Kategori: Türk Şiiri

Sen Bilme Sevgili

Zifiri bir gecenin umut alacası boşluğundayım şimdiŞiirlerimin dehlizlerinde çoğaltıyorum seniBilmiyorsun sevgili…Vuslata ermiş anlara inatHicranla demlenen yüreğim Umut elemelerinde.Sen yoksun… Gün doğmasın ıslak tepelerin ardındanAy,saklasın çocuksu gülüşleriniDal yaprağa, su toprağa küskün olsun bugünAnalar öpmesin bir bebeğin gıdısınıVe gönül dolusu söylenmesin türkülerBütün vapurlar, limanları unutsunSevgilinin izini sürsün enginlerdeKanatlarını bir damla gözyaşına salsın martılarSevda ,âhını göğe versinİstasyonlar ayrılığa …

Devamını oku

Düşümde

  Düşümde gördüm Cahit’i:Banka gibi bir yer,Aynı servise verilmişiz,Yolumu gözler. Baktım ki, toplamış memurlarınıNutuk çekmede şefimiz.El edip geçecektim yerimeSessiz. Cahit bu, dayanamadı, boynuma atıldı.Gözyaşlarını duydum yüzümde bir ara.O, düşümde ağladı.Bense uyandıktan sonra. Ziya Osman Saba Portakal severdi Cahit. Tatlı, içini mi bayıltırdı sahiden, yoksa, tatlıyı çok sevdiğimi bildiğinden, bana mahsus mu öyle derdi. Kim bilir, …

Devamını oku

Galata Kulesi

6 Haziran 1973,pırıl pırıl bir yaz günüydü, aydınlıktı, güzeldi dünya, bir adam düştü o gün galata kulesinden. kendini bir anda bıraktı boşluğa; ömrünün baharında, bütün umutlarıyla birlikte paramparça oldu. bir adam düştü galata kulesinden; bu adam benim oğlumdu gencecikti Vedat, ışıl ışıldı gözleri, içi, bütün insanlar için sevgiyle doluydu çıktı apansız o dönülmez yolculuğa kendini …

Devamını oku

İdiller Gazeli

gözlerin yağmurdan yeni ayrılmışgibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcak sen bir şehir olmalısın ya da narbelki granada, belki eylül, belki kırmızı gövden ruhunun yaz gecesi mi neçok idil, çok deniz, çok rüzgâr çocukluğun tutmuş da yine âşık olmuşsunsanki bana, sanki ah, sanki olur a aşk bile dolduramaz bazı âşıkların yerinidiye övgü, diye sana, diye haziran …

Devamını oku

yalnızım; çünkü siz varsınız!

yüzünüz gün ışığına küskün bir serçe yavrusu kadar kimsesizdir. bunu anladığımda sizi tanımıyordum bile; ansızın çıktınız karşıma. öyle kararlı bir sessizliğiniz vardı ki, ürkekliğinize bile dokunamadım hoyrat bulup ellerimi. boynunuzdaki ve dilinizdeki ben, gözlerinizin kuşatılmış sabah okyanusu parlayışı ve çocuk dağınıklığı ayaklarınızın uzaklığım oluyor her özleyişimde sizi. hayır! gerçek olabileceğinize inanmadım hiç. en beyaz o …

Devamını oku

Bana biraz hüzün ver usta, sek olsun!

bana biraz huzur, bir duble de rakı getir usta bir de değiştir şu plağı canım bugün içli şarkılar dinlemek istiyor hani şu damar dediklerinden ortaya da birkaç meze koy, kafi… hiç yiyesim yok aslında masa zengin görünsün… ağlarsam eğer sakın endişe etme bir sevdiğim vardır, ondandır.. çok tanık olmuşsundur böyle şeylere elbet ben de olmuştum …

Devamını oku

Güvercin

Düşmüş kaleler gibiyim,Bir sözüm kalmadı söyleyecek. Acı sularda kaldı umudum En yalın, en güzel, en gerçek, Yok, aşkın aydınlık çağrışımı Artık hatıralar bile yılgın. Masmavi düşlerin sonrasında Böyle mi olacaktı ayrılığın? Sırılsıklam seni baştan yaşarım, Bir yağmur yağmasın hani, ipince. Böyle tedirgin mi mahzun mu olur Bilemiyorum ah insan sevince. Bir yayan-yapıldak gelmesi değil, Ne …

Devamını oku

Onun Çölünde

Onun çölüne gittim.Konuğum, Duvardaki kan pıhtısında. Onun bulduğu damar beni çağırdı. Ve ruhum eski bir kanla yıkandı. Onun çölüne düştüm, oturdum çadırında. Eski bir kavmin buluşması ve töreni. Bir yaban kuş gibi tüneyip kıyıya Dedi ki bana “ölümsün sen” Mutlak Mutlak olan. Onun çölünde gece kımıldar. Yılan ve akrep karanlığıyla. Hayat bir zehre gizlenir Çoğalır …

Devamını oku

Eski avluda

Bir çiçek açtığındaBir eski avludaDiyor ki;Çalıda sarı bir çiğdemim benVe senin çok eski cümlen. Sen otursan, gitmemiş ki! olsanBen sana bir eski Endülüs avlusuİstersen serin bir Portofino getirsemYa da Yedigöllerin yedisini birden. Bir çiçek açtığındaBir eski avludaDiyor ki; Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiykenBuldum buluşturdum kendime geldimTek eksik sensin! İncecik, çilli bir dillesen …

Devamını oku

Nargile

    Geniş salon pencereler kapalı ve kilitliYerde bir kilimle bir sedir alçak ve genişÇıplak duvarda altın yaldızlı çerçeve ileArapça salt bir sözler dizisi Köşede bir adam dünyaya küskünNargilesini fokurdatarak keyifle Haz duyarak bu hıçkırık nağmesinden Ve havada sarsan dumandan lapamsı ve kırlaşmış Ve derhal seni anımsarım sessizceDinlersin hep iniltimi ve sanki Zevk alırsın o …

Devamını oku