Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Gezi

Akşamın alacakaranlığında dolaşırken… (Işığın belirsiz bir hüzünleSıkıcı bir şey gibi üstüne yüklendiği saatte,Sanki kaybettiğin bir şeyi bulamıyormuşcasına —Ne olduğunu açıkça bilmediğin — ne zaman, nerede —İçinde bir kuşku yalnız, kaybettiğin şey seni görüyor da,sen onu göremiyorsun diye.Üstüne çullanan bir ağırlık sanki, yattığın zaman,Birini öldürmüşsün de, bunu bilmiyormuşsun gibi.) Birden bir gövdeye takılır ayağın… (Gözlerin kapalı, …

Devamını oku

Annem bir rüya oluyor, benimle konuşuyor

Annem’e karşıdan karşıya geçerkeneli bırakılan çocuklardıko insan kalabalığındakison gülümsemesiydi annemizin Zafer Ekin Karabay Nedense aldanmış ilk gece annemEfsunlu bir gömlek giydirmiş banaİşte vuramadı gökler bana gemDinmedi içimde kopan fırtınaNedense ilk gece aldanmış annem Sezai Karakoç Yarısını tuttumçocuk doktoruolmamı isteyen annemehasta yatağında verdiğim sözündoktor olamadım amaçocuk kaldım Sunay Akın Hans’ın, bana göre bir eş olmadığınıDüşünüyorsan anneciğim;Tüm …

Devamını oku

Anne

hüznün damlalarıdır sevgime yağandolduğunda çatırdayan kalbim uçurum yarıklarıyladilim dilim kesilmekte gözbebeklerimsarkarak toza bulananişte o zamanışığına dolanıp düşlerinin göğsüne yatardımkarışık sesinle kanat çırpardı sesimellerine erir karışırdım ıslaklığınaeğirmek isterdim kestane saçlarını iğle saçlarımazorlu anlarımda çıkıp gelirdin hep yanımaeziyetle yürüdüğün yeterdökünüyorum yorgunluğunu bedenimesarnıçlarda yağmurlar dinlenirken senin için anne, gül et beni kederine Kaan İnce

Bir Taş Atarsın

Bir taş atarsın, taş nereye düşerseMutlaka bir köşebaşıdırÇünkü yüreğin daralmıştır ve kıştırKullanılmamış bir sicim gibidir soğukİşte bak her kestaneciye sapsarı bir köşebaşı kalmıştır. Şimdi bir şamandıra denizin yüzündeDurulmamış bir anı gibi kendini salmıştır. İçimizde birbiriyle konuşan yaprak bolluğuYalnızlık bir başına kalmıştır. Edip Cansever

Eflatun At

Ateş yaktım, bakım sız tarla yandı.Yaban ördekleri gökte uçuşuyor.Genç delikanlı dul bir kadınla evleniyor.Kuvvetli kadın gülerek onu öldürüyor. Yüksek dağların tepelerinde ağaçlar var.Rüzgâr esiyor, yapraklar dökülüyor.Birisi 1000 mil uzaklara gidiyor.Acaba eski yerine dönebilecek mi? 15 yaşım da orduları takip ettim,80 yaşım da geri dönebildim.Yolda köylülere tesadüf ettim.Acaba evin içinde kimler var? Uzaktan evimizi görüyorum.Servi ağaçları …

Devamını oku

Yemekten Sonra

Yemekten sonra kısa bir uyku.Uyanınca iki fincan çay.Başımı kaldırıyor, güneşin ışıklarını görüyorum,Bir kere daha güney batıya bakıyorum.Mesut olanlar günün kısalığından şikâyetçi.Üzüntülü olanlar yılın tenbelliğinden usanç getirir.Fakat kalbleri neşe ve kederden uzak olanlar,Kısalığa, uzunluğa dikkat etmeden yaşayıp gider. Po Chü-i

İnsanlar Aşklarını Saklarlar

Kim söylüyor ki, istiyormuşum.Senden böyle uzaklarda yaşamak, ayrı kalmak.Elbiselerim hâlâ senin taşıdığın koku ile dolu.Hâlâ elimde senin gönderdiğin mektup duruyor.Kemerimde bir çift kordelâ var;Bunun, aynı kalb bağlılığı ile bizi biribirimize bağladığınırüyamda gördüm.İnsanların aşklarını sakladığını bilmiyor musun,Koparılmağa kıyılmayan güzel bir çiçek gibi? Hsiao Yen

Rüya

Gece yarısı rüyamda,Sizi gördüm, sizinle konuştum uzun uzun.Eski zamanlarda olduğu gibi yanaklarınız şeftali çiçeği gibi idi;Gözleriniz mahzun ve kirpikleriniz söğüt yaprakları gibi idi,Yarı istekli, yarı çekingen,Gitmeğe hazır, fakat yine bana yaklaşırken.Birdenbire uyandım,Üzüntü ile gördüm ki, bir rüya imiş. Woi Chuang

Su-Wu’dan Ayrılış

İyi günler tekrar gelmiyecek;Bir an sonra ayrılmış olacağız.Yol ağzında üzüntü ile durakladık.Tarlada el ele durduk.Bulutlar gökte uçuşuyor,Birbirimize sarılarak hızla yürüyoruz.Rüzgâr dalgalar halinde yükseliyor.Ve göğün bir köşesine sürüklenip gidiyor.Şimdi, bizim ayrılmamız lâzım,Bırak biraz daha duralım.Bu sabah rüzgârının kanatları üstünde olmak ve.Seninle beraber tâ yolun sonuna kadar gitmek isterim. Li Ling(M.Ö. 2 – 1 yüz yıl)

Sonbahar Rüzgârı

Sonbahar rüzgârı geldi, beyaz bulutlar uçuşuyor.Otlar ve ağaçlar sararıyor, kazlar güneye gidiyor.Orkideler açmış, krizantemler ne güzel kokuyor,Ben sevgilimi düşünüyorum, hiç unutmuyorum.Yüzen-pagoda gemisi Fen nehrini geçiyor.Nehrin ortasında beyaz dalgacıklar yükseliyor.Flüt ve kaval, kürek çekenlerin şarkı seslerine karışıyor,Ziyafet ve eğlence içinde bile kederliyim.Gençlik yıllan ne kadar az, yaş ne kadar kısa Wu-ti (Liu-ch’e. İmparator) (M.Ö. 157 – …

Devamını oku