En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Kara bir gök için çok şey söylenebilir elbet İşte benim bulutumpas tutmamış sözcüklerden örgülü bir ağıtalnına halk sıçramış neferlerin çılgar gözleriylesanaey rengi tarihini utandıran elbise Yüzün hiç yabancı değilsen eski borazanların gedikli çalgıcısısesine küflü ambarların kokusu sinmişirin salgını, cinayet fotokopisi ve kangren depolanmışeskimiş tarih satıcısı ambarların kokusu. Burnum duymuyor ama seniuslanmış ıtır kokusunu da duymuyorbenim …
Şub 23
Bir kıyımız mı kaldı bu şehirde onuda batır hadiÇiçeğimizi yol, rüzgarımızı bur, suyumuzu acıtGökyüzümüz mü hani nerede? Sahi nerde bizim gökyüzümüzhani lokman bulutlarımızda güvercin lekelerimiz?Gözümüzü körelt hadi içimiz börtsün ellerimizi yırtBak ıslağımızda kurudu,kurumuz yamyaşSanki bönüz,sanki debelenen sıpayız çayırdaYeşili hiç görmemiş,hiç şenlik görmemişKo yarın sabah ortalık da ışımayıversinKo buluşmayalım şu kuytu hazirandaO salı gecesi hiç sevişmeyelim …
Şub 23
boşaltılmış şehirler kadar yalnızdırbir şehirdebir duvara asılıüfleyeni kalmamış kınalı bir kaval kadar mahzunkınalı bir kaval kadar mahzunkınalı bir kaval kadar mahzunduradına sessizlik dedikleri o sesnere gitse yanındadırengel olamazsusmasından kelimeler olur engel olamazoyani yirmi dokuz yaşındayani ceplerini can erikleriyle doldurupsokaklardabademli düşlere eyleşen aylak adamaçıklamalıdır ki kelimesiz bir yalnızlıkmümkün değildiraçıklamalıdır ki her romancıyanılmıştırbu noktadave roman kişisinitahrik edipromandancaddeleri …
Şub 23
umut kesilmiyorsa dostlarımkesipbarikatlar kurarak kangrenli gövdemizdenşurda güneşe ne kaldı İlhami Çiçek
Şub 23
Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam,Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak.Gözlerine yavaşça, yavaşça doldu akşam…Göklerin ateşini kalbime boşaltarakBenim içimde yaktı sanki gurubu akşam.Senin kirpiklerinde bir damla oldu akşam.Gündüzden, gürültüden ve kainattan ırak,Akşamı seyredeyim bakışlarında bırak,Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam,Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak.. Eriyor fırtınanın hızı pencerelerde,Soba ılık bir hava dağıtıyor içerde,Ateşin karşısında yüzün kızıllaşıyor.Yanan …
Şub 23
hiçbir pul hiçbir zarfa yakışmıyorhiçbir zarf üçbeş satırane zaman yanyanayız işte o zamandoyamıyoruz tenlerimizin bitmez tükenmez sorgusuna. bırakmak bırakılmak demeyelimdurmadan yer değiştiriyor anlamlar daben ki bir boşluk kadar büyümüşüm bu yüzdensanki kış aylarında bir uçurumda. anlarım sedir ağacının dilindenve usta bir aslan terbiyecisinin ruhundan dahiç anlamaz olur muyum öpüşünü de kalbimio öpen sensen bir de …
Şub 23
yarın sabah yüzümü de yıkamayacağımdonum fanilam leş gibi oldu heletırnaklarım uzadı kesmeye üşeniyorumbiri sevabına çişimi de ettirse sokağa çıktım mıydı akşam serinliğindebacaklarımda derman yokrakı makı içiyorum gene olmuyorne sabri’ye uğradığım var ne celile’ye başım dönüyor içim sıkılıyor ha birebu dünyada pırıl pırıl şeyler vardı hanicümbüşler vardı kahkahalar vardı hoşbeşler vardıhepsi peşine takılıp gitti mi ne …
Şub 23
“Onu nasıl unutabilirim?”Unutmayacaksın. Daha doğrusu, unutmaya çalışıp, bunun için çabalamayacaksın. Gerekirse, yüreğine taş basacaksın. Gecen gündüzüne karışacak, hayatın alt üst olacak belki. Gözünü kırpmadığın geceler olacak. Gündüzün bir anlamı kalmayacak. Gam ve keder yüreğini mesken tutacak. Acının ta içinden geçeceksin. Bu hayata, “hayat” demeyeceksin. Yaşamayacaksın, ölüp ölüp dirileceksin. Ölümün içinden geçeceksin, ölmeden evvel. Öyle ki; …
Şub 23
Bunaltı Şimdi artık iyi günlermiş diyorum. -Ah bütün bir ömür boyu kaygısız, başıboş yaşamak. Süre, geçiciliğini duyuruyor, içimde sinsiz bir acıyı, hayal kırıklığını emziriyor.- Bırakmalı bunu, süre geçiciliğinin öğrenilmesiyle verdiği acıyı, hüzünden bir perde halinde yaşama üzerine çeksin, konuşmaların arasına katılan o bitmeyen susuşu bıraksın kişide, akşamları eve dönüldüğü saatlerde çıldırasıya yazmak isteğini uyandırsın. Yazmakla …
Şub 23
1Bir nefesin gölgesinden doğma bizlerDolanıp durmaktayız terk edilmişliklerdeBizler, yani sonrasızlıkta yitirilenler,Kurbanlarız, adandıklarımızı bilmezcesine.Dilenciyiz sanki, yok benim diyebileceğimiz,Kapalı kapılar önünde birikmiş delileriz.Körler gibi kulak kabartmışız, içindeFısıltılarımızın yitip gittiği sessizliğe.Hedefi olmayan yolcularız bizler,Bulutlarız, rüzgârlarda dağılan,Ya da ölümün soluğunda üşüyen çiçekler,Yerimizden kopartılmayı beklemekteyiz. 2Varsın, son acılar da somutlaşsın bende,Savunmuyorum kendimi, ey karanlık güçler.En büyük sessizliğin yolu sizlerden geçer,O …