En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
topu topu sesini duymaktı amacımçok değil, altı da, üstü de, hepsi bukaç kapının arkasına sakladınkibulamıyorum yankısını sesimin… zifir karanlıkta görmeyen göz,demiri kemiren pas,dudağı çatlatan tuzsusmuş sarkı kadar kederlidirçocukluğumun bayrak törenleri… bir iğde kokususunbir kenti yoldan çıkaran sokaklardan birisinbir yolsun, ayaklanmış bir günsün birbaşına… küfür ki, bir iç çekmeden de kısadırbir yolculuktur, sonu belli olmayanaçık yaradır, …
Şub 23
bir göl nasıl uyandırılır bilmemneresine dokunulurbir taş atsam korkup sıçrar mıbilmem bir göl nasıl uyandırılır düş mü görür kabus muacaba saati mibelki derindir uykusubalıkları kırılır bir göl nasıl uyandırılır bilmembeni karşısında görmek istermirüzgar eğmişse kaşlarınıkapısı mı vurulur yorgunsa nasıl kıyılırbir göl nasıl uyandırılır Ali Ural
Şub 23
Bak bunlar ellerin senin bunlar ayakların Bunlar o kadar güzel ki artık o kadar olur Bunlar da saçların işte akşamdan çözülü Bak bu sensin çocuğum enine boyuna Bu da yatak olduğuna göre altımızdaki Sabahlara kadar koynumda yatmışsınBak bende yalan yok vallahi billahi Sen o kadar güzelsin ki artık o kadar olur İşe bak sen gözlerin …
Şub 23
…Düşüyorum Karıncanın peşine minik depremler oluyor Yabanıl ot kokuları, sonra düşler, düşüyorum… Puslu bir görüntü tarih dediğimiz ve kirli Sular buharlaşıyor buluşalım dediğin denizde Burdayım sözümde,yanlışsa da bu istasyon Bir ben yitirmedim galiba belleğimi bir de Şiir yazanlar, ne kadardılar ve nerdeydiler Hatıralar üretiyorum telgraf tellerinden Akşamüstleri fesleğenleri suluyorum Bekle demiyorum kimseye, unutma demiyorum Acı …
Şub 23
1 uykusuz bir çıplaklıktır karanlıklaranahtar deliğinden sızar gibi aydınlıkbağışlıyor örtmediğim yalnızlıklarıkararıyor günbatımında birleşik kanatlarıniki ülkeyi sırtlayıp taşımışsın habersizdenizler ülkesinden ipsiz yalnızlıklarabir ölüm demişsin bir hayatkondurmadan ayaklarının ağrısınagetirip gelmişsin uzaklığıhangi takvimde doğuyor gemilersalıncaksız kurduğun bebeklik fotoğraflarıylagöster yalnızlığın resimleşen halinibüyüsün ağlayan çocuklar-büyü-sün göklerin seyrinden-ağ kurup göklere güneşi yakalamak adınabekleşsin altın kanatlı kuşlarla 2 ipsiz bir yalnızlıktır yokluğunun …
Şub 23
Bu mevsimler, hepten yalancı, baba Sonra hep kar yağıyor, sonra hep kızıl-kıyamet.. Senin saçlarına kar yağmaz mı hiç, Senin bıyıkların donmaz mı tipilerde.. Sen üşümez misin baba, Sen üşürsen ben ağlamaz mıyım?.. Ayaklarına kapanayım, bu karda-kışta yolu tutma.. Baba…Ne olur gitme.. Baba, bak, vallahi masallarım kahramansız kalıyor Zambaklarım soluyor, Zümrüt kanatlı kuşlarım ölüyor.. Baba, ben …
Şub 23
İlk yaram diken yarası,Çakır dikeni yeşildir aldanılır,Kavgalarda, gezintilerde, çocuk keşiflerindeAh, yaralandım diyebilirsiniz.Bütün dikenleri bağışlıyorum. Sonra sonra açılan boşluklardanSevdiğiniz, dost olduğunuz, bel bağladığınızBirinin kayıp gittiğini hatırlarsanız,Sessizce… ah, yaralandım diyebilirsiniz,Bütün ölenleri bağışlıyorum. Başıboş gezdiğiniz bahar günlerinde,Kalb ağrısı, kalb yarası dedikleriİlk aşkınızın acıları başlar,Ah, yaralandım diyebilirsiniz,Bütün kadınları bağışlıyorum. Sonra gezip göreceksiniz, öğreneceksiniz,Hele Paşalıdan Fakılıya, o sonsuz ekenekte,Kökünü tarla …
Şub 23
çok sıradan,sıradan bir insan gibi değil sadeceherhangi bir şey gibi yaşayacağız,taşta yosun, yosunda kuzey, kuzeyde yönyönde gemiler yolunu bulucak okyanusta bizimle… balık avlayan da biz olacağız, balık satan dabalığı satın alıp eve götüremeyen de biz olacağızhavda, karada ve denizde ordular peşimize düşmedenyani avlanmadan önce balıkla gözgöze gelmeyi de bileceğizsadece balık mı, yok uçamıyorsak serçe de …
Şub 23
Ölüyorum tanrımBu da oldu işte. Her ölüm erken ölümdürBiliyorum tanrım. Ama, ayrıca, aldığın şu hayatFena değildir… Üstü kalsın… Cemal Süreya
Şub 23
Çürümüş donuk kalbinde bu toprakların Gözleri gördüm. Herkes sesiyle vardı Ve duruşuyla gövdesinin. Bir insanı en iyi sevişirken tanırız. Kalbimizi birlikte çürütürken. Ağırlaşan gövdemiz Gece uyandırır. Mezar gibidir avlulu evler. Çocukluk bir uykudur. Uzun sürer. Ve dokunmak için bir arzu Bir arzu sürükler bizi ölüme. Ben kendimi sınadım her gövdede Ben kendimi bıraktım her şehirde …