Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Sivas Acısı

Ben tanırımBu bulut bizim oranın bulutuHemşeriyiz ne de olsaBenim için kalkmış ta Sivas’tan gelmişYurdumun bulutuBaşımın üstünde yeri var Ben bilirimBu rüzgar bizim oranın rüzgarıHemşerimiz ne de olsaBenim için kopup gelmiş yayladanYurdumun rüzgarıKurutsun diye akan kanlarımı Ben anlarımBu acı bizim ora işi, hançer acısıBir ülkedeniz ne de olsaAynı dili konuşsak daAnlamayız birbirimiziHançerin nakışıTanıdım acısından, Sivas işi …

Devamını oku

Kendine Ait Bir Oda

Kadının eleştirisi karşısında duydukları tedirginliği ve bir kadının herhangi bir eleştiriyi, bir kitabın kötü, bir resmin yetersiz olduğunu ya da başka bir şeyi, aynı eleştiriyi getiren bir erkekten çok daha fazla acı vermeksizin söylemesinin olanaksızlığını da açıklar. Çünkü kadınlar gerçeği söylemeye başlarsa erkeğin aynadaki görüntüsü küçülmeye başlar; yaşam karşısındaki uyumsuzluğu yok olur. Aynadaki görüntü son …

Devamını oku

Dünyanın işleri hep aceledir

Dünyanın işleri hep aceledir. Her zamanki gibi ayaküstü kahvaltı ediyordum. Annem yine öyle seslendi:— Otursana evladım. Birazcık otur.— Tamam. Gidiyorum.— Acele etme yavrum.Annem gözüme her zamankinden farklı, nasıl anlatsam bilmiyorum, değişik bir hüzünle baktı:— Konuşmamız gerek.Debelenir gibi saate baktım. Benzin almam gerek, işe yetişmem gerek, sonra yayınevine geçmem gerek…— Ne vardı?O an annem gözlerime hüzünle …

Devamını oku

Telgrafhane

UyumayacaksınMemleketinin haliSeni seslerle uyandıracakOturup yazacaksınÇünkü sen artık o sen değilsinSen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisinDurmadan sesler alacakSesler vereceksinUyuyamayacaksınDüzelmeden memleketin haliDüzelmeden dünyanın haliGözüne uyku giremez ki…UyumayacaksınBir sis çanı gibi gecenin içindeTa gün ışıyıncaya kadarVakur metin sadeÇalacaksın. 1952 Melih Cevdet Anday

Sis

Özenle boyadım ipliğini sevginin,Gidip de bulamamanın incinmiş rengine.Sisi gümüş bir rüzgârla tepelerden eğirdim,Dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını,Sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim.Ölümü tastamam ezberledim de geldim,Dilimde bu buruk türkü tadıylaBilmem ki buradan nereye giderim. Sonunda kendime bir top yangın edindim,Soluğumla besledim dudağımın ucunda.Ömrümün külüydü savrulan hep ardımda,Örterek yavaş yavaş bıraktığım izleriYanmış bir günün sürüklenen kanatlarıyla.Koştum, durmadan …

Devamını oku

“Babamı çok mu sevdin anne?” “Sen olsaydın sen de severdin”

Eğer yaşadıklarımız kötü bir rüyaysa, rüyanın sonunu da söyleyeyim size. 2 Temmuz 1993 günü annemin gözünde yaş yerine kan vardı. Büyüdü gözündeki kan pıhtısı. Bir gün ayağa da kalkamaz oldu. Defalarca ameliyat masasına götürdüler annemi. O gideceği yeri bilerek ince bir çizgi gibi gülümsedi. Ölümünden bir gün önce saatlerce konuştuk. “Babamı çok mu sevdin anne?” …

Devamını oku

monoklinik notları 101

‘’Bilâkis biz, hakkı bâtılın başına çarparız da onun işini bitirir; bir de bakarsınız ki bâtıl yok olup gitmiştir. (Allah’a) yakıştırdığınız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size! Göklerde ve yerde olanlar hep O’na aittir. O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet etme hususunda ne büyüklenirler ne de yorulurlar. Onlar, bıkıp usanmaksızın gece gündüz Allah’ı tenzih ederler. ’’ Enbiya /18-19-20‘’Eğer …

Devamını oku

Eski Nisan

Canımın yongası, sevdiğim,Bir kaç gün çaldık ilkbahardanGeçtik yıllardır özlediğimErguvan ışıklı kıyılardan Aşkı sessizlik tanımlarGençken tersini düşünürdümAkşamla dönerken geriye dalgalarYalnızlığı çırılçıplak gördüm Durduktu önünde Ege Denizi’ninGözleri mayıs bulanığı,Kuytuluğunda eski evlerinDolaştıktı Ayvalığı Eski nisan, her şey gibi,Kalbim de, rüzgar da eski,Çırpınıp duruyor havadaYitik anıların kelebeği 1983 (Eski Nisan) Ataol Behramoğlu

Maria Missakian

yüksekkaldırım’da bir akşammaria missakian’ı düşündümeğer kendimi bıraksamyağmur olabilirdim yağardım kasım’da bir çınar olurdumyaprak yaprak dökülürdümkalbimi sıkı tutmasam döküp saçıp boşaltsamiçimde yükselen şiirikaldırımlara döküp harcasamgözleri balıkçıl gözleridudaklarında tutup rüzgarımaria missakian adında birigelse göğsüne kapansam gece gölgesine sokulsamgökyüzünde bulutlar büyüseleryağmuru dinlesem anlatsamşimşekler kırılıp dökülselerbizi sokaklarda bıraksalarleylekler üşüyüp gitselerdönüp arkalarına bakmadan yine akşam oldu attilâ ilhanüstelik yalnızsın sonbaharın …

Devamını oku

Hasret

Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri,Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye:Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır diye Fazıl Hüsnü Dağlarca