Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Abdurrahman Uyanık’tan 1956 Yılından Bayram Hatırası

Dayım Abdurrahman Uyanık, bayram hediyesi olarak çocukluğundaki bayramlara dair iki hatırasını anlattı. “Eskiden yerde döşekte başlı kıçlı yatardık. Bayramda pantolumuzu döşeğin altına koruduk ütü izi çıksın diye. Babam gardaşlarıma birer ayakkabı almıştı, benimki biraz daha kullanılır diye bana almamış. Bende ayakkabımın her tarafını kestim, babamın ayakkabısının içine koydum. Babam çarşıya giderken görmüş, geldi ve “gel …

Devamını oku

öpülecek el, sarılacak evladın kalmadığı bir bayram

“her şiir bir sözcüğü örter ve gizler;görülsün istemez ‘gül’ veya ‘hüzün’…gizli bir hazine midir, bilinmediği,kimbilir nereye gömdüğümüzün?” Onbinlerce ailede “öpülecek el, sarılacak evladın kalmadığı bir bayram” yaşıyoruz. “Bu hüznün mesnevisi yazılmadı.” Bayramınızı bu hüznün gölgesinde sessizce kutluyorum.

Öfkeyle söylenen sözleri asla geri alamazsınız, bunlar sonuna kadar ilişkiye musallat olur, bir sonraki kavgada ortaya çıkıverirler.

yetişkin çocuk içinden geldiği aileye değil, eşine/partnerine sadık olmalıdır. Çocuklar geldikleri aileye sadık kalacak olursa, aşk ilişkisi ciddi bir parçalanma tehlikesiyle karşılaşmaktadır.

“Yâ Rabbî! Benim toplumum bu Kur’an’ı yalnızlığa mahkûm etti!”

Ve (o gün) Rasul diyecek ki: “Yâ Rabbî! Benim toplumum bu Kur’an’ı yalnızlığa mahkûm etti!” (Furkan 30) Sen yine de affa sarıl, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir. (Araf 199)

Hüseyin Rahmi Gürpınar ile Röportaj

Röportaj muharrirleri, imzalarının kıymetini tehlikede gördüler mi, tufandan kurtulmak için cankurtaran arayan kazazedeler gibi, doğru Heybeli’ye tırmanılar, Hüseyin Rahmi’yi ararlar. Çünkü, ıkına ıkına lakırdı söylemeyen velut ve nüktedan üstadın ince latifelerle dolu cevapları o muharrirlere, daima imzalarını sukuttan kurtaracak birer yazı kazandırabilir. Bu itibarla, artık ona, sorulmayan sual kalmamış gibidir.

Harp Baladı

Birkaç kelime daha sığardı belki şu hayata; birkaç kahkaha ya da gözyaşları belki. Heyecanlar, ümitler ve de hayaller sığardı. Ben sığamadım oğlum! Bilemiyorum; artık o tren kompartımanında cepheye doğru ilerleyen adam değilim sanki. Arzularım, gayelerim ve de heveslerim terk etti beni; kavgam bitti! Yalnızım ve fakat hiçbirine kırgın değilim

Yaşar Nezihe Hanım / Gamsız, ıstırapsız nasıl şair olunur şaşarım

Feryatlarım”ın şairinin en içten feryatları pek erken unutulmuş… Bu sesin nereden geldiğini bilen bile yok!
Onun öteden beri mısralarında yaşayan ıstırap kendisini de yaşatıyor… O, feleğin en zalim sillesini yiyen, talihin en insafsız tekmesiyle çiğnenen içli bir kadın

(SUSANA SOCA) O BU DİYARLARDAN DEĞİLDİ

Onu gördüğüm gibi ürkekliğine vuruldum; hatırdan çıkmaz, eşine rastlanmaz o ürkek haliyle esrarlı bir tanrıya hizmet ede ede iflahı kesilmiş bir vesta rahibesini yahut kapıldığı sıla hasretinden veya vecd yüzünden yaşamda belirmeye güç yetirememecesine tükenip gitmiş bir mistiği andırıyordu!

Ivan Turgenyev’den altı çizili satırlar

Bir romantik olsaydım ‘yollarımızın ayrıldığını hissediyorum’ derdim ama değilim, o yüzden sana birbirimizden bıktığımızı söylüyorum.

Galata Kantosu

Ulan git şimdi milli gelirden söz açma bana defol bas git yıkıl