Rüzgârla bozduğun sessizliğini dinledim; seni bırakan yaprağın sesini, kuma dokununca ve çölde çizilmiş bir ağaç gibi resmini. oysa süngerde kalmış damlasıydım sana ulaşamayan suyun, yanında üşürken uyu-yordum gözlerimde seni ve öylesine sustun kuytusunda uykumun. kumunu içine saklayan bir saatti çöl- de bulduğun; ters çevrilmedikçe çalışmayan. belki giden zamanı geri getirmekti istediğin, saatini bana bırakıp gitimekti. …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Yara Bandı
Gün gizini sürdü sessizliğe, konuğunu Bütün gece bekleyen sokak ışıklarına, Kaldırımlara. Ben sesini duydum yüzünde Ağlayan kedinin, acısını anladım ve annemi Anımsadım, bacağını saklayan basma eteği Görünce yara bandı satan kızın. Sarıydı teni ve kirliydi elleri. Bir gecenin Kondusu yürümüştü gözlerindeki kısa Patikada. Çocukluğunu oyuncak bir trenden Çıkarıp taşını sulamıştı kaldırımların. Ve anlamıştı: insanlığın yarası …
Şub 23
Saklı
uyurdum, dokunduğum camlar kırılırdı derinliğinde uykumun. Nil, gözlerimden geçsin diye güne kirpiklerim kırılırdı. oysa, saklambaç oynayan bir çocuktu büyüttüğüm; babasının dudaklarına sıkışmış ve unutulmuş… sobelendim, saklandığım saydam düşlerin ardında. sunacak başka birşeyim yoktu, bir çocuğun bayram sabahındaki beklentisini sundum yaşama ve tedirginliğini oğlu savaşta bir annenin. uzak ezgisini dinleyerek bırakıp gitmelerin. nil güne akarken şubat …
Şub 23
Aylak Göz
Erkenden aşındırır aşkını Odaların köşelerine zamansız oturur Duyarsa bir çocuğun Oyundan çağrıldığını Başının her seferinde döndüğü kumarı Gönlünü bir tarzla kurularken kazanır Anlarsa yenilen bir kadının Darda kaldığını Kendi kendine ardaşak kaçağı Arada bir bakınır ne yaptığına Süresiz kapılır tablolara yangelir Ve oturdu mu bir masaya Hakkını verir çay içmenin Bu adam kitapların uçlarına Çizilmiş …
Şub 23
Karınca Kumu
Işıl’a Yine gittin o karanlık odayaKaranlık uykularına.Sen hep gülerdin oysa, gülüverirdinBir bakardım eğilmiş su içiyorGamzelerinden kuşlar.Bir bakardım gözlerindeGüneşli ve sıcak iki hurma.Bir bakardım hayata dikleniyorDiktiğin horoz ibikleri saksılarda.Biriciğim, kardeşim ne oldu sana? Karşıyaka vapurunda alıştı dilim en çok acıyaAcı çaylar içer ve bakardım karanlık sularaBir balığın uykusunu düşlerdimKaranlık sularda kaybettiği rüyaları,Sigaramdan kopup giden iki kıvılcımMerak …
Şub 23
Kuzguncuk Oteli
evimi bir sokakla aldattım, üstümdeay var bu gümüş semtinde bir sokağınüçüncü katıyım, deniz bana bakıyor,ben artık yalnızca denize karşıyım üstüme gelme ay hanım, Kuzguncuk otelindeiyilik katına çık, senin konukların ağır,ben bir anıyı ağırlamakla geçen hayatlardanım ruhumun bir otelde ilk kalışı buaynı, oda, aynı yatak, aynı aynadabirbirimizi ilk görüşümüz, başka veda yok,üstümdeki yabancıyla uyumalıyım ruh semtinden …
Şub 23
Cümle
Cümleyi nereye kuralım, sokaklar hayli eski,yenisi fazla evlerin odalarından geçtim, cümlekapıları bile yok! Balkonu kursak da önceyükseğe çıkarsak cümleyi, temiz bir dizeçıkmaz ya kirli bir cümleden:Balkon, evlerin yenihayvanı güneşe çıkaralım onu, cümleyi desokağa salalım ki sıyrılsın bütün imalardancümlemize sayıklayan o hayvan! Güneşe,yağmura çıkmayışımızın sebebi o da,bulutluoluşumuz cümlenin tabiatından, göğe erken mibakmışız gönlümüzde bir ima battı, …
Şub 23
Bir
Saçlarımdan biraz ayırıyorum sana, elimde bir tek bu var çünkü kamusal prangalar, mülakatlar ve pektabi asla uzak değil bütün harfler, benim sana uzaklığımla kıyaslanınca. Beni donmuş yüzüklerimle geceye bağışla, için yâd edemem ben seni ……………………………………………………………………………………….eskime ne varsa eskiyen ölümün yarısı ediyor Eşitlemek için bileklerime, şedid kesiyorum uykumu içeride açık unutulmuş karanlığımdan biliyorum uykuda çok güzelsin, …
Şub 23
Şevkız ki dem-i bülbül-i şeydâdâ nihânız
Şevkız ki dem-i bülbül-i şeydâdâ nihânızHûnuz ki dil-i gonce-i hamrâda nihânız Biz cism-i nizâr üzre döküp dâne-i eşkiÇün rîşte-i cân gevher-i ma’nâda nihânız Olsak n’ola bî-nâm ü nişân şöhre-i âlemBiz dil gibi bir turfa mu’ammâda nihânız Mahrem yine her hâlimize bâd-ı sabâdırDâim şiken-i zülf-i dil-ârâda nihânız Hem gül gibi rengînî-i ma’nâ île zâhirHem neş’e gibi …
Şub 23
Lethe
şiir, şiirin kurdudur işte zümrüt ve sürüngen bir dize gidiyor;-gidişi öteki şiire doğru’dur şiirdir seni saran sur kalbim, usul bir düden ve sanki bir büyüden artakalandı ve aktıydı yazları söylete söylete lethe! yeşil bellek! sen de unuttundu yurdunu ve birdenbire kendi suyunu terk eden bir ırmak gibi aktındı şiirden şiire Hilmi Yavuz