En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
I-hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrıgarazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı-fuzûlî- zamana savrulmuş sevdanın arzusuylabilirim eski yaralarda kanar anılar değdiğindegökyüzünde ne kadar uzak yıldız varsao kadar aşk tutuşup yanmıştır ellerimizde gözlerimiz o kadar vuslat olmuştur kiuzak ülkeler gibi bakılır şimdi aşkalakin söylenmez bir aşkı yıkan nediryine aşkın kendinden başkahicran neyin sebebidir bizi böyle takatsiz kılan …
Şub 23
açık açık çağırır aşkınıburda mı daha mı uzaktabütün bir geceyedayar alnını * Anılar defterinde gül yaprağıGibi unutuldum kurudum * Eyvah hüzün buEyvah hüzün yine * Şunu da yaz bedeli olsun Sabırla titreyerek öyle yalın Ve kimsesiz olmadan oturacağız Kıyısında ayrılığın * Bir miktar da elbette ağlamak istersin Saçın kararmış yakından neşeli insanlar geçmiştir Haydi toprağa çök de ağla …
Şub 23
Sahillerinde gemiler beklenen uzak şehirler bilirimO şehirler ki takvim hep eylülde dururUzak şehirler uzak hatıralar gibidirİçimde yaşar içimde ölürO şehirler ki takvim hep eylülde durur Ayhan Hünalp
Şub 23
Elem-i mâteminden ayrılamamMâtemin en azîz hissimdir!Seni yok unutmam artık benSevdiğim şimdi hicr ü ye’simdir. Cenap Şahabettin
Şub 23
Yarısı burdaysa kalbimin yarısı Çin’dedir, doktor.Sarınehre doğru akan ordunun içindedir.Sonra, her şafak vakti, doktor,her şafak vakti kalbim Yunanistan’da kurşuna diziliyor.Sonra, bizim burda mahkûmlar uykuya varıp revirden el ayak çekilincekalbim Çamlıca’da bir harap konaktadır …
Şub 23
Bir civan bir siyâh meşcereninEn karanlık yerinde yatmıştı;Başını bir garîb şeb-pereninZıll-ı şeb-rengine uzatmıştı. Nevhalar, giryeler, şikâyetlerAna olmuştu câme-hâb-ı huzûr.Bir müebbed şeb-i siyeh-peykerAnı etmişti ser-girân-ı fütur!.. Gönlü ağlardı gülse çeşmânı;Gözüne yaş gelirdi güldükçe;İncinirdi hayâl-i giryânıGözünün yaşları döküldükçe. Rû-yı zerdindeki uçukluktanMütehâşî olurdu berk-i hazân;Leb-i zârındaki donukluktanLâl ü hayran kalırdı hep mürgân! Sinesinde halîde bir hançerSallanırdı teneffüs ettikçe;Rahm …
Şub 23
gel dört gözle bekliyorumkayıklarla pencereden girsedire kurulodada yelken açyapış sulyenli dubalarımazehirli midyelerinle gel de nasıl gelirsen gel Oktay Rifat
Şub 23
Niko rakı içer sandalı boyamazsa.Niko susar. Onun sessizliği bürümüşMasaları. Onun yalnızlığıdır, kireçBadanalı, yamrı yumru, bu ak duvarlar.Semaverin hemen yanıbaşında dururKöstence’de bir dükkândan aldığı gemi.Bu resim Pire’nin, bu böcekler Batum’un,Bu ağlar tonla balık akıttı karaya.Niko, eski yazlarda çığrışan martılar,Zıpkından kurtulmuş kılıçlar, ahtapotlarVe en sıcak güneşlerle karmış harcınıKahvesinin. Lipsoslar yine derindedir.Orfos, beygir gibi kısar kulaklarınıKefalos’taki sivri taşın …
Şub 23
Doldur kadehimi Hasan Can! GüneşeTutsam derimi, ısıtmıyor. Bu mintanKefenden daha soğuk! Versem ateşeGirit ve Rodos’u, kızoğlankız, civan Kırk Macarlı odalık, bel, kasık, meme,Dizsem karşıma, nafile! Ne Çaldıran,Ne Şam, Mısır, su serpmez yavuz gönlüme,Bir çeki taşı gibi üstümde Zaman Ve soyulmuş etimde bin sırtlan anı.Varın gidin cellata, vurulsun boynuYunus vezirimin! Hasan Can, şarap koy Ki dönsün …
Şub 23
Tûtî-i mu’cize-gûyem ne desem lâf değilÇerh ile söyleşemem âyînesi sâf değil Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayanaEhl-i dil birbirini bilmemek insâf değil Yine endîşe bilir kadr-i dürr-i güftârımRûzigâr ise denî dehr ise sarrâf değil Girdi miftâh-ı der-i günc-i ma’ânî elimeÂleme bezz-i gevher eylesem itlâf değil Levh-i mahfûz-ı suhandir dil-i pâk-i Nef’îTab’-ı yârân gibi dükkânçe-i sahhâf …