Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Bir Pus Gibi İçimde

İçimde beni saranVe hiç olanBir özlem var hiçliğeBir istek belirsiz bir nesneye. Sanki sis gibiSarıp sarmalamış beniVe küllükteki cıgaramın ucundaParıltısını görüyorum son yıldızın. Duman duman tükettim hayatımıNe kadar belirsiz gördüklerim, okuduklarım.Bilinmeyen bir dilde bana gülümseyenAçık bir kitap dünya.                      16 Temmuz 1934 Fernando PessoaÇev￱ir￱i: Cevat Çapan

Denize Övgü

Santa Rita Pintor’a Rıhtımda kimsesiz, yapayalnız, bu yaz sabahıBakıyorum kumsalın kıyısından, bakıyorumBelirsizliğe,Bakıyorum ve küçük, siyah parlak bir vapurunYaklaştığını görmekten mutluluk duyuyorum.Uzakta, öyle açık seçik ve bildik ki kendinceArdında kendi dumanından bir bayrak bırakıyor havaya.Limana giriyor ve sabahı da birlikte getiriyor ve nehirdeDenizcilere özgü bir canlanma başlıyor,Yelkenler açılıyor, çatanalar yaklaşıyor,Rıhtıma bağlı gemilerin gerisinde motorlar gidip geliyorHafif …

Devamını oku

Filozoflardan Öğütler

Ampere            gibi, fakirliği bilgi aşkıyla mağlub et! Aristippus        gibi, haz ahlâkının asil kurucusu ol! Bentham          gibi, (En alçak adam, kanunları kendi menfaatine alet edendir.) de. Bergson           gibi, (Hakikat geçmişte değil, gelecektedir.) diye söyle. Berkeley         …

Devamını oku

Pembe Yalı

Kızlar vardır kıvırcık salata gibiAğızları burunları kıvır kıvırBacak bacak üstüne vapurlardaRüzgâr eser oraları buraları görünürBaktıkça fık fık eder adamın içi Vay canına tükürdüğümün İstanbul’uBir oynak olur Fındıklı önlerindeElimde yüz iğnelik çapariPoyraz gibi dalarım palamutlaraAltımda Turgut Reis motoru Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarıNe gittim ne gördüm gitmek de istememTaze ekmek bir parça beyaz peynirŞimdi olsa şuracıkta rakı içerDenize …

Devamını oku

Kalp düşünebilseydi, atmaktan vazgeçerdi.

Bugün sık sık yaptığım gibi düş kurdum, hayatımın tinsel tarafı büyük oranda bu amaçsız ve değersiz düşlerden oluşur. Rua dos Douradores ten patronum Vasques’ten, muhasebeci Moreira’dan, jilet gibi takımlar giyen şirket çalışanlarından, ayak işlerine bakan çocuktan, üniformalı uşaktan ve kediden bir daha geri dönmemek üzere ayrıldığımı tahayyül ettim. Adeta zincirlerimi kırmıştım, sanki bütün güney denizleri …

Devamını oku

Yolcu

Gurûb vakti eşyanın yorgun huzûrundaGörüyordu vaktin hacmini bekleyen bir bakış. Ve masanın üstünde birkaç turfanda meyvenin hayhuyu.Gitmekteydi ölümü idrâkin belirsiz semtine.Ve bahçenin kokusunu, rüzgâr, ferâgat halısının üstündeSaçmaktaydı yaşamın saf hâşiyesine.Ve zihin, yelpâze gibi, çiçeğin parlak sathınıTutmuştu eliyleVe yelpâzeliyordu kendini. Yolcu otobüsten indi:“Ne temiz gökyüzü!”Ve caddenin uzayıp gitmesi aldı götürdü onun gurbetini. Gurûb vaktiydi.Geliyordu kulağa bitkilerin …

Devamını oku

Bozkırkurdu

“İnsanın en melankolik eşyasıdır bavulu;  içine acılarını tıkıştırıp koşar adım uzaklaşır.” Daha süs çamına ilişkin o ilk konuşmada kendisi için Bozkırkurdu ismini kullanmış, bu da beni biraz yadırgatıp rahatsız etmişti. Bu ne biçim isimdi böyle?! Ama sonradan yalnızca alış­tığım için bu ismi kabullenmekle kalmadım, kendim de düşüncelerimde hep Bozkırkurdu diye niteledim onu, bugün bile kendisini …

Devamını oku

Otuz Üç Kurşun

Bu dağ Mengene dağıdırTanyeri atanda Van´daBu dağ Nemrut yavrusudurTanyeri atanda Nemruda karşıBir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudurBir yanın seccade Acem mülküdürDoruklarda buzulların salkımıFirari güvercinler su başlarındaVe karaca sürüsü,Keklik takımı… Yiğitlik inkar gelinmezTek´e – tek doğüşte yenilmedilerBin yıllardan bu yana, bura uşağıGel haberi nerden verekTurna sürüsü değil buGökte yıldız burcu değilOtuzüç kurşunlu yürekOtuzüç kan pınarıAkmaz,Göl olmuş …

Devamını oku

Kara

Çarpmış,Paramparça etmiş,Kara sütü, kara sevdayla seni…Ve kara memelerinde dişlerin asi,Karadır, upuzun yattığın gece,Felek, ah ettirir, boynun kıl-ince…Cihanlar, çocuklar, kuşlar içindeSızlar bir yerlerinAdsız ve kayıpSızlar, usul-usul, dargınVe kan tadında bir konca,Damıtır kendini mısralarınca… De be aslan karam,De yiğit karam,Hangi kalemin yazısı,Zorlu yazısı,Belanda? Anadan doğma nişan mı,Sütlü barut damgası mı,Bir gece parçası mı kaburgandaki?Kız kakülü, ne hal …

Devamını oku

Temas I

Kadın bir aşk öpücüğü diledi adamdanve sarmaş dolaş geceler.Birbirlerine bağlandılarağaçların arasındatam da kıyıcığında suların. Yüzü delik deşik ay, hatırlattı kadına,asırlar geçmiş sanki aradanYunanistan’ı, Parthenon’uve Kleopatra’nın saltanat kayığınıanlatmıştı adam. Ayağınıokyanusun tuzlu sularınasoktu kadın, dizlerine kadar. Adam Alexander Pope’dan,Bernard Shaw’dan veÇavdar Tarlasında Çocuklar‘dan bahsetti. Sandaletleri suya kapıldı kadının,ellerini kuruladı,ıslak alnını sildi sonra. Odasına doğru yürüdü ardından,Gözlerindeki yaşı …

Devamını oku