En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
ürkütseler güvercinleri uçacak ellerin, okşansa bahar sanacaksaçımda gezinirken, yazılsa tarih olacak bir aşkınterinden soğuyacağını bilmez. çağrılsa gözü karasevgili olacak bakkalın yanından geçerken, öpülseyaraları iyileşecek dizlerin, karanlıkta bir çift vatkanınve alelacele giyinilmiş kesin ifadeninpeşinden dolandığını da bilmez. üstelik gürül gürül akan hayatınbir kadının açılan bacağından olmadığını düşünmezsin henüzbeklemeyi bile öğrenmemişken. usulca yerini alan selamlarla başlarsın sabahçı …
Şub 23
Saflığım ve telaşlı yanımla ruhunda bir sabah gülümseyişi olmak, kelimelerimle sana dokunmak istiyorum. Yüzünde sarışın bir huzur var. Gözlerindeki anlam bir yanıyla evcil, öbür yanıyla sanki aşkın ayaklarına kapanacak kadar derin. Sana teşekkür ederim gözlerindeki bahçe hep ışıldadığı için. İçimin denizinde bir kayık yüzüyor bir de küskün kır çiçeği.Seni düşünürken boynumun sokağından bir fayton geçiyor. …
Şub 23
âh o derin susuzluk, kanımdakidalgaların durmadan, durmadan, durmadanyazıp sildiği ~*~ 1. biz bu sokağı fesleğenli bilirdik, ezeldenşurada bir çeşme vardı hanisuyu güvercin sebili, gölgesi söğüt! semâvi bir şey midir iyilikneresinde konuşlanır sonsuzluğun-o son susuzluğun!-kötülük neresinde? saldım atımın dizginlerini, uzaktantanrı görünüyordu ve kan rengindeydiufuk çizgisi bir cebimde gizlice okşadığımtetiği taze çekilmiş bir gökyüzüötekinde topaz benekli bir …
Şub 23
-daha bağları yazacaktım uzayıp giden masalını ninemin bin bir geceden- çünkü biz en çok aşkı sevdik, sedefli inci taneleri aradı ince ellerimiz boncuk terli ayasında mavinin yedeğimizde hep bir kırba sevinç tabanlarımızda can kırıkları özümüz her yandığında inceden elenen h’ûn aşk ile aşılanan ol yaralı nesteren -dağları yazacaktım daha kavi ıhlara vadisinde yatan gemileri- çünkü …
Şub 23
uzadı gölgesi kurganların, kavi ve sildi korungalar pembe terini alaca değirmisine akşamın şimdi su verme zamanı yaralara ve sardunyalara 1 acı sen miydin yalınayak geçen yanımdan ağzında firuze bir ıslık ve bir türküyle, inceden: ‘değmen benim gamlı yaslı gönlüme’… ben miydim o küçük mercan balığı, o kef-i derya uçsuz bucaksız yelkenlere düş açan incisi incinmiş …
Şub 23
Al bu rûyayı gözlerimdenSendekiler sende kalsınSen yine kendin olmalısın Hükümsüz gel, bir akşam üstüBulutlarla, kuşlarla ve umutlarlaBir derdimiz olsun yineMasanın üzerinde dursunSırrımı sırrına verO rüyayı hatırlat banaYalnızlığın kıyısında dururken Elden ayrı kalalımSiz olalım yenidenAkılla yürek gibiBiz olalım yeniden İşte bu emanetBozkır atlarının yelelerinden kalmaKuş kanadınca nazikArdınca durmak gibi yürekliVe bilmek her zamanOrada olduğunuKında kılınç gibi …
Şub 23
Gel Zoya, açıkça konuşalım seninle Yollarımız ayrılacak nerdeyse; Farklı yollara uzamasın yollar bir, İnan, sonun başlangıcı geldi demektir. Anımsar mısın Dubna’yı, ak kundaklar içinde, Anımsar mısın, hani piyano çalıyordun sen Anımsar mısın, birden başını çevirmiştin klavyeden Nasıl da bomboştu, yüzün, ne denli beyaz Bir şey öylesine yitmişti ki yüzünde Bir şey, artık kimseler yerine koyamaz. …
Şub 23
Kederlisin biraz nedenseÇiçek açmalısın oysaBahçe olmalısın, suyu ısırmalısınBu kadar çok mahsur kalma siyah odalardaKaması böğründe bir kuğu gibi durmaSen şarkılar söylemeli, tango yapmalısınBu yaz bol bol kiraz yeHeveslerini diri tut.Dinsin yüzünün gürültüsüBak yağmur esniyorHıçkırıyor güneşSen yüzünü sokaklarla yıkaÇocuklara şeker, aşklara kuş,Arkadaşlığa kelebek olGöğe bak, ne güzel bir lunapark oBir çocuk gibi büzülmesin alt dudağınDenizin sesini …
Şub 23
Her şeyi masal yaptım, yıldızlarda kaldım. Evlere, sislere, kendime kaçtımAh! hangi sesleri gecesiz bıraktım. Akşamcı dedeler olgun, pişmiş ve kül! Eller yukarı hayat, ey siyah kahkaha, gül! Aklımı cebime koydum, çıktım yollara Düşlerimi gerçek sandım, attın beni aşklara. Kumrular düşer balkonlardan, çürümüş akşamlarÇıldırır bir düş, içini çeker sabahlar. Kentlerde rüzgârdır gece ve gündüzAh! hüzündür bu, …
Şub 23
Gecenin alnına sür atınıSedeften kelimeler tarlasına girZamanı toprağından sök, zamanı işletCeplerinden çıkar yakamozlarıGurbetle seviş, nutku tutulsun coğrafyanınÇıkar üzerinden rüya elbiseniİyiliğin dalgını, susmanın gecesi olmaBir bisiklet olabilirsin sözgelimiYoldan ve baştan çıkabilirsinAşka pedal çevirebilirsinDünyayı yeniden okuyabilirsinHayat seni korkutmasınUçabildiğin kadar uçBırak uçurum başını döndürsün… Gözlerini yıldızlardan ayırmaYan sokaklardan geç, trenlere, gemilereUçaklara bin, otobüs bekleİnsanların yüzlerine dokunHayatı bir yaprağa …