En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
ışıkla ilgili bir yazı okuyordum, elektrikler kesildiboğazından geçerek midesine indi kent geceninmum aramadım, oysa vardıpencereye gittim kalkıp çalışma masamdaniki sevgiliden söz ediyordu ağaçlar fısıldaşarak bahçedeağaçların yalnızlıklarından korktumsonra yollardan söz açtılar, düşledikleri yollardanişte o zaman ateşböceklerini,birbirini kovalayan iki yanarsöner ışığı gördümgezinen son yıldızlarıydılar yeryüzününçaldıkları ağustosböceklerini tahta kafeslere dolduranbir hırsız çetesi geçti sokaktanay siliyordu, siliyordu camlarını terleyen …
Şub 23
upuzunsessizkaypakonca yıl soluk bir resimde kaygısız gülüşünkarlı bir akşamüstü okul çıkışısoğuk ve ayrılık kokan bir kasaba hatırası çek al benden “sen” olan ne varsa dizilir göz bebeklerime alacalı kasım yağmurlarısessizliğin mi kimsesizliğin mi çığlığı sevdiğim,tüm korkularını söndürdüm içimdeki kızın dün gecekestim nefesimin senle son bağını usumda,naçiz siluetin bir de karanfillerdilimde eskitilmiş kor sevdan sağır gecenin …
Şub 23
sonsuzluğun temmuzundayımşiir kırıkları kanatıyor dilimi bin pınarlı İda, bin bir rüzgarüretiyor uzun yazlar vadisinde suyu geçemeyen böcek, yalnızlığımaparıltı düşürüyor ıslak kanadından bilenler nasıl kolay unutuyorsabilmeyenler de öyle buluyor ıssız dağ yolunu aşk neler eylermiş, öğretiyor ölüm ve dirimleömrünü sürüp gidene dağ kırıkları kanatıyor kalbimi Ahmet Uysal
Şub 23
bilinmez, belki son öpüşümdür bu senibir kadına bir nehri son ekleyişimbilinmez, bahçene ektiğim son çiçek hırsızıdır bubomba konmuş tren istasyonlarınaarzunun titreyen yollarınason adım atışım, belki bu da bilinmez bilinmez, baharın ensesine bir kuşunilk kurşun sıkışıdır bubir kedinin yağmurda ilk yıkanışıbir kadını merdivene ilk benzetişim, sen gidiyorkenarka sokak otellerine ilk rastlayışı bir sarayıngüzelliğin aynaları tehdit ediyor …
Şub 23
-I-kadının gitmesi gerekiyordu.oturduşarap içtisustu bir hayli uzun baktı adamaanladıacıdı içinde bir yerusul usul ağladı aşk bu dedi kendineseviyorum onuoysa, yalnızlık belkiaşk zannettiğim korku -II-çantasını açtı adam kadınınanahtarları aldıgerekli dedi yeni şiirim içinkadın uysalca kalktı bir taksi çağır banayolum uzaksenin dediğin doğrugeceyi hayal etmekyaşamaktan daha güzel olacak korkma dedi adamher şey düzelecekyanında olacağımama şimdi git -III-yağmur …
Şub 23
Derin denizleri gördüm gözündeSamanyolu mavisi – bir çarpıp geçenSessizlikte bir çığlık gibiGözlerinde uzayan bir an içindeYüzünü gölgeledi alacakaranlıkBir kuş oldu eli avuçlarımdaGeldi gizlerime kondu dağıldım kaldımRüzgârda güz yaprağı kadar ürkekBenden bir parçaydı oracıktaHoşçakal dedi gülerek Benim şaştığım nasıl olur da insanBir bakışta birinin dönülmezi olurAlır sırtına çarmıhını kendi kendineBenim anlamadığım işte buBu kadar yakınız demek …
Şub 23
Gitmek…Saklamaktır sevdiğiniyaralı kelimelerin sığınaklarında Beklemeye karışan suçun cezasıdır..Gitmek Sözünde duran ışıklarınvicdani yansımasıdır Gitmek..Bir gururun ezdiğiyenilgideki ölümdür Ellerinle yarattığın ateşinardına bıraktığı pişmanlıktır..Gitmek Uzak kıyılara kürek çekensoruların kapağındaki çıplaklıktır Bir damlaya karışanözleyişin tanımıdır…Gitmek Gitmek..Adrese kilitlenmiş imzanınçaresizliğidir gönüllerde Tutsak kalmaktırbedeli saklanmış hatıralarda Titreyen ellerinkavuşmasıdır gözyaşlarına Gitmek..Kendi suçunun bekçiliğini yapmaktırmezar taşlarında. Ali İhsan Atiş
Şub 23
Cebeci İstasyonunda bir akşam üstüİncecikten bir yağmur yağıyordu yollaraYeni baştan yaşıyorduk kaderimiziSıcak bir kara sevdaYüreğimizin başında bağdaş kurup oturmuştu;Acımsı, buruk.mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içindeSessizliği üstümüzden atamıyordukBir saçak altında kararsız, yorgunSaatlerce duruyordukKimse görmüyordu bizi Cebeci İstasyonunda bir akşam üstüYeni baştan yaşıyorduk kaderimiziCebeci İstasyonunda bir akşam üstüBir başka türlüydü bu insanlarSen bir başka türlüydünGözlerin yine öyle bir …
Şub 23
ben başkasının yalnızlığı olsaydımgeceden başka sebep aramazdım şiire,bir anı çıkarırdım sefere, adı: İkindi Trenive ilk istasyonda indirirdim bütün kelimeleri iki bilet alırdım, biri gölgem için biri kendime“gece benim mesleğim”, ona kalbimle çalışırkenyalnızlığımı bir anıdan önleyecek kadar incebir mektup pulunu terk ederdi, ben utanırdım beklenmek güzelken kim gider hemenbilmezdim yalnızlık kimin ve bu anı nedendaha trene …
Şub 23
akıntıya karşı kendini yormazaten yorgunsun yeter biraz rahatlaakıntı belki seni kurtuluş için bir kıyıya sürüklerama sen önce biraz rahatla geride kalmış hayatın hep acı gömer ruhunaaç yelkenleri haydi hepsi foradoldur rüzgârları estiği yöndendoldur ki yol alasın nerden estiğini gözetmeden tasalanma senelbet mercan kayaları geçerfırtınalar atlatırsulara hakim olursun bir gün yeniden işte bu gün başlamalısın belki …