En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Cami avlusundaki çeşmeye ağzını dayayıp kana kana su içti. Hava sıcaktı. Çok sıcak. Vanayı bütün gücüyle sıktı ama kapatamadı, ip gibi ince bir su akmakta inat ediyordu. Musluğun çevresinde dönüp duran sarı arıyı izledi bir süre. Arı konup konmamakta kararsızdı. Sonunda kondu. Gözlerini kısıp arının inip kalkan bedenine baktı. Ramiz olsa hemen öldürürdü. Bal yapmazmış …
Şub 23
dediler: kalbi susmuş bir adamdır bu! terk edin!eli düzgün yüzü güzel bir ölüm getirin ona! Veysi Erdoğan Bari sen susma, yolun kıyısında açan gelincikSustuk biz, kendi içimize gömüldükAhmet Erhan marifet susmaktır demişbir derviş, bilmiyorum kimunutmak olmalı belki Mehmet Solak ya da bir adamın eskisibir adamın eksiği meselahep karanlıkta açması kendinive sürekli suskunluğa düşmesiKenan Çağan Söz …
Şub 23
Daha birkaç ay öncesine kadar burada Sarı Gülüm vardı. Yaklaşık 10 yıl boyunca hayatımda oldu ve ben ölünceye kadar da olmaya devam edecek. Aslında o hep oradaydı biliyor musunuz? Ne zaman farkına vardığımı hatırlamıyorum. Fark ettiğimde ise artık hayatımdaydı. Kapıdan çıkar çıkmaz onun karşısına çıkar, onunla gülümserdim. Eve girmeden son gördüğüm, gülümsediğim yine oydu. Aşk, …
Şub 23
Ebuzer’in, utanması, büyüklüğü ve iyiliği Meryem’in oğlu İsa gibidir. «Muhammed.» (ASM.) Ebuzer, ailesi ile birlikte, dayısının yanına gitmek için Gıfar’dan ayrıldı. Yolda, etrafına dikkatle baktığında gördüğü her varlık, ona büyük yaratıcıyı anlatıyor; böylece O’na olan inancı daha da artıyordu. Ansızın Mekke’nin dış duvarları göründü, içinden bir his ona sıkıntı ve güçlüklerin sona ereceğini fısıldıyordu. Develeri …
Şub 23
Ordu hareket ettikten sonra Muhammed, bir grup muhacir ile birlikte Mekke’nin arka taraflarında bulunan bir tepeye çıktı. Karışıklıklarla, çalkantılarla dolu yedi yıl gurbetlikten sonra önlerinde duran Mekke’nin manzarasına baktılar. Muhammed bulunduğu tepenin üzerinden etrafa göz gezdirirken bir hatırası da ona doğru hızla yaklaşıyordu : Yalnızlık ve suskunlukla uzun geceler geçirdiği Hıra dağından derin bakışlarını ayırmıyordu. …
Şub 23
Dostlarım tanımaz beniDüşmanlarım hakkında çok az şey biliyorum.Gerek yokmuş,uzun sürdü hazırlığımBen ve hatırladığım, burdan ayrılalım Ne öncesi ne sonrası bir şeyinAz kaldı, aynı artık ikisiBıraksa yakamı yaşadıklarımNe bellek ne Yesenin dedikleri Bu hayatta ne doğru kiDoğru değil! dediğin yanlış olsunYa bir kötülük çanı ya bir silah sesiDönüp silemiyor insan geçmişi Biri kalkar, ikiyüzlülükleSuçlar mı bilmem …
Şub 23
Laura’da tatlılık ve acı bulur. Üzülür ama Aşk’ın başka bir meyve vermediğini bilir. Bakarken dingin güneşine hayran hayran gözlerininbilirim, oradadır, benimkileri renkten renge sokanın,ıslatanın, kopar yüreğimden yorgun ruhum uzaklaşır,sığınmak ister koynuna, adına cennet dediği toprağının; acı ve tatlılıkla dolu olduğunu görür bulunduğu yerin,ve dünyadaki herşeyin bir örümcek ağına benzediğini,yakınır bunun için kendi kendisinden ve Aşk’tan: …
Şub 23
Laura’nın tatlı bakışı ve sözleri ona öldürürcesine işkence etmektedir ama onu ayakta tutanlar gene onlardır. Tatlı bakışları eğer o kadının beni öldürüyorsa,ve tatlı sözcükleri bilgece,ve Aşk üzerimde öylesine etkiliyse,bir tek sözcüğü ya da gülümsemesiyle, yandım! N’olacak benim halim, ya benden ötürüya da kötü yazgımdan, uzaklaşırsa o kadınacıma duygusundan, meydan okuyacaktır banao zaman ölümle, beni ona …
Şub 23
ÖNDEYİŞ Bir şövalye vardı üzgün, sessiz,Solgun yanakları çukurda;Kapılmış karanlık hülyalaraDolaşırdı sendeler gibi orda burda.Dalgın, hissiz, yavaş, sakarSallana yıkıla yürür gördükçe onu,Gülüşürdü çiçekler, kızlar. Evde karanlık bir köşeye çekilir,Kaçardı çok vakit insanlardan.Özlemli, uzatır kollarını,Fakat tek söz çıkmazdı ağzından.Yalnız gece yarısı oldu muBaşlar bir tuhaf şarkı, ses —Kapısı vurulurdu. Girer sevdiği usulca içeri,Hışırtılı elbisesi dalga köpüklerinden,Terütaze bir …
Şub 23
1Benden paso, dalkavuk muyum odunlara,Dışları altın, kum çakıl içleri;Peki demem bir külhanbey elini uzatsa,Adımı lekelemek gizli niyeti. Eğilmem önlerinde o güzel sürtüklerin,Parlarlar edepsiz, ne utanma, arlanma;Koşsunlar kendilerini, ben yokum,Tın tın putlarının zafer arabalarına. Biliyorum telef olur gider meşe.Eğilip bükülerek deredeki kamışsaRüzgârda fırtınada durur eski yerinde. Peki ama ne olur o kamış sonunda?Şansa bak! Ya bir …