En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- AZİZ NESİN’İN ANILARI BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
Şub 23
Bazı sözler doğru olmasına doğrudur ama altlarında bir şey gizledikleri ya da bir şeyin açığa çıkmasına mani oldukları için aynı zamanda yalandırlar. Gerçeği söylemeyi deneyebilirsiniz, sizi tutan yok. Bazı şeyleri gizlemeden gerçek diye bir şey mümkünse, buyrun söyleyin. Hem sonra, gerçeğin değil, tüm gerçeğin bir anlamı vardır. Tüm gerçeği anlatabilmek ise beceri işidir, her hangi …
Şub 23
1 Hayır! İlgi beklemiyorum benHüzünlü sayıklamalarına ruhumun,Alışkınım el çekmeye isteklerimdenEn uzak günlerinden beri çocukluğumun,Yazdıklarımdan da bir şey beklememFakat isterim ki yıllar sonra,Kısa, fakat isyancı bir ömürdenBir iz kalmış olsun onlarda. 2 Kim bilir belki günün birinde,Tüm sayfaları hızla geçerken,Takılıp kalacaksınız bu dizelere,Mırıldanarak: haklıymış, gerçekten;Belki o sevinçsiz şiir uzun süreDurduracak üstünde bakışlarınızı,Bir mezar taşının yol üstündeDurdurması …
Şub 23
Beni alıp çıkarsalar feza füzesiyle gözümü bağlayıp, atsalar sırtımdan itip; Yine İstanbul’a düşerim. ‘Yer çekimi’ değil; ‘Yar çekimi’ derim. Küçük İskender
Şub 23
Beni bir kefeye, seni karşı kefeye koymuşlar. Ortada tartılan ne sensin ne de ben. Aşkımız… Ben senden ayrılıp yukarı çıkınca, sana olan aşkım artıyor. Senden ayrı değilim; zira seni görebiliyorum ve aynı terazideyim. Ama kefelerimizin ayrı olması buluşmamıza engel oluyor. Bize şimdilik aynı seviyede olmak yetecek. Ama aşkım ağır geliyor ve kefeler bir türlü denge …
Şub 23
Ölüm bir melek elinde gelir Ve öper usulca çocuk yüzleri. Belki bir gün kurtuluruz Karıncaların yolunu şaşırtan ince rüzgarlarla Kaplumbağaların hasret kaldığı derin tepelerde Çocuk gibi bakalım mavi sulara Şehirlere bakalım insanlığımızı eskittiğimiz Sislerden dumanlardan yollara atılan mısır koçanlarından Belki tutarız birgün belki kurtarır bizi Simsiyah saralım bezlerle dağları rüzgarları Gül bahçeleri ağlasın Dallarda …
Şub 23
İnsanlar, birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi, kendi hususi boşlukları içinde dönen, hepsi yalnız, hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır. Bir yıldız sönünce ondan uzaktakiler bir şey duymaz. Herkes ancak biraz kendi komşusuyla meşgul olur. Herkes ancak bir iki düşman için kin, ancak üç dört dost veya akraba için haset veya muhabbet ve ancak …
Şub 23
kağşamış duyguların üzerine kurulmuşgösterişli türbeler olmasın yazdıkların!ne, insanların ölümdenödünç aldıkları erdemlesadaka çanağına bir şeyler bırakıp geçtikleritapınak avluları gibi soğuk,ne kışlalar gibi intizamlı olsunlar,ne de, herkesin birbirinden yüzünüve ruhunu gizleyerek girip çıktığı‘o bildik sokaklar’ gibitende kalabalık, ruhta ıssız mı ıssız… ne çarık, ne postal, ne artistik patengiyinsin mısraların!çıplak ayakla yürümesini bilsinlerbuz, köz ya da diken üzerinde;gösteri …
Şub 23
Canlılar dünyasıyla aramdaki bağlar koptu kopalı, önümde biriken şeyler geçmişin anıları herhalde. Geçmiş, gelecek, saat, gün, ay ve yıl hepsi aynı şey. Değişik dönemler, çocukluk, gençlik, ihtiyarlık, benim için boş sözlerden başka bir şey değil bunlar. Bunlar sıradan insanlar için, ayaktakımı için, evet işte aradığım kelime, ayaktakımı için, ki onların hayatları senenin mevsimleri gibi belirli …
Şub 23
Nilgün ölmüş. Beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağı atarak canına kıymış. Ece Ayhan söyledi. Çok değişik bir insandı Zelda. Akşamları belli saatten sonra kişilik hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. Yüzü alarır bakışlarına çok güzel ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi. Çok da gençti. Sanırım otuzuna değmemişti daha. Ece ile gergedan için yaptığımız aylık söyleşide ondan …
Şub 23
Annemi ölmüş gördüm rüyamda.Ağlayarak uyanışımHatırlattı bana, bir bayram sabahıGökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıpAğlayışımı. Orhan VELİ