Kategori: Şiir

Ne açar kimse kapım bâd-i sabâdan gayrı

Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrıGarazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı Ney-i bezm-i gamem ey mâh ne bulsan yele ver Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı Perde çek çehreme hicran günü ey kanlı sirişk Ki gözüm görmeye ol mâh-likaadan gayrı Yetti bîkesliğim ol gaayete kim çevremde Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrı Ne yanar kimse …

Devamını oku

Gülümsemene Tezahürat

Sonra bir çağ geldiİçimize ölü balıklar koymuşlardı bizimİki misket dönüyordu yüzümüzün uzakları gören yarımküresindeİlle de ölmek gibi bir şeylerden yıkanıyordu zamanUçsuz bir kuraklık yıkılıyordu göklerden üzerimize. Yaradan azat etseler ya bizi.Bu kenarı kırılmış gök ile kaçıp gitsek bir kara deliğe.Şarkı sözlerinden azat etseler, hatta toptan kelimelerdenKaplara irin doldurup cehennemin kadehine kaldırıyoruzNe sussa bir dil icat …

Devamını oku

Aura

bir sis bırakır ardında bazı kadınlarömre dağılan bir sistozlu bir ışık demetinin içindegümüş çakımlar gibi hatırlananhem cam hem çelik hem tülçekim alanlarının fiziğinigizemli şiirler, büyülü dumanlarladeğiştirenbeyaz rujlu auraaldanmalar diri tuttu bizigerdanlarımızda inci avcıları geceler boyu sürekpus bir iklim olarak ele geçirdi benliğimiziölümsüz olduk ilk hasardan sonra beyaz ruj, mendillerde verem aynalarda elveda… isli çay içen, …

Devamını oku

Rüya Taşı

Bir rüyaydı, Ayers Kayası’ndaydım san ki. Beni biraksakal karşıladı. Yaz, dedi. Yazdım, yazıyorum. Buraya eller geliyor, dedi. Üzgündü. Bana bir şeyler anlattı. Kaybetmek, kaybolmak değildir, dedi, üzülme. Yine de bir gün hepimiz kaybolacağız. Mechûle mi, malûma mı, onu sen bileceksin, dedi. Dünya doğurur, bil, dedi. Bildim. Doğurduğunu çocukken gördüm. Yalnızdım. Sonra yaşlı bir kadın bana …

Devamını oku

Pişmanlık Duyguları

IDüşen yaprakları dağıttı akşam yağmuru.Şarkı söyleyerek kırmızı iplikleri ayırıyorum. Acımasızca, kalpsiz dostlarım tarafındanİçeriye atıldım, acı denizin ardına. Kapımın dışında hissiz zengin adamların arabalarıTaocu kitaplar yastığımın kılıfına tıkıldı Şimdi sade pamuklar içinde, bir daha ne bulutlardan birmisafir, ne yeşil sulardan, ne mavi tepelerden. IIÇok fazla acı veriyor, nefes almak tek başıma:Nasıl dönebilirim sonbahar ayıyla dolu esintili …

Devamını oku

Yazın Dağlarda Kalarak

Hareket etmedeyim ölümsüzlük mekanınaHer yerde çiçekler, ekmemiştik daha önce Avludaki ağaçlar eğilmişler tören atları gibiŞölende, şarap kupaları yüzüyor taze köpükler içinde. Karanlık balkon, patika dosdoğru bambuların dibineUzun yaz elbisesi, kitapların şaşkınlığı. Ay ışığında şarkı söylüyorum, ve sürüyorum resimli bir kayığıİnanarak esen rüzgârın beni tekrar evime uçuracağına. Yu Hsuan Chi(Şairin idam edilmeden önce yazdığı son şiir) …

Devamını oku

Sen Aşkta Büyüksün

Sen aşkta büyüksünVe cesur.Her adımım ürkek benim.Zararım dokunmaz sanaiyilikler verebilirim tek, güç de olsaBir ormanın içindeki kayıp birpatikadan geçiriyorsun beni.Yabanıl çiçeklerle gömülüyoruz belimize kadar.Bilmiyorum bile onlarınne olduklarını-o çiçeklerin.Hiçbir ise yaramıyor burda iyi egitim.Kararsızımneyi nasıl yapmalı?Yoruldun senKollarımı istiyorsun, taşınmayı.Zaten kollarımdasınuzanıyor ötemizde her şey saf,ilk,genç,ve ne varsa yolumuzda önümüze çıkan.Sen ne kadar suskunsun!Göğsündekımıldıyor giyisin alıp verdiğin solukla“Görüyor …

Devamını oku

Küllendi Sana Olan Aşkım

Küllendi sana olan aşkım – bayatladı yaşam benzeriÇözüldü ölüm gibi, içler acısı bir öyküydüKoparıp atsam bu acımasız aşk şarkısının teliniİkiye parçalasam gitarı – sürdürmek niye bu güldürüyü! Ne var ki o küçük o tüylü canavar anlamıyorNeden daha karmaşık yaptığımızı yalın olan her şeyiBen alınca içeri koşup senin kapını tırmalıyorAma benim kapımı tırmalıyor sen alınca içeri. …

Devamını oku

Şiir

El üstünde tutmak gerekir aşkıÜstüne titremek hele yıllar geçtikçe. Sadece iç çekerek bakışmak Ayışığında dolaşmak değildir aşk. Yağmuru da var bunun karı da var,Birlikte yaşanacak koca bir hayat. Unutulmayan bir şarkıya benzer aşk Ve böyle bir şarkıyı acısını çeken yazar. 1939 Stepan ÇipaçovÇeviren: Attila Tokatlı

Aşk

Gün yaş döker… Çiseler çayırın üzerineOğlanlar ve kızlar bağlamaya giderler ot demetlerini Dönmezler geri Çayır yeşildir gözle mavi gözler tıpkı bir tutam menekşe demetiOğlanlar ve kızlar sarmaş dolaş Aşar başlarını menekşenin mavisi Aşkla ve orakla yaşamak zor gelir bizeAşkı yaralar keskindir orak Çanın sesi duyulunca avlulardaGözlerin bunca güzelliği kalmayacak Er geç saat gelecekgecenin içinde solan …

Devamını oku