Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Aşk bazen

“Aşk, biçimsizdir ama, sana geldiğinde bir şekil yaratır sende. Aşk, çok derindir ama, sana geldiğinde nefes almaya başlarsın yüzeyinde.Aşk, ellerinde çok hafiftir ama, geldiğini anlarsın göğsünde ağırlaşan yüreğinde. Aşk, bir portakaldır bazen.Yere düşüp çürüyecek olan. Aşk, yerde duran bir taştır bazen.Daha olmamış portakalı düşürmek için fırlatılan ama çoğu zaman ıskalayan. Aşk, ıskalayan taşın yuvasından düşürdüğü …

Devamını oku

bana bir mektup yaz Min’el

bana bir mektup yaz Min’el bana bir mektup yaz Min’el “Sevgili Dilek” diye başla“Sevgili Dilek, Nasılsın ?” iyi değiliz Min’elama sen, yine de sorben ve bu pek sevgisiz kalabalığım akıl almaz bir hızla dibi meçhul boşluğa doğru yuvarlanıp gidiyoruz sadece kimse farkında değiletrafımda kaygısız yüzleryüzlerceler bir görsenama çocuk ışıltına kıyamam gözlerini sıkıca yum sakın bakmabir …

Devamını oku

Beni tam buramdan sev

Aklıma geldiğinde,Beni zor durumda bırakışından tanıyorum seni.Gözlerimde biriken damlaların,Çiçeklerimi sulayışından hatırlıyorum.Yaralı bir kuşun yuvasına varışından biliyorum. Kaşlarımın arasını işaretliyorum senin için.“Beni tam buramdan sev!!!” diye haykırıyorum… Sahir Üzümcü

Kendiliğinden Kırıldı Kalemim

Şehir uykuda sevgilimSokaklar yumdu gözlerini sabaha..Henüz gecedeyizSevdiğin yağmurlar iniyor kenteVe balkonda senden konuşupRakı içiyoruz biz… MalumTakvimler hazandan soruluyor bu araSeni arıyorum gece gündüzDurmadan karaladığım saman kağıtlarda… Hangi hecede yitirdim seni kim bilirHangi şiirin uyağındaMahpus kaldı düşlerim..YoksaZaman mı yataklık etti yokluğuna?Tuhaftır,Kendiliğinden kırıldı kalemim… Okan Savcı

Deplasmanda Plasebo

Allah’ım kaderimde anarşi ve protestoantidepresanlar ve içi boş bir gardıropne de çok yer kaplıyor mesela Al Pacino yardımın gerekiyor Kadıköy’deyim stop. Allah’ım kaderim bu sentimental ambargo:Alternatif referans potansiyel salvo yok,sadece klostrofobi, hicran türbülans ve şok;cariyeler çekilmiş yeraltına cumburlop. Allah’ım kaderimi sen yazdın sen bilirsinkalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor?“Deplasmandır bu dünya” diyor albino şeyhimplasebo …

Devamını oku

Hayale benziyor şimdi

Hayale benziyor şimdi sana dair aklıma gelenler. Sana sımsıkı sarılmış olduğumu hatırlasam da,Sanırım aklım oyunlarını oynuyor, Ve kanıyor şimdi kollarımın boş olmasına.Hiç olmadığını, Seni uydurduğumu zannettiriyor bana. Ekleyemiyorum kokumu ve sesimi,Yarım kalmanın, kokusuz ve sessiz anılarına. Sahi,Ben hiç dokundum mu sana?Bir görüntüm oldu mu gözlerinin gerisinde?Bir şeklim?Adımı hiç andın mı hayallerinde? Neye dokunsam, seni düşünürdüm …

Devamını oku

yüzünün ne işi var

Geceyi atlattık amenna..Rüya da görmüyoruz eyvallah..Peki yüzünün ne işi var, dalda titreyen yağmur damlasında.. Dilek Hanım

Daha çok sevdikçe

Gitmeyi bilmeyenlere çıkıyor yollarımız değil mi hepBekleme salonlarına, kahve köşelerineKayboluyoruz, kaybolamadıkça, yok ola olaŞarkı gibi söylenmeyi öğretiyoruz hüzünlere Daha çok sevdikçe, daha çok gömülüyoruz sessizliğeDaha yeni kalemler açıyoruz eskiler yenildikçeYol almıyoruz ya biz izlerimizde artıkİzler de artık yol olmuyor bize, Beklemeyi bilmeyenlere gidiyoruz hep değil miAyak seslerimizle, boş ceplerimizleTutmaya, sıkı sıkı sarılmak diyoruz ya biz …

Devamını oku

Irmağın Kıyısında Hasbihal

“bu yaşta hâlâ aşk peşinde misin,diyen dostuma” —BilirsinŞiirin de, aşk gibi bir yanı yalandırZaaftır,Kurtul, çek kendiniHâlden hâle girip durma,Irmağın susuzluğundaSükût-u hayal gibisin.— O kapıyı yüzüme çarpalı çok oldu, zamanAma bu aşk, müstesna bir maceraGalip Dede’den kalma bu sırBu çit sarmaşığıBu kalp ağrısıBağdat kapılarından çevrilen bu dertSîna’da Sultanı kul eyleyenBu kül rengi buğuBenim de gözlerimden geçtiAnsızın …

Devamını oku

yaz serin geçer sanmıştım

Ben, bu yaz serin geçer sanmıştım. Uzun zamandır konuşmayı unutmak, hiç bir şeyi bilmemek, yalnızca, evet yalnızca gece yarısı edilebilecek bir telefonla uyanıp, eski, çok eski bir arkadaşın sesini duymak istemiştim. Galiba, en büyük hatalarımdan biriydi bu. Ses ne kadarını anlatabilir ki bir insanın: görmeden, dokunamadan, ansızın kapatarak avcunu, bir kelebeği orda hapsetmek gibi bir …

Devamını oku