Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Senden Sonra

Ayrılık sesine benzedi uçak sesionun kadar uzun bir ses.Havalanankaybolangeri dönen bir ses. Sevgililergeçip gidin akşamın içindenkendi akşamınıza.    – Nedir ayrılık delikanlı?   – Kara, sıcak bir duman. Ayrılık yığdı bulutları üstümeinsanlar uzaklaştısöz bitti.Yalnız baykuş öttü kuşlar içinde. Sevgililergeçip gidin akşamın önündenkendi akşamınıza.    – Nedir ayrılık delikanlı?   – Boşalmış bir şehir. Ayrılık, saplandı yüreğimeölünceye kadar …

Devamını oku

Sen hiç ateş böceği gördün mü?

Sen hiç ateş böceği gördün mü?Bir akşam üstü yada bir gece yarısı,Ansızın çıkıverdi mi karşına karanlığın ortasında,Aşk gibi biranda aydınlattı mı dünyanı, Sanki aşkı sevdayı içinde taşıyor gibi dimi,Yada aşığının hasretiyle yanıyor gibi,Minicik bir bedende sanki sevginin ışığı gizli,Yada bir aşk meşalesi taşıyor gibi dimi. Bir ateş böceği gibi aydınlatan oldumu dünyanı,Sen bir ateş böceği …

Devamını oku

Sevgili Dost

Sonbahar her sene yüklenip serinliğini,yağmurlarını,rüzgarını ve yapraklarını,evime yatıya gelir.Ben sonbaharı kapıda karşılar:”Kim gelmiş kim!” diye sevinç gösterileri yapar,boynuna sarılırım…Sonbahar, her seferinde gözlerimin içine bakıp;” Hiç değişmemişsin” der ve omzuma dokunur.Ben sonbaharın gözlerinin içine bakamam;dokunur… Ali Ural / Posta Kutusundaki Mızıka

Beni bir gün unutacaksan

Beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi, boş yere mağaramdan çıkarma. Beni alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Oğuz Atay, Tutunamayanlar

durulacağımı umuyordum

“Derenin akışını dinleyerek sahil boyunca ilerlerken durulacağımı umuyordum. Güçlü yaşamı içinde tabiat, insanı umursamaz ve belki, bilhassa bunun için, onun karşısında huzura kavuşur insan. Ama nehrin bana hiçbir yararı dokunmadı; benim içimdeki uğultu, onunkinden çoktu çünkü…” Meşa Selimoviç – Derviş ve Ölüm

Sevmenin tabakaları

Sevmenin tabakaları, muhabbet, aşk ve dert olmak üzere üç derecedir: – Muhabbet odur ki, mahbubunu görürse memnundur, görmezse kaydında değildir.– Aşk odur ki, mahbubunu görürse memnundur, görmezse mahzundur.– Dert odur ki, mahbubunu görürse de mahzundur, görmezse de mahzundur. İskender Pala

Pencerelerden seyret içlerine girme

Aslında bütün mesele, evet bütün mesele şu:Varlıklar kimin? Biz kime aidiz? Şu dalların üzerinde hışırdayarak salınan yeşil ve sarı yapraklar kimin? Rüzgâr kimin? Yer kimin? Gök kimin? Ya şu biten ömür? Tırnaklarını kim uzatıyor günbegün? Bedeninin takatini kim söküp alıyor da yaşlılık veriyor sana? Ateşin üzerindeki yemeği kim pişiriyor? Başını kim ağrıtıyor? Sen yürüdükçe bacaklarını …

Devamını oku

Kalp Kapakçıkları

“Şebnem, tütsülenmiş bir bahçede saklambaç oynuyor gibiyiz.Sensiz bütün tabancalar, fincanlar, odalar boş; sokakların hepsi ıssız, hiçbir gezegende bana hayat yok.Şebnem, her şeyde senden bir anı aksediyor, senin masumiyet kanıtı parmak izlerinle dolu sanki dünya.Gelgelelim masumiyet, yaşam belirtilerinin azlığı demektir Şebnem.Bu gidişle yokluğunun gürültüsünden sağır olacağım.Eline sihirbaz değneği geçmiş kör gibiyim.Arabalar etrafımda keskin frenler yaparak duruyorlar. …

Devamını oku

Marquez’in veda mektubu

Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Baskaları …

Devamını oku

Tüller Ve Silah

Önü denizle başlayan rüzgarlı bir kasabadaydık.Sanki yıllardır oradaydık. Her şey düzelecekti.Orada doğmaya çabalayarak öldük. Meleğim nehir kanatlarını uzaklıklarda yıka şimdi. soğuktu, ısınamıyorduk. Bu kadar yakınken. Aramızdayalnızca o hava boşluklarının dolaştığı odalardaydık.Biriken bütün rüzgarlar işte orada, o deniz kasabasındao çok köpekli, çok rüzgarlı yerde patladı. ikimizi aynı gökyüzüne baktıran, neydi o, ışık söndü. Sustum.Sustum. Sustum. Sustum.Bütün …

Devamını oku