Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Elli Unutulmaz Aşk Kitabı

Elli unutulmaz aşk kitabını seçtik. Milena’ya Mektuplar’dan Yunus Emre Divanı’na, Huzur’dan Neşideler Neşidesi’ne, Anna Karenina’dan Leylâ ile Mecnun’a kadar, aşka farklı pencerelerden bakan 50 kitap! “Mutlu aşk yoktur” klişesini (ya da gerçeğini) şöyle rötuşlamıştı Rougemont: “Mutlu aşkın yazılı tarihi yoktur.” Yazı tarihinden 50 aşk kitabını seçmeye çalışırken, bir kere daha öğrendiğimiz şey, bu değişmez yargı oldu. Fuzûli’den Thomas …

Devamını oku

Bu yolculuğu yarıda bıraktığım için kızma bana. Ey göklerdeki Babam, gelsem beni kovar mısın?

İntihar, bilinçli bir tercih sonucuuygulamaya konulduğunda, insanınmutlak anlamda “birey” olması,bireyselliğini mutlaklaştırmasıdır.Bir tür “tanrı”lıktır… Hüsamettin Arslan “İzimi süren bir panter var:Bir gün beni öldürecek olan;… …Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum,Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum;… O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor,Mutlak bir adaklığa zorluyor… …Panter merdivendeYukarı çıkıyor.” Sylvia Plath Bize ne başkasının ölümünden demeyizçünkü …

Devamını oku

İran’ın ilk büyük şairi ve Fars şiirinin mühendisi olarak kabul edilen Rûdekî Semerkandî

1Özgürce bir öğüt verdi bana zaman,İyi bakarsan zaten hep öğüttür zaman: Şöyle dedi: “İyilerin günlerine bakarak üzülme sakın!Senin günlerini arzulayıp duran niceleri var. Zaman şöyle dedi bana: “Öfkene yenilme sakın;Ayağına bağ vurulur diline bağ vurmayanın.” 2Ne bilirsin sen? Ey misk saçlı, ay yüzlü;Bu kulun hali nasıldı bundan önceleri?! Yüzünün ipek gibi olduğu günler geçti,Saçının katran …

Devamını oku

Mes’ut Bir Tesadüf’e İkinci Mektup

Ayrılığı bir sözcük gibi andığın her an, geleceği bilme yeteneğimi elimden alıyorsun. Dönebileceğim bir kapı yoksa, gitmeyi öğrenmeliyim. Rüzgârın ne güzel bir şey olduğunu anlatacaktım daha. Ortak harflerimizi daha iyi vurgulayarak bak bu “waran” (yağmur) bu da “roc” (güneş) diyecektim. Dağlarımızdan taşıyıp getirdiğin kekik kokusunu arayacaktım saçlarında. Kendimden bu kadar bahsetmeyecektim. Kütüphanelere kırık bir eğriyle …

Devamını oku

Divan Şiirinde Hande

“Onun sesini işiten Süleyman tebessüm ederek:“Ya Rabbî, dedi, beni nefsime öyle hâkim kıl ki gerek bana,gerek ebeveynime ihsan ettiğin nimetlere şükredeyim,Seni razı edecek güzel ve makbul işler yapabileyim.Bir de lütfedip beni hayırlı kulların arasına dahil eyle! ”” (Neml Sûresi 19. Ayet) Nûrun dökülür, sahil erir, karşıki yerlerBir hâb-ı münevverde hep eşkâlini gizler;Sîmîn dumanlarda ölür ruh-ı …

Devamını oku

İçimde “ebedi istirahatgah”ıma uzanmak özlemi var.

Yorgunum. Büyüklükleri anlaşılmaz insanlar pozunda “Beni anlamıyorlar” demek hoşuma gitmiyor. Ama şu gerçek ki beni anlamıyorlar. Anlamayanlar, uzak kişiler değil, en yakınlarım; karım, kızım, oğlum, arkadaşlarım…   Anlamadıkları öyle derin, karışık şeyler değil; yorgunluğumu, bitkinliğimi anlamıyorlar. Günde bir yıl yorulduğumu, yaşlandığımı, geçtiğimi; içimin bittiğini anlamıyorlar. Yorgunum, basbayağı yorgunum. Bu, ruh yorgunluğu değil. Bırakın ruh yorgunluğunu, önce …

Devamını oku

Şiir bir dengeydi benim için, katlanmayı başarmak, ama yenilgilere karşı çıkmaktı bir bakıma. Oysa yeniliyorum artık, içimden içimden yıkılıyorum. Elimdeki tek silah işlemez oldu.

Sevgide sevgisizlik, sevgisizlikte sevgi arıyan insanlar ülkesi burası. Birincisinde yabancılık ve korku, ikincisinde melankoli ve erdemsizlik. * İki satır iki satırdır. Bugün herkese mektup yazacağım. * Elimden alınması mümkün olmıyan bir can sıkıntısı var bugün. Onu daha bir yoğunlaştırmak istiyorum. Şimdi meyhaneye gideceğim. * Ve ben kötüyüm biraz. Ama gülmek istiyorum bugün. Meyhane hepten örtülü …

Devamını oku

Kayboldu Kudüs

Kayboldu KudüsNisan gözlü bir kızın bakışlarındaNereye koşmalı şimdi, hangi savaşaHangi radyo stüdyosuna, ağlama duvarınaDağları aştı bulut yüklü ordularUlaştı Mescid-i Aksa’ya sonbahar.Yüreğin elinde şimdi, emniyette yüreğinKurumuş gözbebeklerin, kayboldu KudüsSustu elektrogitarOtur ve ağla şimdiKabolan Kudüs’eO sahil sesine, o sevgiliyeRüzgârda yiten şarkılaraYaz adını, Abdülkadir Hüseyni’ninMerhamet dilen ve yalvar şimdiKötü kaderlerin iyi cellatlarınaSustu elektrogitar davul patladı Ferman üflendi tarihin …

Devamını oku

Bir Acûzenin Yakarışı

sen hiç üşüdün mükucağında gözleri yemyeşilbenzi boz bulanık bir hüzünüşümek nedir bildin miayaküstü zamanı uzatmakakşamdan dallardasabahtan kaskatı yerde sığırcıklar gibiiçine büzüşmek sessizce bildin misarsıcı bir söz sonrasınedir kat kat örtülere bürünmek.serin suları yürümek ürperereken çok ölmeyi bilmekne ki gelişimiz kadar beklenengidişimizcanciğer ikiz kardeşimiz tanrımbiz neyiz ki bir acûzeden başkayol göster bize, aşkahoş kıl yüzümüzüevimizde kalalımyâ …

Devamını oku

Vuslat Dizeleri

I Kalemimin soluk mürekkebiyle başlıyorumyüreğimin ılık esintisiyle Gecelere eğilip ağlasamkim duyar titreyen nefesimiacıyı içimde eritsemmumlar kıskanır mı beni? Ellerini arıyorum böyle her yerdebizi yokluğumuzdan arıtan o saf elleriniacı, bir kanlı hançer yüreğimdebüyüyor gürbüz bir çocuk gibikaldığım yerden başlıyorum anlatmayakalbimin en ücra yerindekini. Bütün duvarları yok sayarak yürüdümaldırmadan gecenin karanlığınakalbim titriyor sevgilim sana geliyorumben yalnız senin …

Devamını oku