Askıda Olma Hali

ileŞiir Antolojim

Askıda Olma Hali

Giydikleri de yiyor insanı
her şey yabancı her şey
açılması istenmeden yumruklanan kapıların önünde
-hayır sonunda- bir durulma ânı
baştan geçen bacağa oturan göğsü saran
bedenin yoklukla çağırılışı kışkırtılışı
tensever ve hazcı bir haykırış
boğum boğum ilmiklerde sıkışma
her şey nasıl da uyum sağlıyor hayatın akışına
              her şey kapıların yumruklanışına

Taş yosun bilgisini öğreniyor sudan
bir kadına ayrılık elbisesi biçtiğinde bir adam
o eski zamanlardan
çok eski zamanlardan

Eskiyen bir varoluş
eskidikçe saçlarını doğrulayan
ezilmiş kumaş solan renk atan dikiş
hangisine karışıyor insan
karışmamak için
bedenle mekân arasına ince çok ince bir çizgi
ayrılıkların içinden anılar kadar belirsiz
                 kapıyı açın kapıyı açın
bir dışarı bilgisi işte içeriyi tanımlarken
ama sessiz yırtılırken bile sessiz
                 açın

İnsan bir yaşa gelince ya da geldiğini hissedince
deniyor gözden geçiriyor yaşadıklarını
yeni giysilerle
bir akıl ediniyor insan bir yeryüzü telâşı
gökyüzünü fark ettiği zaman
yeni edindiği akılda kaynayan bir yer altı

“Yüreğim mi katılaştı yoksa açılmış bir makasta
ağır da gelmiyor giydiklerim artık bana
eskiden inanırdım dünyaya hazırdım ayartılmaya
yanlış olan bir şey var her doğruda
yanlış olan bir şey doğru ile yanlışta”

dolapta yer kalmadı acılar büyüyor
acılar işe gidiyor
yemek yapıyor çocuk gezdiriyor
acılar iyi mi ediyor
ne gezer
bir başkasında kalsa
öyle birkaç gün değil yalnız bir gece
sabahı zor ediyor bir düğmede
gözü hep o bir düğmede
İnsan övmeli süslemeli sokaklara çıkarmalı
Ağlatmalı ve avutmalı acılarını
Bakmak isteğince göz
Konuşmak isteğince dil
sevişmek isteğince beden vermeli
ah gülmeli
gülmenin giysisini görene kadar gülmeli
madem giysilerde yiyor insanı
gözleriyle giyinen adamlara ve kadınlara
güzel sözler söylemeli

“hangi terzi bilebilir dudaklardaki alevi”

Mehmet Can Doğan

Yazar hakkında

Şiir Antolojim administrator