Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Büyü

Çok fazla hisseder yazan bir kadınbu kendinden geçişleri ve kehanetleri!Bisikletler ve çocuklar ve adalaryeterli değildiler sanki; yas tutanlar ve dedikoducularve sebzeler asla yeterli olmadılar sanki.Yıldızları uyarabileceğini düşünür.Bir yazar özellikle bir casustur.Sevgili aşk, ben o kızım. Çok fazla bilir yazan bir adam,büyüleri ve fetişleri!Ereksiyonlar ve kongreler ve üretimlerYeterli olmadılar sanki; makineler ve kalyonlarve savaşlar hiçbir zaman …

Devamını oku

Sigaralar ve Viski ve Vahşi, Vahşi Kadınlar

Belki ben diz çökerek doğdum,uzun kışta öksürerek doğdum,merhamet öpücüğünü bekleyerek doğdum,hız için bir tutkuyla doğdumve hala ilerleyen şeyler gibi,şarampolü ya da lavmanın gazını çıkarmayıerkenden öğrendim.İki ya da üç kezden sonra öğrendim diz çökmemeyi,umut etmemeyi, ateşlerimi yeraltına yerleştirmeyimükemmel ve korkunç olan bebeklerin dışında hiçbir şeyin olmadığı yere.ölmeleri fısıldanmış ya da ölmeye bırakılmış olan. Şimdi birçok sözcük …

Devamını oku

Sıcak Nal

IArt çocuk, Muhyiddin Çelebi,Molla Fenari’nin kısık fitili;Okuduğu her beyitten sonraGülsuyuyla yıkardı ağzını; Kirlidir şiir; ve söz atılmazsa zehirdir;Bunu bilirdi;Acı bir gölge geçerdi bakışından,Mesir macununun içindeki çivit gibi. Karısı yanındaydı hep,Çocukluktan kalmaVe artık değişmezlik kazanmışYanlış bilgi; Odalarda ışıksız iki aslanDerinliğine iki atla sevişirdi. Kerbela yası hemen her zamanGörünmez kılardı Mevlit sevincini; Ölümü düşünen,Daha doğrusu anımsayan yüzüİlençler …

Devamını oku

Yeniliş

Açılmamış bir şarap şişesiydimKi öyle kaldımAcımı köpürtmedimİçime sağdımGözyaşlarımı göstermedimKi sildimÖzgürlüğüm beni tutsak düşürdüBaşaramadım İçimde kara kara bulutlar sallandıKi sallandılarDışarı yağamadım Ve yenildim ve sustum. Edip Cansever

Şevk Gemisi

Kimse bilmez o rananın beni nasıl değiştirdiğiniO rana ki anbean suya ve ateşe atmaktadır beni Sevgilinin kimyasının ümidi daim var toprağımdaEğer yüz kere eritse de beni yine dönüşmem altına Aşk hikayemle her dem gönüllerde yenilenmekteyimHer ne kadar son bulsam da yine baştan başlamaktayım Dolu bir kadehim eğer sevgili dudağımdan öperse beniGüzel sesli bir sazım eğer …

Devamını oku

Burası devam edecek bir kent değil, yaşanacak yer değil burası

Burası devam edecek bir kent değil, yaşanacak yer değil burası. Rüzgâr sert, zaman kötü, kazanç şüpheli, tehlike şüphesiz.Ah, geç geç geç, geçtir zaman, geç çok geç, ve çürümüştür yıl;Kemdir rüzgâr, ve şiddetlidir deniz, ve gridir gök, gri gri gri.Ey Başpiskopos Thomas, geri dön; geri gön, geri dön Fransa’ya.Geri dön. Çabucak. Sessizce. Bırak huzur içinde ölelim …

Devamını oku

KAYIP KÜÇÜK OĞLAN

KAYIP KÜÇÜK OĞLAN “Baba! Baba! nereye gidiyorsun?Ah yürüme bu kadar hızlı.Konuş baba, konuş küçük oğlunla,Kaybolacağım yoksa.” Gece karanlıktı, yoktu orada hiçbir baba;Çocuk çiğle ıslanmıştı;Batak derindi, ve çocuk ağlıyordu,Ve pus uçuyordu uzaklara. BULUNAN KÜÇÜK OĞLAN Issız bataklıklarda kaybolan gezgin ışığıTakip eden küçük oğlanAğlamaya başladı; ama hep yakında olan Tanrı,Beyazlara bürünmüş, babası kılığında ortaya çıktı. Öptü çocuğu …

Devamını oku

Little Gidding

Karakışta bahar kendine özgü mevsimdirGünbatımında donuklaşsa da sonsuzdur,Zamanda asılı, kutupla dönence arasında.Kısa gün ışıl ışıl olunca, ayaz ve ateşle,İvecen güneş buzu tutuşturur gölcük ve hendeklerde,Sıcaklığın yüreği olan rüzgihsız ayazda,Yansıtarak suyumsu bir aynadaBir ışıltıyı, körlüktür bu öğle saatinde.Ve parıltı, daha yoğun çalı ve maltız alevinden,Uyandırır suskun ruhu: yel değil yortu ateşiYılın karanlık zamanında.Erimeyle donma arasındaRuhun öz …

Devamını oku

Simeon’a Bir Şarkı

Efendim, Roma sümbülleri çiçeklenir kâsedeVe kış güneşi emekler karlı tepelerde;İnatçı mevsim sürmekte.Hayatım hafiftir, bekler ölü rüzgârı,Elimin sırtındaki bir tüy misali.Güneş ışığında toz ve köşelerde hatıraBekler ölü ülkeye doğru soğuk esen rüzgârı. Bahşet bize barışını.Dolandım uzun yıllar bu şehirde,Tuttum inancımı ve orucumu, kol kanat gerdim yoksula,Onuru ve rahatlığı hem verdim hem de aldım.Asla reddedilmedi kimse benim …

Devamını oku

Gerontion

Thou hast nor youth nor ageBut as it were an after dinner sleepDreaming of both. (*2) Buradayım işte, kurak bir ayda yaşlı bir adamım,Bir oğlan kitap okurken, beklerim yağmuru.Ne sıcak kapılardaydımNe de boğuştum sıcak yağmurdaNe de dizlerim tuzlu bataklıklardaydı; pala sallamadım,Sinekler ısırmadı beni, boğuşmadım.Çürümüş bir evdir evim,Ve ev sahibi, pencerenin denizliğine çömelmiş o YahudiYumurtlanmış Antwerp’te …

Devamını oku