Bekledik, gelmediler. Açtık pencereleri, kulak kesildik seslere gündüz ve gece, taradık tek tek istasyona inen yorgun yüzleri, ufuktaki lekelere ayarladık dürbünü: Bekledik, kırık, gelmeyeceklerini anladıktan sonra bile. Görkemli geçmedi günler burada: Sıradan, sade, dingin anlar kovaladı sıradan, sade, kekre anları: Yoktu büyük fırtınalar öyle, büyük büyüler kurulup çözülmedi bu yaz: Her zamanki nedensiz hüzünler, çocukların …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Aylı Karanlık
saklı tuttun saklı tutmanı sevdimen karanlığa açılan kapını sevdimyüzümü döndürmek için az mıdenizler dalgalar az mı yangınlar bulutlargeldi savruldu üstüme geldi yıkıldı bir nice batık taşlara gemilerimyıkılmış ağaçlara bir nice gölgeleregemilerim dedim beni alır götürürkoskoca bir uykunun ardındabir ormanın ardında karıncaların olmadı mı en çok onu sevdimsaçlarını kurutmağa yaz güneşiolmadı mı ellerini sevdim gülüşleriniateşler yaktım …
Şub 23
Çiçekleri Sulasan
çiçekler sulasan, kurumuş yaprakları kessensözgelimi tırnaklarını yemesenakşamları erken yatsan iyi olur. iyi olur elbetyani şu süsenler, kır menekşeleri yok mune desemdenizin bir tenhalıkla uyumukayboldukış çoktan unutuldu da ondan. bir akşambir manav bütün hüznüyle konuştusalatalara vuran bir ışığın altındasanki Ortaköy’de yarısı yanmış bir kışlagene böyle bir sonuçtukış unutuldu kardeşim. artıkhiçbir ayak sesi birbirine benzemez. Bingöl’le İstanbul …
Şub 23
Saat On’da Kalkacak Vapur
Saat onda kalkacak vapurbiliyorum biliyorumişte bavulum, yüreğim işte şuradabiletimi istiyorlar, uzatıyorumgüverteye çıkıyorum, hiç yoktan bir deniz daha-saat onda mı kalkacakmış vapur-gecikebilirmiş biraz, öyle diyorlardesinler, desinlerhey kaptan! bana baksanaben çoktan varmışım varacağım yerebir edip daha bekliyor beni eski bir otelin kapısında. üstümde sarı bir gömlek var, iyi ki sarıiçimi kapatıyor bana verdikleri odaeşyalarımı yerleştiriyorum, öylesine ağırdan …
Şub 23
Yat ve Uyu!
Bu karanlık, bu uzun kış gecelerinde…Soğuk, buzdan bir perdeyle süslerken camı,Dolaşırken birçok siyah gölge odamı,Damarımda kurşunlaşıp donarken kanım;Yine seni düşünmekle geçer zamanım…Bu kimsesiz… Bu mahzun kış gecelerinde… Serpilirken pencereme avuç avuç kar…İçerimde hicranlardan bir nehir akar…Karların da lambam gibi rengi sarıdır…Onlar yırtık bir mektubun parçalarıdır:Rüzgâr, sana yazdığımı geri getirdi…Pencereden dondurucu bir nefes girdi… Rüzgâr yaptı …
Şub 23
Sis
Sarmış yine âfâkını bir dûd-ı munannid,Bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid.Tazyîkının altında silinmiş gibi eşbâh,Bir tozlu kesâfetten ibâret bütün elvâh;Bir tozlu ve heybetli kesâfet ki nazarlarDikkatle nüfûz eyleyemez gavrine, korkar!Lâkin sana lâyık bu derin sürte-i muzlim,Lâyık bu tesettür sana, ey sahn-ı mezâlim!Ey sahn-ı mezâlim…Evet, ey sahne-i garrâ,Ey sahne-i zî-şâ’şaa-i hâile-pîrâ!Ey şa’şaanın, kevkebenin mehdi, mezârıŞarkın ezelî …
Şub 23
Hepsi Bu
tercih yapan tercihini yapmıştır,yapılan tercih yanlışsa da, yanlıştır..kimsenin alacağı önlem kalmamıştır.. hepsi bu.. Sibel A. Kuruca
Şub 23
Yaza Sızıla
”Ölüm harfleri ha! dedi, onlar sizin ölümünüzü de yazmayacak mı?!” I Rengarenk uçurumlarım vardı benim, eskidenRengarenk çıplak güçlerim-onları salardımüstlerine, rüzgarda oraları ürperirdikadınların, gölgelenirdi yüzüm, iki kayaarasında kalır, acırdım. Yolunu şaşırmışbir kadırgaya incelirdim, eskiden. Çok eskiden… izler bulur, yazıtlarda adımı okurdum,su yazıtlarında. Bakın, bir hayvanım da vardı,beni büyüten, çok yaşlı ……………..bir kaplumbağa ……………………….., hep o anlatırdı …
Şub 23
Kapına Geliyorum Bugün
Gökyüzündeki tüm mavileri toplayıpbasmadan yol-üstü papatyalarınaboynunu düşleyerekve düşmeden kapına geliyorum bugün Yamalarımdan taşan yaralarımlaöperek bir nehri yatağındanellerimi toprakla yıkayarakve kurulamadan kapına geliyorum bugün Alıp gırtlağımdaki güvercin ölüsünüürkütmeden tel-aşığı posta kuşlarınıkeskin gagalarından öperekve ıslatmadan kapına geliyorum bugün Bütün güzel okul-bahçesi çocuklarıyladokunmadan ceplerindeki mendilesırma saçlarını okşayarakve harçlıklarıyla kapına geliyorum bugün Ve n’olur gül kurusu sevgilimgülen yüzünü düşürmedenyeşil …
Şub 23
Zurnanın Zırt Dediği Yer
Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmamış;Ama size kalacak .Olur a, Sultan Süleyman bilememiş işini;Ama siz bileceksiniz.Şöyle sizinle beraber üç beş kişi;Öte yanı kör dövüşü.Bir gün yaşamışsınız, ömrünüzde bereket;Akşam olmuş kendiliğinden;Bir konağınız var dayalı döşeli;Kapıda arabanız, oda oda mutluluğunuz;Kadehte kuş sütü var,tabakta minare gölgesi…Biraz da aşk masalı ekleyin bu düzene;Eklediniz mi?Oh, yaşamak ne güzel şeymiş be!Güzeldir tabii… …