Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

İkiz Sızı

Ben rengini bilmezdimBir şeyler taşırırdım tarif edemediğimBir ayet iner gibi güney göklerindenErik aylar çizerdim eski defterlerimeEsrik bakışlar çizerdim: Portakal!Sen olduğun bilmezdim. Yüzümdeki çizgiler neden böyle acemiÜzülünce kederli, sevinince çılgınSenin bozkıra bahçeler doğran çılgınlığınVe acemi gülüşlerin: Portakal!Hatırlarsın koynuna bakınca ellerini… Bir Eskimo hayretiyle bakıyorsam yüzüneVe yakıyorsa dilimi avuçlarımı rüyaPortakal!Gerçeği parmak ucundan öpen bir masal… İçimde gümüş …

Devamını oku

Kuş Burnu

Uykudan evlerin var günden önce rüyadanDoğarken bir dalgınlık büyüsüne dönüşüAşk da üşür sevgilim kanatlarında titrekYoksulluğu giydiren bakışların da üşür Kalbinin yuvasından düştüğü zamanlarınErken uçuş temrini… Yaramazlıklar içinİçinin gökyüzüne, dallarına, suyunaDöngüler köpüğünden giysiler var diktiğin… Mehmet Aycı

Yakışıklı Ütopya

Uyuştu baştanbaşa dokunduğun eşyalarKalbimi gözlerinde cehenneme uzattımYerlerini şaşırdı gökyüzünde bulutlarVe bir tufan içinde son uykuya uyandım Bahçem tarumar oldu ıslandı zambaklarımBir serabın ucundan tuttu diye aşklarımYaşlı gözlerle aktım içimdeki kahıraGüneşi öpmeliydim kararmadan ufuklar Yakışıklı bir tabut kesti yollarımıSardık içine koydum yirmi beşlik yaşımıNe yapsam sana doğru koşan ayaklarımı,Artık yakalayamam bak koynumda kement var Nazir Akalın

Bir Şair Ölünce

Bir şair ölünce yıkılır gökler,Düşer hayâllerin ipek kanadı.Bir şair ölünce yanar büyükler,Göklere yükselir çocuk feryâdı. Bir şair ölünce öksüzdür artık:Çiçekler, ağaçlar, çocuklar, kuşlar.Bir şair ölünce bin gönül yıkık,Geçit vermez olur küçük yokuşlar. Bir şair ölünce göklerden onaKucaklar dolusu rahmet yağacak.Bir şair ölünce, ey toprak anaGözleri mezara, nasıl sığacak? Bir şair ölünce… Ölünce mi âh!Kaç yürek …

Devamını oku

Gözlerime Yağmur Yağıyor Anne

insanlar zamanı boğuyorlarkelimeler tükendiğindeşehirleri rehin alıyor göklergözlerim öksüzleşiyor anne sahipsizliği dolanıyor dilimeo eski çıkmaz sokakların/kapı önlerindesevince doyamayanların korkunç bir ihanete uğruyor evlerbir körelme giriyorbeynimin en izbe yerlerinegözlerim hüzne kesiyor anne bir yüzü valeye yorumlananbir yüzüne yürekkızı konulanbir madalyon adınagözlerin yağmalanıyor anne bir ulusal savaşta döktüğüm kanen son tükenişime rölansinsanlar süreğenliğimi yerle bil ettilergözlerime yağmur yağıyor …

Devamını oku

Şairin Ölümü

Hüzün içinde yürüyen dört insan omzununAnlamaz birçokları sonsuz güzelliğindenSözcükler çıkagelir umulmadık bir vecdleDönülmez serüvenlerin gülünden dikeninden Yüzü  kanlı kız çocuklarının  göz uçlarındanSıyrılır da anlamı dört insan omzununDönülmez serüvenlerin sevincinden hüznündenBeslenir alevleri bu delişmen uykunun. Nazir Akalın

Nazir Akalın Diye Hüzne Künye Düştüler

Çekilmez adamdı Nazir. Zehirli bir dille konuşurdu insanla ve eşyayla. Beni, ısrarla kendisinden soğutmaya, uzaklaştırmaya çalıştı, kendi yalnızlığına daha erken gömülmek için belki de. Ben de uzaklaştırdım mı kendimden diye kuşkulandım şimdi. 2002’ydi galiba, bir anda doğal halimle, “Hiçbir dizen çarpmadı beni, beni titretecek bir şiirin olmadı gitti,” dedim. Yürüyordu, durdu. Bir acı dalgası geçti …

Devamını oku

Ondokuzuncu Asır

1.Erişti evc-i kemâlâta nûr-ı idrâkâtYetişti rütbe-i imkâna kısm-ı mümteniât 2.Besâit oldu mürekkeb, mürekkeb oldu basitBedâhet oldu tecârible hayli meçhûlât 3.Mecâz oldu hakîkat, hakîkat oldu mecâzYıkıldı belki esâsından eski mâlûmât 4.Mebâhis-i felek ü arz ü hikmet ü kimyâDeğil vesâvis-i ezhân ü vehm ü temsilât 5.Mesâil-i nazarîye tecârib oldu senedErişti hadd-i yakîne fusûl-i zanniyyât 6.Ukul-i zâhire sâid …

Devamını oku

Düello

parçalanmış bir aynadanakışları esmer bir yüzyansısını görüyorumperçemleri akdenizlibakışları simli sündüsparçalanmış bir aynada. ah! benim bu deliliğimıssız bir ada arıyoryanaşıp çıkınca, şaşkındolaşmış çok önceleriyabanıl ayak izleriah! yazık orda binlerce. titrek bir mum ışığındayeniden sarsak yüreğimasla anmayacak aşkıbir kez daha yapmayacakyine çarpıp kayalarasu almakta, su almaktabatmaktadır köhne kalyonyıldızları sönmüş gece. bir yaz günü oldu bunlargri yağmurlar yağıyorduçekildi …

Devamını oku

Tahattur

Bir Acem bahçesi, bir seccâde,Dolduran havzı ateşten bâde…Ne kadar gamlı bu akşam vakti…Bakışın benzemiyor mu’tade. Gök yeşil, yer sarı, mercân dallar,Dalmış üstündeki kuşlar yâda;Bize bir zevk-i tahattur kaldıBu sönen, gölgelenen dünyâda! Ahmet Haşim