Şiir Antolojim

Yazarın yazıları

İnsanlar Arasında

Kır saçlı görgülü adamlarAkşam peynirle rakı içerDünyayı yorumlardıBazıları şiir bile yazardıBazen de denk düşerdi takılıncaKitaplara bile geçti Sessiz akardı sularKalçalı gecelikli kadınlarHem anlayışlı, hem titizGün boyu güzel yemekler yaparDurup durup bir kaygıyı anlatırdıBen türkü söylerdim bu sesimle Süslü kızlar düş kurardı geceleriSabah adı konulmamış bir sevda içinErkenden sokaklara düşerdiArkalarından seslenirdi anneleriYitirilmiş bir şeylere ağlar gibi …

Devamını oku

gel ve gözlerimden öp

“Kavuşmanın bir çeşididir anmak”Halil CİBRAN Sevgilim,Elinin üstündeki izmarit izinde atıyor kalbimBuruluyor gölgelenen yüzündeBunu sakın unutma Söyle hangi yara daha az acıtır SevgilimSımsıkı sarılıp beni içine alanAteşim düşsün diye alnını alnıma koyanGeleceğim, gözyaşım, yarınım Söyle hangi düş diri tutar insanı Yaranı yaram bildimDüşünü düşümEy sevgilim, gel ve gözlerimden öp beni…Sana niye bu kadar geç kaldın, demeyeceğim… …

Devamını oku

Kelebek

Benim baştan başa bir aşık.Kelebeğin narin kanadına.Düşmanım bir rüzgar gibi,Dikenleri olan yaşantılara. Ve bir tek angökyüzüne kanatlarını açtı.Yağmur asılı kaldı bulutlarda.Bense sarıldım mor çiçeğine. Ve hepsi geride.Ve hepsi çiçeklerin yatışlarında. Ümitsizliğin uğultusunuduyuyorum baharında.Karanlığın esintisisensiz gelmeden önce,Güz yorgunluğugetirecek seni bana. Ve ben hala bir günlük ömrünedüşman olacağım, sabaha. Şafak Temiz

Kurbati

Gece lambası kırmızı bir kadın yapıyor beniOysa limon ağaçları bahçede küçük sarı güneşler taşıyor.Dokunsam bile onlara yanmam. Ne tuhafBir oyuncak ayım vardı, ismi Işıldak.Bir kızkardeşim vardı saçları simsiyahNe tuhaf böyle hatırladıkça herşeyi,Ağrı Dağında saçlarımı karla yıkamak.Kırmızı bir mum olsam yakışırdım şamdanımaOysa çok üşüyor ellerim bu akşam… Martılardan duygulanmadım hiç, ne tuhaf!Ben belki denizden bile eski …

Devamını oku

Bileceklerin

Söylemiştim oysa; ben gürültüde kalıcı değilim.Yeniden bir ayrıkotu bulmalıyım içimde.Yoksa kendimi iyiden iyiye kalabalıktan biri sanabilirim. Göçe yetişememiş bir kuş kadar üşüyor sağ elim.Oysa büyük yüzölçümlü cümleler kurmak içinokyanuslar geçecektim.Dar odaların oyuncak yaygaralarından çok vakit kaybettim. İçimin ılık, tanıdık seslerini bastırdı kalabalık.Ancak tek bir gündüzün hükümdarı kâğıtlar üzerine,her şeyi biliyormuş gibi yapan cümleler kurmanın bedeli …

Devamını oku

Eski

artık zamanı değil eskininyaz çoktan bitti bahçelerdeşimdi kokulu mumlar ve kalın bir perdeile örtülü odalardasın, odalar her yerde! sana ağlayan heykellerin kıymetini bil,bir zamandan ötekine götürenavuçlarında bir tutam saçlauyandığın esrik rüyaları unut gitsin. bir büyücüydün eskidenvardan yok, yoktan var edenbulutların vardı deniz kokuluyağmurların denizlere ağlayan. kurtar kendini acılarından, arınherkes unuttu seni, kimse sevmiyor“su sokak” bile …

Devamını oku

Çember

Evimizin bahçeye açılan avlusu sanırdım hayatıDut ağacının altındaki dökülmüş dutlar gibiydiÖyle tatlı ve öyle kolay ulaşılası..Her gün uyandığımda,koşardı çocukluğum yeşillere mavilereHayatı yeşillerden ibaret sanırdım. İlk çamurdan yaptığım çömleğimi kırınca arkadaşımanladım ki ;Hayatta kıskanç sarılar da var, kızgın morlardaYeşilin yanında kötü durmuyorlardı gerçigelip geçici uçucu kederlerdiKin tutmayı bilmezdik İlk kalp ağrımda öğrendim ben küskün siyahlarıacıtabiliyordu çokçatakınca …

Devamını oku

Bu ayrılığın beni hiç sarsmadığı söylenemez

 Bu ayrılığın beni hiç sarsmadığı söylenemez.… Ben de herkesi bıraktığım yerde, düşündüğüm gibi, durgun ve hareketsiz, yaşıyor sanırım. Bir ihanet kokusu seziliyordu derler ya, albayım… «O zaman daha evliydim. Bazı güçlüklerim vardı. Konuşmakla geçeceğini sanıyordum. Seni aradım.» Canım. Seni görmek istiyordum kısacası. İnsan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir, avunabilir, hayal kurmağa devam edebilir. Sen …

Devamını oku

Onu bağışlayın

O bazenVücudunun kederli bağlantısınıDurgun sulardaBoş mezarlarla, unutuyorVe aptalca zannediyor kiYaşama hakkı var,Onu bağışlayınBir resmin sıradan öfkesiniKışkırtmanın uzak arzusuKâğıdının gözlerinde eriyorOnu bağışlayınBaştan başa tabutundaAyın kırmızı hâlesi geziniyorVe gecenin değişken kokularıVücudunu bin yıllık uykusundanUyandırıyorOnu bağışlayınO içten yıkıkAma hâlâ gözlerinin içi ışık zerrelerinin hayaliyle parlıyorVe anlamsız saçlarıÜmitsizce aşkının soluklarının etkisiyle titriyorEy mutluluğun sâde ülkesinin sakinleriEy yağmurda açılan pencerelerin …

Devamını oku

Ulu Orta

‘seyrek gülüş sen ne güzel bir şeysinnazlanırsın ama bir gün gelirsin’ düşen bir yaprağa bağladım hayatımı olsun artık diyorum ne olacaksa paralı asker miyim neyim ben ekleyip duruyorum sabahları akşama ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim nasıl bir dostluk ki bu,hem kadim hem de …

Devamını oku