En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- AZİZ NESİN’İN ANILARI BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
Şub 23
kendim diktim düştüğümyolların hırkasınıeğnimi onlarla eksilttimsabrını beklediğim kuyulardı yeminli ay vaktitalibi olmadım heykeliminbildim kumdan yapılmaz çölün heykelivahamı kendim diktimkendim diktim hikâyelerimiyırtığını söküğünü onulmazın, hayatınadımı ben sananlarane yazsamduyulmaz sesimherkesin zamanından başka türlü geçerimbana adımdan yapılan zamanaldı benimadem seslendim dünyayamadem imzamı verdimbenden geri çekildi çoğaltılan suretimyazdıkça bildim:zamanın malıyız hepimizdüğümlüyüz bağlıyızazımız çoğumuzne kadar sevsek o kadarızçok kısa görünen …
Şub 23
Burada daha ne kadar öleceğim?Yeryüzüyle gökyüzünün aracısı olarak bulutu haraca kestiğiniz yerde? Ben size alışamam. gözüme saldıran güneş ışınlarında yüzünüzün yokoluşu.“Ağlıyordum, onu gönlümde isterdim ve sadece orada.”Öylesine yoksulluk, bir aşk düşünün sihirli hiç karşılıksız… Ağlıyorduk. Ben bu ıslaklığı tanıyordum, düşümde böyledüşünüyordum size dokunurken. Siz bu ıslaklığı tanıyordunuz,düşümde böyle düşünüyordunuz. Nasıl biliyorduk, nasıl?bu gözyaşlarının susulmuşher çığlık, …
Şub 23
(akşam şaraba yatıracağım yüreğimi../..yarına bi’şeyciğim kalmaz) korunaklı şiirler yaz bana, sevgilim olmayan sevgili sağanak yağışlı günlerimde sığınacağım bir yer bulunsun bari, şiirlerde bir ev’cağızım olsun üç oda bir salon yalnızlığımı kiraya vereceğim heveslenme, senin için düşlerim başka aklını başından alıp, gezmeye götüreceğim ne güzel gülüyorsun, dudaklarında eski Istanbul resimleri öyle kal lütfen, yüzüme baktığın anın …
Şub 23
Torba Suat: niye böyle oldu be abi? ben çok sevmiştim be abi. o kadar mektup gönderdim insan bir cevap yazar. benim günahım ne be abi? Hacı: bak koçum! belli olmuyor ama benim bir tek kulağımın arkası kaldı. artık acı çekmekten ve acı çektirmekten zevk almamayı öğrendim. sevgililer! bizim olanlar ya da olmayanlar… hepsi iz bırakır. …
Şub 23
Bir kızın kocaman gözlerinde gördümbulutların dağlara sessizce çöküşünü Çocuksu susuşları gördüm, kırılan sevinci Ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda Harelenen sularda bir yanık kokusu ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi Işık zamana bağlı zamansa onun kocaman gözleridir artık Anladım tarih de yazılmaz bir aşkın sayfalarına düşmüyorsa …
Şub 23
artık kullanamam senibir gül olarak aşk şiirlerimdeçok büyümüş, çok güzelleşmişçok ama çok kendin olmuşsun şimdi ancak seyredebilirim senibir nehri seyreder gibibir nehir ki yatağını bulmuştadını çıkarıyor her kıpırtısının her kıvrılışının, her balığınınve karla kaplı o mor dağlarınardında güneşin her batışınınbenimdir o dağlar, yalnız benim yol açtığın için sen onların içindenancak yansıtabilirim kendimi şimdisenin durgun akan …
Şub 23
yüreğimyorgunbir yıkıntının yüzyıllıkçaresizliğinde bembeyaz bir kuğudansüzülen kan kadar belirginduruyorumudu aşındıran sızı sakın gelme yanımazamansız bir güz mevsimiyaşanan şimdi burada Nur Bulum
Şub 23
Roger Garaudy Roger Garaudy, Fransız Komünist Partisi’nin 19. kongresinde, 6 Şubat 1970’te, konuşmasını yapmış, Fransa’da sosyalizmin zaferi için zorunlu bulduğu en önemli noktaları açıklamış. “Son sözcüklerimi korkunç bir sessizlik izledi” diyor. Çıkmış kongre salonundan, arabasına binmiş, nereye gideceğini bilmeden hareket etmiş. 35 yıllık Parti üyesi, 24 yıllık Merkez Komitesi üyesi, 12 yıllık Siyasi Büro üyesi …
Şub 23
Aşkın ve acının vadilerindenGeçerek yürümeyi öğrendi kalbimGözlerin var mıydı seninGörebilir miydin duygularımınMaverada açan çiçekleriniEllerin var mıydı seninTutabilir miydin uzatsaydım ellerimiNefesin zor fırtına dağıttı bedenimiParmaklar arasında duman duman her akşamÖlümle randevumu hatırlayıp yenidenMezarıma yürürkenUnutuyorum sensizliğe alıştığımıİçimin kan rengi okyanusundaZıpkın yemiş balık gibi yüreğim. Nurullah Genç
Şub 23
geceyarısı, karanlık bir bozkırdaışıklar içinde akan bir tren kadar yalnızımiçinde onca insan, içinde dünyasoluk soluğa, demirden bir ırmağa mahkumve bilmeyen sonsuzluk nedirhaklı olan kim bu kargaşadaateş ve su, yaşam ve ölüm, irin ve şiirucu bucağı olmayan bu çığlığınortasında nasıl barışılabiliranlamak isterim, hangi yasabir beşikle bir darağacınıaynı ağaçtan, ne adına var edebilir sorular sormak için geldim …