ah ah…
Yılbaşında
Çocuk olmak varmış…
***
Yıl sonunda
Azarlananlar hesabına hani
Çatlıyorum kıskançlığımdan.
***
Ne olacak; meşe kömürü ateşi…
İşte bizim senelerimiz de
Ateş nasıl geçerse öyle geçiyor.
***
Eh, ben artık yaşlandım ya,
Kıskançlıktan patlıyor millet…
Ah, ama ne soğuk hava…
***
Ne serin oluyor insanın
Şöyle sereserpe uzanması
Ama ne yalnız ne yalnız…
***
Yooo, yanımda kimsem yok, dedim
Otelin kâtibine; deftere onu bile yazdı.
Şu sonbahar gecesi amma da soğuk hava.
***
Sıcak bir gece
Uyukla dur bakalım
Bavullar denkler arasında.
***
En sıcak günü yılın
Vanm-yoğum tek Kasa da
Çalmdı gitti.
***
Sığır gelir
Mu… mu…
Sisler içinden…
***
Çiçek hırsızının üstüne
Dağlarm doruğundaki ay
Göstermemek ister gibi vuruyordu.
***
Bahar yağmuru
Genç ve güzel kızın birinde
Aman bir esneme… bir esneme…
***
Bahar yağmuru
Minicik kızın biri
Kediye dans öğretiyor.
***
Karlar eriyor ya
Meğer bu köyde
Ne kadar çocuk varmış…
***
Kapıdan şöyle biraz ötedeki
Karların üstünde
Sidiğin açtığı dümdüz bir oyuk.
***
Mevsim kış
Körpe orospunun biri
Tencerenin isini temizliyor.
***
Solgun mavi gökyüzünde
Beliriyor akşam oldu mu
Sıra sıra sonbahar dağlan.
***
Kış ormanında
Evvel zaman içinde
Kalbur saman içindenin yankıları…
***
Bugünkü âlemimizde bile
Şol dünyamızın kuşları
öter HOKEKYO deyu deyu.
***
Çocuk diyor ki
Bak anneciğim, pirinç kurabiyecisi
Komşunun kapısında…, ha?..
***
Haşlanmış kestaneler;
Minicik oğlanın biri
Akıllıca bağdaş kurup oturdu.
***
Bak ben gidiyorum
Yaramazlık etme de
Çekirgelerle oyna, emi…
***
Oburluğa yeltenen çocuklar
Maşallah oburlara bile
Taş çıkarttılar hani…
***
Ama nezaman
Nezaman okyanusu görsem
Ah anacığım ah!..
***
Ay altında, çiçekler altında
Tam 49 yıl boşuboşuna
Ha babam dolaş ta dolaş…
***
Şu bizim uşak var ya hani
Ne iyi; ne temiz yürekli adam,
Komşunun kapısındaki karları da kürüyor.
***
Dolu tanecikleri yerde
Ay ışığında sabah şırfıntıları
Döndüler evleme.
***
Ayın ondördü… parıl parıl ama…
Hani ne olmuş sanki gibilerden
Dikilip duruyor şurada bostan korkuluğu.
***
Ayıp değil ya sorması, acaba
Soğuk ne yönden gelir
Bostan korkuluğu, ha?..
***
Şu ihtiyar halimden hani
Bostan korkuluğunun önünde bile
Yerin dibine geçiyorum.
***
Dikilmiş bostan korkuluğu
Esen rüzgârdan koruyor
Memedeki yavrucuğu.
***
Kelebeğin biri geldi
Bahçedeki bir kelebeği taktı yanına
Çekti gitti.
***
Uçan kelebeğe karşı
Kendimi tozdan-topraktan
Bir yaratık hissettim doğrusu.
***
Kapının önünde bir kelebek Minik kız yaklaşınca uçuyor
Kız gene yaklaşıyor, gene uçuyor.
***
Çekirgecik
Basıp basıp ta kırma öyle
Şu parıl pani kırağı incilerini.
***
Serin bir meltem
Çekirge
Avazı çıktığı kadar ötüyor.
***
Kulübemde geceleyin
Ne var-ne yok gibilerden hani
Köşe-bucağı bir arayıp-tarama çekirgede.
***
Paşa paşa çocuklardan ol da
Eve iyice göz-kulak ol
Emi çekirgecik…
***
Koca bir ateş böceği
Dalgalana dalgalana
Geçti gitti.
***
Çalılardan bir kapı
Kilidi de
Sümüklü böcekten.
***
Hadi sümüklü böcek
Çık bakalım şu Fuji tepesine
Ama yavaş ol, yavaş ol…
***
Kapıda sinekler
Bol meyveli bir yılın
Gürültüsünü göğe çıkarıyorlar.
***
Körpe gugukçuk
Sarı bir sesle
Anasını babasını çağırıyor.
***
Yusufçuğun gözlerinde
Uzak tepelerin
Görüntüsü yansıyor.
***
Sizin için de pireler
Gece uzun olmalı
Ortalılı ta ıssız.
***
Kurbağanın biri
Nedense ekşi bir suratla
Bakıp duruyor bana.
***
Çalıkuşu
Kazanıp gidiyor hayatını işte
Şamata ettiği filân da yok.
***
Çalıkuşu bıcır bıcır
Ama hava kararıyormuş
Olsun varsın…
***
İş bilenin dememişler tevekkeli
Bak yabani kırların kargası
Hop etti muz ağacına kondu.
***
Tarlanın önünde
Uçuşan yapraklar
Baştan çıkarıyor kediyi.
***
Yılın sonu…
Hani bizden biriymiş gibilerden
Oturuvermiş şuracığa kedi.
***
Kedi kalkıyor artık, uykusunu aldı ya
Bir esneme, bir esneme seninkinde
Sonra hadi bakalım hovardalığa.
***
Karlı yolda köpekler
Halden anlarcasına
Yol verdiler de öyle geçtik.
***
Erkek geyiğin biri
Bir yiyip bir dağıtyor
Çalıyoncasının çiçeklerini.
***
Serpilen pirinç taneleri…
Bu da bir çeşit giinâh işte!
Kuşlarda bir kavga bir döğüş…
***
Dünyada böceklerden bile Kiminin şarkıya-türküye yatkın sesi
Kiminin hani berbat mı berbat…
***
Ay ışığı diyor ki sanki
Hadi hadi çalıver canım
Şu çiçekli erik dalını, hadi…
***
Geceleyin kiraz çiçekleri
Gökten inmiş
Melekler gibi.
***
Polovniya ağacı
Tezelden soyundu yapraklarından
Dikilip duruyor baston yutmuş gibi.
***
Basbayağı canlıyız işte
Ben de canlı
Gelincik çiçeği de…
***
Yabani Japon incirleri
Anne yiyor
Acılarını, hamlarını…
***
Sararıyor Pampas çayırları
Sırası işte; evvel zaman içinde
İhtiyar bir cadı varmış…
***
Kocaman ama; dağ gibi
Dağ gibi bir kestane ağacı
Nerdeee.., tepesine çıkmak!..
Kobayashi İSSA
(1763-1827)












