En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Bendeki mektuplarınızı, fotoğraflarınızı ve onların arasında bulunan birkaç hatırayı daha dün gece yakarak yok ettim. Yıllardır binbir müşkülatla sakladığım, her fırsatta baştan sona yeniden yeniden okuduğum mektuplarınızın yanarken çıkardığı alevlerde öfkelerimi, sevinçlerimi son bir defa daha seyrederek hepsiyle vedalaştım. Son ricamı tekrar ediyorum İhsan: Sizde bulunan mektuplarımı, fotoğraflarımı yakınız. Sonrası sükût olsun… Fatma Cevdet Hanım
Şub 23
Çalışmanın en başında bahsedilen “Yakılmamış Mektuplar”dan bazıları kadın-erkek ilişkilerinin 1920’lerin İstanbul’unda nasıl başlayıp devam ettiğine ilişkin bol ayrıntı sunar. Alıcı İhsan Bey’in hayatı boyunca sakladığı mektuplarında Fatma Cevdet isimli genç, güzel, eğitimli bir İstanbullu kadın portresini görmek mümkündür. Okuma deneyiminden edebiyat tadı bırakan bu mektuplar yardımıyla ikili arasındaki ilişkinin nasıl başladığını, sürdüğünü, bittiğini görebiliriz. Bir …
Şub 23
V. Bir Örnek: Fatma Cevdet Hanım’dan İhsan Bey’e Yakılacak Mektuplar Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılıp yerine Cumhuriyet rejiminin tesis edildiği aralıkta üç yıl boyunca devam eden bir aşk hikâyesi yalnızca geç Osmanlı mektup kültürünün karakteristik vasıflarını göstermekle kalmaz, aynı zamanda geleneksel toplum yapısındaki dönüşümlerle toplumsal cinsiyetin inşasına da örnek teşkil eder. Son mektubun alıcısına ulaştığı tarihten tam …
Şub 23
Terk-i diyar ettim elveda seniSevdiğim sağlıkla kal şimden-geriAşkın ile yaktın bu can ü teniHer zaman ağlattın bil şimden-gerü Nar-ı aşkın ile kül oldum bittimBen seni kendime sadık yar sandımÇok kahrını çektim gayrı usandımKafadarın olsun il şimden-gerü Namerdi dilersen vasfına girmezAğlarım gözüme uykular girmezHakikatli yar dostsuza el vermezVar başında sultan ol şimden-gerü Kal benim sevdiğim huri …
Şub 23
Kul başına âlemde gelen hükm-i kaderdirOl hükm-i kader bizlere mîrâs-ı pederdir Ben hırsızı hırsız beni görmek ne mümkinGörmez göze duymaz kulağa sor ne haberdir Ben kapımı [kitler] yatarım el neme lazımÇok il şugûlü zevkime gayet leke vardır Lâ havle velâ kuvvete illâ hüve billâhAliyyi’il-azîm mümine her yerde siperdir Mevtimde müneccim diye mensûbum olurTaşları cavâhir[dir] anın …
Şub 23
Sahafların kültür ortamında yetişen, akademik çalışmalarını o ortamlar sayesinde eriştiği evrak üzerinde inşa eden Osmanlılar’da Sahaflar ve Sahaflık kitabının yazarı Prof. Dr. İsmail Erünsal’la sahaflığın yakın tarihini ve geçirdiği dönüşümü konuştuk… Prof. Dr. İsmail Erünsal Başlıktaki bazılarımızın hemen itiraza yelteneceği bu cümle, 50’li yıllardan itibaren Sahaflar Çarşısı’na gitmeye başlamış, kendisi de bir dönem sahaf dükkanı …
Şub 23
yaşlılığına yetiştiğim şairlerkendimin ağzı çiçekli baharındakitaplarıyla konuşmayı öğrenmekonların zamanına yüzdüğüm sularda ömrümün dumanı üstünde yaşlarındanşimdiye, toza, tozana hayat hep açık ara yaşamayı öğrenmekhavada, karada, suda 26 Ocak, 16 Şubat 2017 Murathan Mungan
Şub 23
Kâriin bu kitapta okuyacağı “Bir Günün Sonunda Arzu” isimli manzume ilk intişar ettiği zaman, mânâsı bazılarınca lüzumundan fazla muğlâk telakki edilmiş ve o münasebetle şiirde “mânâ” ve “vuzûh” hakkında hayli şeyler söylenmiş ve yazılmıştı. Bu dakikada bunların hiçbirini hatırlamıyoruz. Nasıl hatırlayabilelim ki söylenen ve yazılanların bir kısmı şetm ve tahkîr ve bir kısmı da yevmî …
Şub 23
I Cennetten kovulan iblis gamlı,Uçuyordu günahkâr dünyanın üstünde.Yaşadığı güzel günlerin anılarıBir bir canlandı gözlerinin önünde.Işıklı dünyasında Kerrubi gibiIşıl ışıl parladığı zamanlarda,Kuyruklu yıldızlar sürekliTatlı gülüşler gönderirlerdi ona.Ve sonsuz dumanların arasındanÖğrenme tutkusuyla yan yanaUçsuz bucaksız uzayda izlerdiGöçebe kervanını serpilen yıldızların.İnançla ve sevgiyle doluyken yüreği,O ilk şanslı Yaradan’ınNe öfkeyi bilirdi, ne de kuşkuyu.Henüz örselememişti ruhunuYılgın silsilesi yararsız yüzyılların.Çok …
Şub 23
Harap olmuş evimize içiyorum.Hayatımın kederine,O bizim beraber yalnızlığımıza.Sana kaldırıyorum kadehimi:O yalan söyleyen dudaklara,Bize ihanet eden, acımasız gözlere.Ve can yakan gerçeğe:Dünyanın zalim ve kalpsiz oluşunaTanrı’nın bizi kurtarmayışına. Anna Ahmatova