elimdeki doğuştan kâse –bildim–bir şey beklemeye değildi.AŞKtı mekâna sığmazdı kâseyi attımAŞKın şavkıdığı dünyayı istedim bir bile değildim, hiç oldumne utanç kaldı ne korku ne bağAŞKı istedimöyle yürekten istedim, yürek eridi kaygan biçimlere tutuldumbiçim kaygım en kırık yanımdıAŞKı sesten olmuş bir gölgeye yükledim ten ayrı ve uzak durduhayat koşum takımları düzgüngündelik talikaten alındı götürüldü dışarıdan baktımo …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Düşük Ciğer
Tuhaf bir mevsimi var yokluğunun, Eksiliyor insan.. Eğilip topluyorum ardın sıra dökülen geceleriSarıp sarmalıyorum koynumda, Seviyorum,Lakin olmuyor. Orak, nasıl ki biçer harmanı ;Öyle söküp aldı seni benden zaman.Arta kaldın,Tümüyle bitmedin bende. Sen gideli beri dağınık etraf.Hangi şiiri okusam, eksik,Hangi cam kenarı koşsam, kalabalıkVe hangi tabuta sığınsam, umut dolu.. Âh.Uzatsan ellerini ciğerim düşecek,Baksan yerle bir olacak …
Şub 23
demir tozu
beni su olduğuma inandırıyorlardı hikmetbeni daha başka bir şey olamayacağımabeni iyi ki size inanmamayaçok söylüyorlardı hikmet, tekrar ne fena beni bir su birikintisiyle karıştırıyorlardıdağlardan inip gelmiş olanlakapalı şeylere hiç sevinmemiştim dağ yolları gibiydim kim gitse doğru yerde olmak istemiyordum hikmetbazen sende u harfini düşünüyordum olmuyordu kavram olmaya hazır değildimsizinle olmaya hazır değildimbeni içinizde bir tarladan …
Şub 23
Yaza Sızıla
”Ölüm harfleri ha! dedi, onlar sizin ölümünüzü de yazmayacak mı?!” I Rengarenk uçurumlarım vardı benim, eskidenRengarenk çıplak güçlerim-onları salardımüstlerine, rüzgarda oraları ürperirdikadınların, gölgelenirdi yüzüm, iki kayaarasında kalır, acırdım. Yolunu şaşırmışbir kadırgaya incelirdim, eskiden. Çok eskiden… izler bulur, yazıtlarda adımı okurdum,su yazıtlarında. Bakın, bir hayvanım da vardı,beni büyüten, çok yaşlı ……………..bir kaplumbağa ……………………….., hep o anlatırdı …
Şub 23
Kapına Geliyorum Bugün
Gökyüzündeki tüm mavileri toplayıpbasmadan yol-üstü papatyalarınaboynunu düşleyerekve düşmeden kapına geliyorum bugün Yamalarımdan taşan yaralarımlaöperek bir nehri yatağındanellerimi toprakla yıkayarakve kurulamadan kapına geliyorum bugün Alıp gırtlağımdaki güvercin ölüsünüürkütmeden tel-aşığı posta kuşlarınıkeskin gagalarından öperekve ıslatmadan kapına geliyorum bugün Bütün güzel okul-bahçesi çocuklarıyladokunmadan ceplerindeki mendilesırma saçlarını okşayarakve harçlıklarıyla kapına geliyorum bugün Ve n’olur gül kurusu sevgilimgülen yüzünü düşürmedenyeşil …
Şub 23
Zurnanın Zırt Dediği Yer
Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmamış;Ama size kalacak .Olur a, Sultan Süleyman bilememiş işini;Ama siz bileceksiniz.Şöyle sizinle beraber üç beş kişi;Öte yanı kör dövüşü.Bir gün yaşamışsınız, ömrünüzde bereket;Akşam olmuş kendiliğinden;Bir konağınız var dayalı döşeli;Kapıda arabanız, oda oda mutluluğunuz;Kadehte kuş sütü var,tabakta minare gölgesi…Biraz da aşk masalı ekleyin bu düzene;Eklediniz mi?Oh, yaşamak ne güzel şeymiş be!Güzeldir tabii… …
Şub 23
Aşk Şiiri
Aşk bir uçurum, a ruhum, dibi olmayan;Yalnız kuşların, meleklerin değil, senin deKanatlarının olduğuna inandırır ilkönce seni,Sonra, uçmayı öğretir sana; Aşk bir ateştir, a ruhum, suyun içinde yanan;Sevenlerin, balçıktan değil, balmumundan değil,Sudan yaratıldığına inandırır ilkönce seni,Sonra, akmayı öğretir sana; Aşk bir sarhoşluktur, a ruhum,Aklın sultanlığını vadeder iptida sana,Sonra, deliliğin kulu, kölesi yapar seni; Aşk bir muammadır, …
Şub 23
Olur ya!
Yatıp daldıktan sonra uyku içindeki sayıklama ki yazmadan hatırımda kalan parçaları: Neyzen Tevfik, ne halt ettin yine sen?İşin gücün hokkabazlıkla düzen.Seni sevenlere çok selam bizden,Başucunda duran ben Kur’an idim! Bana yapış, oku kalb-i selimi,İbadettir, zikret Rabb-ı Kerim’i.Ey Azâb-ı Mukaddes’in nedimi,Elindeki kalemde pinhan idim! İlmi, fenni, mantığı, felsefesiBuralarda yoktur ki çıksın sesi!Sırtlarında birer tavuk kafesiGezdirirken ben …
Şub 23
Geçerim
Geçen gençlik günlerine yanmıyanYok gibidir, bense bakar geçerim.Yoku vara, varı hiçe gömerekHer solukta bir gam yakar geçerim. Durulmadı gitti belirsiz başım,Kardaşımdan başka herkes kardaşım.Kader, zaman, kader, hicrân yoldaşım,Dertli ırmak oldum, akar geçerim. Devrin siyâseti pek saçma sapan,Pişirdiği pazarlıklar çok yavan,Matbu’atın ocağında kaynayanKazanlara bir kulp takar geçerim. Araştırdım hakiykat notlarında,Yok bir ma’na dehrin vur tutlarında,Şi’rimdeki duygu …