Ben senin öpücüklerini yutayım, sen de benimkileri yut,Ve ağızlarımızla birbirimizin mutluluğunu yudumlayalım,İki yaşamı olabilir hem sevenin.Hem sevilenin, ben sende, sense bende. Louise Labé
Kategori: Çeviri Şiirler
Şub 23
Sone VIII
Yaşıyorum, ölüyorum: yanıp suya batıyorum.Sonsuzca sıcaklıyorum soğuğa uğradığımda:Yaşam hem fazla yumuşak hem fazla sert bana.Neşeyle karmakarış, büyük büyük sorunlarım: Aniden güler ve ağlamaya başlarım,Binlerce dert uğraştırır beni zevkle:İyiliğim çıkıp gider hiç dönmemecesine:Birdenbire kupkuru olur toylaşırım. İşte böyle hep Aşk çekip çevirir beni:Ne zaman dertlerim daha da arttı sansam,Düşünmeden, dertsiz buluveririm kendimi. Sonra, inanırken neşem kesindir …
Şub 23
Güle Söylenen
Küçük gül, inan bana,sen Lucinden’in göğsünü süslemelisin.Ben kendi ellerimle seniyerleştireceğim göğsüne onun. Diyeceğim ki ona: ”Güzel kız, öp benibak, bu gülü doğa sana adamış.Bak, gül nasıl da seviniyorkoynundaki yeri için.” Ola ki genç bir yabancı,seni göğsünden koparır onun:O zaman gül, intikamımı almalı,şiddetle batırmalısın dikenlerini. Yarimin göğsünde benim içinincecik arzular kıpırdarsa ama –Ah, o sevdiğim göğüs!tatlı …
Şub 23
Veda
hazırlıyorum valizimive yerleştiriyorum içine:güneşli günlerive zamanın kokusunusıcak kumurüzgarı, deniziçokça yemeken kırmızısını şarabınsarılan bakışlarıbazı kelimelerivedanın gözyaşlarıbir tebessüm bırakan Ruth W. LingenfelserÇeviri: Turgay Uçeren
Şub 23
Kırılan Ümit
Bakışlarımda değişti artık eşyaların rengiAnlıyorum ki, gençliğim geçmiş, geçmiş ömrümün yarısı Gözlerimi çevirsem, hayatımın göklerineOradadır, genç hilalin yerine dolunayın ışığı Hangi dert ile kalem oynatsam kağıt üzerindeUçmaz evvelki deli, saf, genç sevgi kıvılcımı Ey mukaddes, kederli sazım, neden pek az çaldın?Sen kırılıyorsun, ben sönüyorum, ayrılıyoruz sonunda! Uçtu dünya kafesinden sıkılıp gönül kuşuMesut yaratsa da, yabancı …
Şub 23
O Büyük Fırtınadan Önce
Aklımdan hiç çıkarmıyorum seni,Ne zaman biri adını ansa,“1930” damgalı bütün kutularyere düşüyor raflardan;Dört Temmuz’daki bütün o nutukçularyeniden bağırmaya başlıyorlar.Okul müsameremizdeki seyircilerdışardaki büyük fırtınaya bakıyorlar. Birlikte oynadığımız oyundan düşünüyorum seni –ah, nasıl da çaresiz, kimsesizdin! – ağlarken,baban gene ölmüş.Sarhoşmuş, düşmüş. Ne zaman adını ansalar,orada, rüzgârdaki evlerimizyeniden gıcırdıyor fırtınada;ve nerede olursam olayım,oynadığımız oyundansessizce o kasabanın kıyısında duran …
Şub 23
Mutluluk Veren Hasret
Kimseye değil bunu, bilgelere söyleÇünkü alay eder kalabalık durmadan;Övmek istediğim de hayatla doluBir alev ölümüyle yanmaya hasret duyan. Sana varlık veren, senin varlık verdiğinO serin sevgi gecelerinde,Mumlar aydınlatınca odayı, sessizceBir yabancı duygu çöker üstüne. Örtünüp kalmazsın sen de o zamanKoyu gölgesinde karanlığın.En yüce maksatla birleşmek içinyeni bir istekle dolar varlığın. Ve hiçbir uzaklık güç gelmez …
Şub 23
Mart Öncesi
Martının görüntüsüyle martıSuda birleşirlerBütün gün bunu düşündümBirşey kalmadı o yıldan artık(Soluk otlar varTuz renkli)Tuzla çürüttüğümüzYalnız yapraklar kaldı o günlerdenGerisini hep temizledik güz akşamlarındaBirşey kalmadı o yıldan artık yaşayışlarımızdan yapraklardan başkaBirşey olmamış gibi sankiSanki sevgilerimiz sevgilerimiz yaşayışlarımız hep değişmişKendimiz bile yabancıyız o anılaraNeden ağlayayım bunlar içinona ne verdim kiAcılardan acılardan acılardan başkaMartıGörüntüsüyle birleşir kış sularında Archibald …
Şub 23
Semper Eadem
“Sana nereden geliyor, dedin, bu garip hüzün,Çıkan deniz gibi çıplak ve siyah kayaya?”– Hasadı erişti mi bir kere gönlümüzün,Yaşamak bir dert olur! Bilinen bir muamma. Pek sade bir ızdırap ve esrarsız, gizlisiz,Ve tıpkı senin neşen gibi, herkese mahsus.Vazgeçöyleyse sormaktan, güzel mütecessis!Ve sesin o kadar tatlı bir sesken bile, sus! Sus, cahil bihaber kadın! Her vakit …