Kategori: Şiir

Yeniyıl Armağanı

Yarı gecede ışığını söndürme sakın Hiç değilse perdeye düşen gölgeni izleyeyim özlemle  Ve yaz güneşlerinden kopardığım ışıl ışıl hediyeni  Bırakıp eşiğine uzaklaşayım Yarı gecede düşlerimin ışığını söndürme sakın Zareh YaldızcıyanÇeviri: Ohannes Şaşkal

Yapracığı Gören Balık

Minnacık bir balık bir yaprak gördü Körpe – yeşil – ve yemiş bahar güneşini                -yaprak değildi                Bahardı gördüğü- Ve o düşle fırladı denizden                                Ve düştü kaldı Balık ki yaprağı görüp sarhoşladı                                               O ben’im işte Erik ağacından düşen yapracık Damarlarında hâlâ özsuyun hazzı                                Bir gözyaşıyla                                Sapından sarkan Yaprak ki düştü …

Devamını oku

Vurulduk yapayalnız, Ceylan gibi…

“Hahoo!… Vey lımın… Oyy Hazalemın…Oyy ez bımırım… Hazal… Oyy bikesamın… “Ah! Kürdistan, bomba yağar, kan yağarGenç, Lice yas tutar, ah! Ceylan içinBurada bir kedi bin aslan boğarBu nasıl bir yağma, bu zulüm niçinYerden göğe paramparça can yağar Hahoo!… Vey lımın… Oyy Hazalemın…Oyy ez bımırım… Hazal… Oyy bikesamın… Dönmez suya giden o ceylan kızlarParamparça şimdi aşkın …

Devamını oku

Ren Gecesi

Bardağımda şarap, bir alev gibi titriyor.Bakın kayıkçı ağırdan bir şarkı tutturmuş.Ayışığında yedi kız görmüş, öyle diyor;Yeşil saçları ta topuklarını bulurmuş. Kalkın, türküler söyleyin, oynayın yan yana;Kayıkçının şarkısını duymayayım gayrı;Bütün sarışın kızları getirin yanıma:Saçları örülmüş durgun bakışlı kızları. Ren sarhoştur, sularına asmalar vuran Ren;Üzerinde gecelerin altını serili.Yazı büyüleyen yeşil saçlı perilerdenBahseder ölü bir ses, son nefesinde …

Devamını oku

Sante Hapihanesi’nde

ISoyunmam gerekti çırılçıplakHücreme girmeden önceVe hangi ses ötüyor GuillaumeSana ne oldu diyeMezardan çıkacağı yerdeİçine giriyor LazarElveda elveda şarkılı türkülü oyunEy benim yıllarım ey genç kızlarIIHayır hissetmiyorum kendimi artık Bu yerdeHem ben on beş numarayım On birincideCamlardan camların içinden Güneş süzülüyorIşınları benim kafiyelerimde Maskaralık ediyorVe dans ediyorlar kağıt üzerinde Dinliyorum işteİçlerinden birini tavana vuran Ayağı ileIIIHer …

Devamını oku

Eski Dert

Kırmızı çiçekler açtıO minicik ellerinleEriştiğin nar ağacı. Gene yeşillendi her yerTenha ağaçlıkta şimdi.Herşeyi canlandırdı Haziran’ınAydınlık ve sıcak hediyeleri. Sen benim ağacımsınKurumuş ağacımın çiçeğiSon ve tek ümidi boşuna hayatımın. Soğuk topraklardasın şimdiKara topraklarda, kara toprak.Sana ne güneşin gezgin sevinci erişirNe de aşkın elinden gelirSeni uyandırmak. Giosua CarducciÇeviren: L. Sami Akalın

Hüzün ve Serseri

Agathe, uçtuğu var mı ruhunun arasıra,Büyülü, mavi, derin ve ışıl ışıl yananBambaşka denizlere, bambaşka semalara,Şu kahrolası şehrin simsiyah havasından?Agathe, uçtuğu var mı ruhunun arasıra?Hey trenler, vapurlar beni burdan götürün!Ne var gözyaşlarından çamurlar yuğuracak?Arasıra der mi ki Agathe’ın ruhu, üzgün,”Nedametten, azaptan ve ıstıraptan uzakHey trenler, vapurlar, beni burdan götürün.”Ne kadar uzaktasın ey mis kokulu cennet,Ey, sadece …

Devamını oku

Gülümsemene Tezahürat

Sonra bir çağ geldiİçimize ölü balıklar koymuşlardı bizimİki misket dönüyordu yüzümüzün uzakları gören yarımküresindeİlle de ölmek gibi bir şeylerden yıkanıyordu zamanUçsuz bir kuraklık yıkılıyordu göklerden üzerimize. Yaradan azat etseler ya bizi.Bu kenarı kırılmış gök ile kaçıp gitsek bir kara deliğe.Şarkı sözlerinden azat etseler, hatta toptan kelimelerdenKaplara irin doldurup cehennemin kadehine kaldırıyoruzNe sussa bir dil icat …

Devamını oku

Aura

bir sis bırakır ardında bazı kadınlarömre dağılan bir sistozlu bir ışık demetinin içindegümüş çakımlar gibi hatırlananhem cam hem çelik hem tülçekim alanlarının fiziğinigizemli şiirler, büyülü dumanlarladeğiştirenbeyaz rujlu auraaldanmalar diri tuttu bizigerdanlarımızda inci avcıları geceler boyu sürekpus bir iklim olarak ele geçirdi benliğimiziölümsüz olduk ilk hasardan sonra beyaz ruj, mendillerde verem aynalarda elveda… isli çay içen, …

Devamını oku

Rüya Taşı

Bir rüyaydı, Ayers Kayası’ndaydım san ki. Beni biraksakal karşıladı. Yaz, dedi. Yazdım, yazıyorum. Buraya eller geliyor, dedi. Üzgündü. Bana bir şeyler anlattı. Kaybetmek, kaybolmak değildir, dedi, üzülme. Yine de bir gün hepimiz kaybolacağız. Mechûle mi, malûma mı, onu sen bileceksin, dedi. Dünya doğurur, bil, dedi. Bildim. Doğurduğunu çocukken gördüm. Yalnızdım. Sonra yaşlı bir kadın bana …

Devamını oku