Şiir Antolojim

Yazarın yazıları

Esareti bir kafes içinde olmaktan ibaret sanmayın. İnsan, söylenmesi gereken yerde susuyorsa esirdir.

Hayat bir mizansen gibi türlü kapılar açıyor sana. Ve her kapının ardında, yeni bir kapı daha! Yürüyorsun; belki yoruldun belki henüz erken vazgeçmek için. Vesveseler de bırakmıyor yakanı. Lakin yürüyorsun; çünkü insan yürümekle mükelleftir, kapılar yürüsün diye var.*Kalabalıklar arasında herkes yalnız. Bu kanıya varmak zor olmadı. Yaşadığımız devir, maalesef herkesi yalnızlığa sürüklüyor. Kalbini açmak zayıflık, düşünmek taşlanmak demek. Nezaket …

Devamını oku

Mevlana İdris’in Ardından

Günümüzün bir dervişi. Onunla olmak, dervişliği paylaşmak ve hayatın tenha dehlizlerine sokulmak. İstanbul bir post ve şeyh İdris o posta kurulmuş, bütün şairler ve bütün çocuklar onun müridi. İstanbul onunla, onun şeyhleriyle soluk alıp veriyor. Tenha sokaklardan nice zengin hayatlar devşiriyor. Karagümrük’te ehl-i tarik çaycı dendin ufak çay evinden, Kumkapı’da Ermeni Patrikhanesine, oradan yerin bir …

Devamını oku

DUVAR ARDI

Sükûn beşiği sallanıyor bir samanyolundan öbür samanyoluna
Karanlık, soğuk boşluğu ölüm usâresiyle dolduruyor
Ve kibirli hamâselerin ardında
Yalnız bir adam
Kendi cenazesine ağlıyor

İNZİVANIN SINIRINDAN

Oturaksız bir kayık gibi bulutlu gecede, karanlık denizde
Son girdaba doğru yol alıyorum
Selam umudu yok
Okşama umudu yok.

Efsus’a Yolculuk

gece suyunu sever burada ekili arazibiraz ileride elma ağaçları, vişne ve armutceviz ağaçları da vardır arazinin gerisinde,biraz uzakta, doruğa doğrusöğüt ağaçları da olmalı,neredeyse yola paralel akan bir dereböyle ezbere bilirim buralarıgeride kalanı hatırladığım gibinasıl da ferahtım eskiden aksi istikamette giderkendoluluk henüz bende tamama varmamış ikenbelirsizdi dünya, belirsizdi beni içine alacak olanbeni beklemiyordu aslında dünya bir …

Devamını oku

Efsus’a Yolculuk

annem de bilmezdi Latin alfabesini“okuma yazması yok!” kabul edilirdi bu nedenleama eski yazıyı babasından öğrenmişher sene hatim indirdi üç ayları boyuncaseher vakti, annemin sesiyle uyandım her sene üç ayları boyuncaannemin Kur’an okurken, Kur’an’ı okuyuş tarzındaki hüzünlü sesiyle..hüzün, ihtiyatlı olmak demekti, mutluluğun baştan çıkarıcılığınahüzün, utanmak demekti benzimizdeki güzellikten, özellikle gençlik yaşındahüzün kendimize karşı tetikte olmak demektiiçimizdeydi …

Devamını oku

Babam’ın anısına

Her ölüm dünyada bir çatlak açar – bir boşluk bırakıp
öyle gider her kişi: öteki kişiler de, şimdi, o çatlağı
kapatmakla, o boşluğu doldurmakla görevlendirilmiş
hissederler kendilerini.

Bir Şiir Üstüne Çeşitleme

Külrengi bulutlarıyla güz günlerininSevdiğim İstanbulu gibisinGene de çağırıyor yüreğinDaha aydınlık bir yeryüzünü Her zaman genç gözlerinde gülüyorSu kocamış ve yorgun İstanbulGene de yaşıyor ve sırlı aynasındaBana gösteriyor senin yüzünü Ayak basmadığım çorak bozkırdaSevdiğim Anadolu gibisinGene de bekliyor yüreğinUzakta ve elinde olmayanı Sevecen gözlerinde tükeniyorHasret rüzgarlarıyla AnadoluGene de üretiyor ellerinYeni baştan ve umutla sevdanı İstanbulum Anadolum …

Devamını oku

Daha zor günler geliyor

Ama dümenci çağırınca, hemen tekneye koş,herşeyi olduğu gibi bırak ve etrafına bakınma. Etrafına bakınma.Ayakkabını bağla.Köpekleri kovala.Balıkları denize at.Kandilleri söndür! Daha zor günler geliyor. Epiktetos

Şairler mutsuz insanlardır. Mutlu insanlar şiir yazamaz

Şimdi ben öksüz bir kitabeyim bir mezarın başında bana çarpıp geçiyor günün kambur kuşları Uğulduyor kalbim, nasıl da uğulduyor, sanki arı kovanı  ** Bir merhaba gönder bana, suratıma kan gelsin Çıkmak için bu kırılgan yokuşu ** Çocuklar yarı yolda bırakır bizi Tanrım Kendine gel diyorsun, gelsem olmaz mı sana ** Bir serüven ki Bizden biri …

Devamını oku