En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Oradaydılar. Merdivenlerde üç kişiydiler. Bakışlarını arada sağa sola çevirip dalgın konuşmalar yapıyorlardı. Biz banktan onlara bakıyorduk. Rüzgâr seslerini bize getirmese de yarım ve solgun varlıklarının izdüşümlerini önümüze getirip bırakıyordu. Eksik parçaları içimizde tamamlayıp, onlara bakmayı sürdürüyorduk. Issızlığın iliklere işlediği bir öğle vaktiydi. Avluda uçuşmaya çabalayan kâğıt parçaları bile yetmiyordu zamanı canlandırmaya. Orada, hayali dünyamıza …
Şub 23
Çarh-ı dehri ey gönül aldanma dolabdır dönerBir hevâ-yı gaflete tâbi’ olan bâbdır döner Bâd u gam önüne düşmüş ayn-ı hîzâbdır dönerCerr ider bir gün vücûdun girme girdâbdır döner Ademi yardan atub elbette kizzâbdır döner. ** Kemend-i riştesi habl-i belâ dâm-ı kesel çıktıVefâsın umduğum beyhûde vü tûl-i emel çıktı. Vücûdum sandığım bir sûret-i darb-ı mesel çıktıHayât-ı …
Şub 23
Çok şehirden geçerim deSenin şehrine gelince durur kalbimAdının harflerince türküler tuttururumSen bilmezsin içimde binlerce kuş adını cıvıldarAğaçlara salıncak kurmak geçer içimdenİçimi seninle doldurup göğe dokunasım gelir. Bilir misin ben bir kelebeğin kalbiyimSen nefes aldıkça kanatlarım tüllenir aşkınla.Üç günlük ömrümün dördüncü gününe de seni yazmış Yaradan. Sen kanatlarımı tutuncaDenizler kabarır içimdeKuytularında saklı çocuğu görürAnsızın annen olurumOn …
Şub 23
Ağaçlar şarkısını döktü Boncuk HanımBahçelerin duası ölüm üzerine nicedirDeniz çekildi çekildi, buğday başağı bir çocukHarman yerlerinde köpüklenip duruyorOn parmağın gösterdiği güneşlerÇatılarda bir yoksulluk ürpertisiIslık çalan kirpiklerde yıldız tozlarıPuhu kuşlarından bir yatakta uzaklarYorgunlukla sürmelenmiş bir rüya şimdiBir kandil soluğu gökyüzünde rüzgâr. Önce Ömür diyorum, sonra HayalSonra sonsuz karlar içinde bir narBir adam her gün biraz daha …
Şub 23
Suda yorgun, muzî tecellilerEdiyor bir takarrübü ifşâ: Kuğular, leyl içinde, sîne-küşâGeliyor, gözlerinde mestîler;Sanki mahmul-ihande keştîlerKi olunmuş nücûmdan inşâ… Ahmet Hâşim KUĞULAR Suda yorgun, ışıklı görünüşlerBir yaklaşmayı açığa vuruyor: Kuğular, gece içinde, göğüs bağır açıkGeliyor, gözlerinde sarhoşluklar;Yıldızlardan yapılmışGülümseme yüklü gemiler gibi… Ahmet Hâşim(Çeviren: Asım Bezirci)
Şub 23
-Yine gülerken Güldün; şeb-i şi’rimde bütün şi’r ü emellerPür-hande, pür-aheng ü pür-âvâz döküldü;Mehtâb ü ziyâ, fecr ü şafak, nûr döküldüReyyân-ı emel, mest-i hafâ… şûh u münevver… …
Şub 23
Bu bir hayâl idi evvelce, fikr-i hâtiimin,Firâz-ı ufk-ı serabında dâimâ uçuşur:O handedir, o tebessüm, o nağmedir ki şiir,Uçar bahâr-ı ezelden… nüvîdidir ebedin. Bütün o aşk ü melâlimle ben semâlardan,Ararken, âh ararken o nazra-i ebedi;Bugün figaan ile hep anladım, hatâlarımı,Huzûr-ı ânına geldim, sûal için senden: -Şiir nedir?…O güzellik değil midir ki, bütünSafâyihinde uçar, hep bedialar, meh-tâb;Meâl-i …
Şub 23
Boğdum, sükûn-ı kahr ile, aşk-ı muhâliminVahdet-güzîn-i kalbim olan yâr-ı lâlini;Açmış o yerde kîn-i beşer şâh-bâliniBekler tulû-i nahsını şems-i mezâlimin. Kırdım meh ü nucûmunu ufk-ı leyâlimin;Gördüm semâlarımda cünûn hilâlini;Sildim zekâ-yı hâr u alîlîn suâliniNakşı-ı girift-i sîm ü zerinden hayâlimin. Uzlet-serâ-yı samt ü gurûrumda münferid,Yalnız sadâ-yı kalbime münkaad u mu’tekid,Zulmetlerin kudûmunu ben şimdi isterim! Ezvâk-ı gayz ü …
Şub 23
Daha pek yavru, pek küçükken ben,Büyük annem tutardı alnımdan,“-Bana bak, böyle güzelim!” derdi.Sonra yeni parlayan aya bakar,Tasalı dudağı bir ağlama saklar,Göğün seslenişini dinlerdi.Ey hayatımda her doğan derdiBir duygusal ışığa dönüştüren,Bu duasıydı eski bir ruhunSis ve karanlıkta gizli geleceğe.Görünmeyeni saklayan gece, geleceğin sırrı,Temiz gözünde hasta bir çocuğunGizli tanın ışıklarından dilek,Bir sevecen avutma alacak,O karanlık ve suskun …
Şub 23
Giden gelen yok. Bir titreşimdir bu.Duragan fulyanın üstünde arıBir diyapozon gibi titremekte. KırlangıçTarihsizdir. Belleğim sarsılıp duruyor denizde.Martı bir uçta kanat, bir uçta ses.Ya sabah, ya öğle. Gemici ve bulut,Güneş ve yağmur kıl payı bir dengede.Dolu bir boşluğu doldurup boşaltmak işimiz.Ölülerle, gecelerle, sümbüllerle. Melih Cevdet Anday