Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Kış

Yine kış,Yine şems-i mesâda, ah o bakış,Yine yollarda serseri dolaşanAşiyansız tuyûr-ı pür-nâliş… Tehi kalan ovalarSükût eder sanılır mevsimin gumûmuylaHarab olan sarı yollarda kalmamış ne gelen,Ne giden,Şimdi yalnız kavâfil-i evrâkMütemâdi sürüklenir bir uzakUfk-ı pür-ıztırâb u nevmide. Yine kış, yine kış,Bütün emelleri bir ağlayan duman sarmış… Ahmet Hâşim

Bizim Fidel

Kelimelere düşkünlüğü… Baştan çıkarıcılığı… Nerede olursa olsun karşılaştığı her sorunun peşine düşer. İlham gücünün sürükleyiciliği tarzına yakışır. Beğenisinin vüsati, kitaplarına gayet iyi yansımıştır. Sigarayla savaşta moral üstünlük sağlayabilmek amacıyla puro içmeyi bırakmıştır. Bir tür bilimsel şevkle çözümler yaratmayı sever. Her gün birkaç saat egzersiz yapıp, sık sık yüzerek enfes formunu korur. Alt edilemeyecek denli sebatkârdır; …

Devamını oku

Gönlünü şu zamanın güzellerine kaptıran yorulur durur.

Gönlünü şu zamanın güzellerine kaptıran yorulur durur.Ey filan ağır ol ki, güzellik seni oyuncak hale getirmesin.Ahid veren hiçbir güzel yok ki ahdine hiyarret etmiş olmasın.Çok az kimse vardır, kendini vakf edeceğin ve onun da kendisini sana vakf edecek olan.Aşıklarına karşı mağrurlar ve onları reddetmedeler.Ve kişilerin kalplerini parçalamaya kasd etmedeler.Bir kere münasebet kursalar, diğer seferinde kesmedeler,Ahd …

Devamını oku

Şiir ancak nazım ve ahenk itibariyle münasip düşen şey (ve ibare)dir

Allah şiir sanatına lanet etsin, zira bu sahadaNe de çok çeşit çeşit kara cahillerle karşılaşıyoruz.Bunlar garib şiir nevini (ve muğlak tabirleri)Dinleyiciye aşikar ve kolay gelene tercih etmektedirler.Saçma şeyleri sahih bir mana olarak görmedeler,Berbat sözleri de değerli bir şey saymaktalar,Doğru olan şiir nevini bilmemekteler veKara cahil olduklarından bunu bilmediklerini de bilmemektelerBizim dışımızdakiler böylelerini kınamaktadırlar amaDoğrusu biz …

Devamını oku

Otobiyografi

1902’de doğdumdoğduğum şehre dönmedim bir dahageriye dönmeyi sevmemüç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ettimon dokuzumda Moskova’da komünist Üniversite öğrenciliğikırk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-Parti konukluğuve on dördümden beri şairlik ederim kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilirben ayrılıklarınkimi insan ezbere sayar yıldızların adınıben hasretlerin hapislerde de yattım büyük otellerde deaçlık çektim açlık grevi de içinde ve …

Devamını oku

Senden bilirim yok bana bir fâide ey gül

Senden bilirim yok bana bir fâide ey gülGül yağını eller sürünür çatlasa bülbülEtsem de abesdir sitem-i hâre tahammülGül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül Ellerle o zevk etdi ben âteşlere yandımÇektim o kadar cevr ü cefâsın ki usandımDerlerdi kabûl etmez idim, şimdi inandım:Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül! Senden güzelim çare bana kat’-ı emeldirEtsen dahi ülfet …

Devamını oku

Mazlumun âhı öyle etkili bir silâhtır ki, bir anda yeri göğü tersyüz edebilir

Adalete dair bazı örnekler: Klasik kültürümüz içinde öyle çok ve vurucu örnek bulmak mümkün ki seçim yapmak bile hayli zordur doğrusu… Ziya Paşa der ki mesela: Zâlim yine bir zulme giriftâr olur âhirElbet olur ev yıkanın hânesi vîrân“Başkalarına zulmedenler sonunda kendileri de zulme uğrarlar; ev yıkanın evini yıkarlar sonunda” demek olur. Devam eder aynı minval …

Devamını oku

Sarkis Çerkezyan: Ben bu ülkede olmanın acısını çektim.

“91 yılda neler gördüm, neler…Her şey değişti ama iktidarlardaki İttihatçı kafa hiç değişmedi. Birinin bıraktığı yerden öbürü devam etti. ‘Güzel günler göreceğiz çocuklar’ demişti Nazım, ama o da o günleri göremeden gitti Moskova’da. Vaziyet böyle, ister ağla ister gül.” 1916 Halep doğumlu Çerkezyan’ın ailesi 1915’te Tehcir Yasası’yla Suriye’ye “göçtürülmüş“. 1918’de ise baba memleketine, Konya-Karaman‘a “göçmüş“. …

Devamını oku

En acısı da benim kızımın hiç fotoğrafı yok.

‘Kızımın hiç fotoğrafı yok’ Aladağ’daki yurt yangınında yanarak can veren Sevim Köylü’nün annesi Hayriye Köylü kızının kendisinde bir fotoğrafının dahi olmadığını söyledi. Köylü şöyle konuştu: “2 hoca varmış bir tanesi gidince geriye bir tane hoca kalmış. Yurt Aladağ’ın dışındaydı. Dışarıda olması önemli değil de 2 tane erkek görevlisi olsaydı kapıyı kırar çocuklarımızı kurtarırdı. Bir oğlum …

Devamını oku

Ne geçmiş ne de gelecek, dem bu demdir…

Mezarlıktan çıkıp eve gittim. Annem şaşkın bir hâldeydi. Her gece beni sarhoş olarak görmeye alışmıştı. Her zaman eve sabaha doğru gelirdim. Onu hasta olmadığıma ikna ettikten sonra kendi hâlime bırakıldım. Gördüğüm hayalleri düşündüm ve erkenden yattım. Ertesi sabah çarşıya gittim. Birkaç küçük tencere, tabak, sahan, kaşık ve mangal gibi eşyaların yanı sıra yağ, pirinç, kahve …

Devamını oku